2 Ocak 2011 Pazar

Kürt Gazeteci ve Siyasetçilere 167 Yıl Hapis

Kürt Gazeteci ve
Siyasetçilere 167 Yıl Hapis

Türkiye'de Kürtçe çıkan Azadiya Welat
gazetesi eski yazı işleri müdürü ve imtiyaz sahibi
Emine Demir'e, yayımlanmasına izin verdiği haberlerde
"PKK örgütünün propagandası yapıldığı"
iddiasıyla toplam 138 yıl hapis cezası verildi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 24 yaşındaki gazeteciye ceza
verdiği sırada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
Diyarbakır'ı ve yerel yetkilileri ziyaret ediyordu.

Daha önce de aynı gerekçeyle gazetenin eski yetkilileri
Vedat Kurşun 166 yıl, Ozan
Kılınç
da 21 yıl hapis cezasına
çarptırılmışlardı. Her iki kişi de Diyarbakır E Tipi
Cezaevi'nde tutuluyorlar.

Emine Demir'e 138 yıl hapis

Dün (30 Aralık) tutuksuz sanık Demir'in yargılandığı
duruşmaya gazetecinin avukatı Servet Özen katıldı. Demir ise
duruşmada yoktu.

Özen, savunmasında davaya konu yazı ve haberlerin düşünce
ve fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesini
talep ederek, müvekkilinin beraatını istedi.

Mahkeme heyeti, 2008 ve 2009 yıllarında çıkan toplam 84 haber
yoluyla "örgüt propagandası fiilinin işlendiğini iddia
ederek, Demir'in Ceza Yasası'nın (TCK) 314 maddesinde tanımlanan
'''örgüt üye olmamakla birlikte örgüt
adına suç işlemek"ten 84 kez cezalandırdı. Mahkeme, her bir
haber için 1 yıl 6 ay hapis olmak üzere toplam 138 yıl hapis
cezasına hükmetti. Ayrıca sanık Demir hakkında yakalama kararı da
çıkarıldı.

Gurbet Çakar'a üç yıl hapis

Aynı gün Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi de, Heviya
Jine
(Kadının Umudu) dergisi eski yazı işleri
müdürü Gurbet Çakar
"örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına
suç işlemek" ve "PKK propagandası yapmak"tan
üç  yıl hapse mahkum etti. Çakar, kararın ardından
tahliye edildi. Mart ortasında savcılığa ifade vermek için giden
Çakar Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı'nca
tutuklanmıştı.

Adanır en az iki ay daha tutuklu

Aynı mahkeme, Hawar gazetesi sorumlu müdürü Bedri
Adanır
'ı yargılanamaya devam etti. Adanır, en az 3 Mart
2011'de görülecek bir daha ki duruşmaya kadar tutuklu
kalacak.

DTK'den Tuğluk'a: Beş yıl süreyle sus

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eşbaşkanı Aysel
Tuğluk
da, Erzurum'da "suç ve suçluyu
övmek" ve "PKK propagandası yapmak"tan yargılandığı
davada 10 ay hapse mahkum edildi.

Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi'nde yaptığı bir
konuşma nedeniyle Doğubayazıt'ta soruşturma geçiren Tuğluk
ile ilgili dosya Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne
gönderilmişti.

Hakkında 12 Mart'ta dava açılan Tuğluk, dünkü karar
duruşmasında da, 10 ay hapis cezasına mahkum edildi. Mahkeme heyeti,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.
Buna göre, Tuğluk aynı nitelikli bir fiili beş yıl süre
içerisinde yeniden işlerse ceza yüzüne karşı
okunacak.

BDP'li Sadak'a da 10 ay hapis

Barış ve Demokrasi Partili (BDP) Siirt Belediye Başkanı Selim
Sadak
'a "PKK propagandası yaptığı"
gerekçesiyle de aynı ceza verildi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Şırnak'ın Silopi
İlçesi'nde 19 Ekim 2008 tarihinde düzenlenen mitingde
yaptığı konuşma nedeniyle Sadak'ı TMY'nin 7/2 maddesi uyarınca
önce bir yıl hapse mahkum etti; ardından cezayı 10 aya indirdi.

Kaynak: Bianet

Dersim Halkı Baraj ve HES’lere Karşı 8 Ocak’ta Yine Alanlarda

Dersim Halkı Baraj ve
HES'lere Karşı 8 Ocak'ta Yine Alanlarda

Dersim halkının tepkilerini hiçe sayan devlet, yeni baraj projeleri
ile Dersim’in kültürünü ve doğasını yok etmekte
kararlı. 

 Dersim halkının Baraj ve HES’lere karşı
tepkisini hiçe sayan devlet yeni paraj proejelerini hayata
geçiriyor.

Demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve çevre
örgütleri Pülümür vadisinde yapılması planlanan
baraj ve HES’e karşı, “Dersim’de baraj istemiyoruz”
açıklaması yaptı.  Dersim Merkez’de bulunan Yeraltı
çarşısı üzerinde bir araya gelen kitle sık sık “
Dersim’de baraj istemiyoruz ”, “Munzur özgür
akacak”  sloganları attı.

Kurumlar adına açıklama yapan Av. Fatma Kalsen, Dersim halkının
bölgede baraj ve HES istemediğini hatırlatarak,  devletin ise
halkın taleplerini dinlemediğini kaydetti.

Kenan Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Pülümür
Çayı üzerinde “Pülümür barajı ve
HES” projesinin  çalışmalarının Çevre Etki
Değerlendirme (ÇED) raporunun hazırlanması talebiyle
başladığını aktaran Kalsen,   “Çevre ve Orman
Bakanlığının yürüttüğü proje kapsamında
gerçekleştirilmek istenen ‘Pülümür baraj ve HES
projesi’ Tunceli merkeze sadece 1.5 km mesafeden başlayıp,
Kocakoç köprüsüne kadar uzanan bölgede, merkez
İnönü Mahallesi, belediye mezarlığının bir kısmının da
içine alan, 900-960 metre kodlarında, faaliyete geçirilmesi
halinde, tüm şehrin bu durumdan etkileneceği açık bir şekilde
ortadadır.” ifadelerini kullandı.

Ovacık Vadisi de tehlikede!

Baraj projelerinin sadece Pülümür Vadisi için tehdit
oluşturmadığını, Ovacık Vadisi üzerinde de ciddi tehdit
oluşturduğunu söyleyen Kalsen, “Ovacık vadisi üzerinde,
Mercan barajı, Konaktepe 1-2 , Bozkaya baraj projeleri ile yine bu
bölgelerde sular altında bırakılmak isteniyor.” dedi.

Dersimliler 8 Ocak’ta yine alanlarda

Dersim’in baraj ve HES pojesiyle yok edilmek istendiğini dile getiren
Kalsen, toplum olarak üzerlerine düşen görevi yerine getirmek
için 8 Ocak tarihinde İnönü Mahallesinden Cem Evine kadar
baraj ve HES’lere karşı yürüyüş
düzenleyeceklerini belirtti ..
.

Kaynak: Halkingunlugu.net

1 Ocak 2011 Cumartesi

TARTIŞIYORUZ: HES'ler ve Halk Mücadeleleri

SAPPHİRE'de Direniş Kazandı

SAPPHİRE'de Direniş
Kazandı

SAPPHİRE önünde 35 gündür direnen inşaat
işçilerinin mücadelesi kazanımla sonuçlandı.

4. Levent' te Avrupa'nın en büyük
gökdeleni olan SAPPHİRE'in önünde 35
gündür direnen inşaat işçilerinin direnişi kazanımla
sonuçlandı.

SAPPHİRE'de çalışan inşaat işçileri, arkadaşları
Serdar Çetin
'in ölümünden sonra basına
demeç verdikleri gerekçesiyle işten atılmışlardı.
Üstelik işçilerin hakları da gasbedilmişti. İşçiler
bunun üzerine direnişe geçtiler. Direnen işçilerini 35
gündür muhatap almayan patron, KİLER Holding yönetimi,
sonunda işçilerle pazarlığa oturmak zorunda kaldı.

4. Levent' teki direniş alanında toplanan işçilere
öğrencilerden destek vardı. Direnişin kazanımı üzerine
Bandista, Pınar Sağ, Şevval Sam da destek verdiler. Direniş alanı
belli bir süre trafiğe kapatılırken, işçilerle KİLER Holding
yöneticileri arasındaki görüşme saat 14:00'te
başladı. Görüşmeler sırasında kitle tarafından sık sık,
" Yaşasın sınıf dayanışması!", "SAPPHİRE
işçisi yalnız değildir!", " Direne direne
kazanacağız!", Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya
hiçbirimiz!"
sloganları atıldı.

İçeride görüşmeler devam ederken dışardaki kitle,
attğı sloganlar ve çektiği halaylar ile KİLER Holding
yönetimine SAPPHİRE işçilerinin yalnız olmadığını
hatırlattı. Görüşme yaklaşık 2 saat sürdü. Havanın
iyice soğuması üzerine kitle inşaatın çöp tenekesinde
ateş yakarak direnişçi işçileri bekledi.

Yapılan görüşmede KİLER Holding yönetimi
tarafından yirmibir işçiye, "Paranızı veririz fakat sizin
özür dilemek üzere bizim tarafımızdan hazırlanmış basın
metnini açıklayacaksınız
" şeklinde bir talep öne
sürüldü. Yirmibir işçiden yirmisi bu
isteği kabul etti. Kabul eden işçiler imzalayarak paralarını
aldılar. Yalnızca Mustafa Adnan Akyol isimli direnişçi işçi
imzalamadan almış parasını. Görüşmeden sonra dışarı
çıkan işçilerden M. Adnan Akyol tansiyonu
düştüğünden içeriden dışarıya biraz bitkin
çıktı. Diğer işçilerde teslimiyetin ifadesi vardı
gözlerinde. Soğuğun da etki olması nedeniyle, basın
açıklamasını M. Adnan Akyol'un kavga arkadaşı olan oğlu
yaptı.

Basın açıklamasında Şahin AKYOL kısaca şunlara
değindi;

Kazandığımız bu zafer, yalnızca bizim değil, Türkiye sınıf
hareketinin kazanımızdır. SAPPHİRE Gökdeleni önündeki
direnişimiz bugün bitse de mücadelemiz hiçbir zaman
bitmeyecek. TEKEL de, UPS de, SA-BA da,
Konveyör de Buca taşeron işçilerinin kavgası ve
ülkenin dört yanında hakları için direnen işçi ve
emekçilerin mücadelesi bizim de mücadelemizdir. Bundan sonra
da tüm sınıf yoldaşlarımızla birlikte omuz omuza vererek
mücadelemizi sürdüreceğiz.

Son olarak, bize destek veren tüm işçi kardeşlerimize,
demokratik kitle örgütlerine, emek örgütlerine, siyasi
partilere, üniversite öğrencilerine, sanatçılara,
aydınlara, basın emekçilerine teşekkürü bir borç
biliriz. Sizler ve bizler, burada bir kez daha gösterdik ki, hak
verilmez alınır. Ve direnen işçiler ne olursa olsun mutlaka
kazanır!

Atılan sloganların ardından direnişçi işçilerle başka
bir direniş alanında görüşmek üzere kitle ayrıldı.

Kaynak: Alinteri.net

UPS'de Yeni Yıl Kutlaması

UPS'de Yeni Yıl
Kutlaması

İzmir'de UPS işçilerinin direnişleri 2010’un son
gününde de devam etti.

Direnişin 250. gününde TÜMTİS, işçilerle
yılbaşını kutlamak için saat 15:00’te Ambar işçileri
ve desteğe gelenlerle birlikte bir yılbaşı etkinliği
geçekleştirdi.

Halayların çekilmesiyle başlayan etkinlik TÜMTİS İzmir Şube
Başkanı Şükrü Günseli’nin konuşmasıyla devam etti.
Günseli, 2010 yılını değerlendirdiği konuşmasında şunları
söyledi: “Biz bu direnişe başlarken çıkarılan
işçiler koşulsuz geri dönene kadar, UPS’ye sendika girene
kadar ve işveren sendikamızla toplu sözleşme masasına oturana karan
bu mücadele devam edecek demiştik. Bu kararlılığımız hala devam
etmektedir.
2010 yılı sınıf hareketi açısından
mücadelenin olduğu bir yıldı, biz de 2011 yılını direnişe ilk
başladığımız günkü gibi kararlılık ve inançla
karşılıyoruz.
” Günseli, 2011 yılının tüm
işçiler, emekçiler, ezilen haklar için aydınlık bir
yıl, haksızlıklara ve eşitsizliğe karşı mücadele yılı
olmasını diledi.

Konuşmasında UPS ile sürdürdükleri görüşmeler
hakkında da bilgi veren Günseli, görüşmelerde olumlu
adımların atıldığını ancak sendikanın talepleri tamamen kabul edilene
kadar direnişin devam edeceğini söyledi. Direnişteki Buca Belediyesi
işçilerini de selamlayan Günseli, direnişin başından beri
kendilerine destek veren ilerici ve devrimci kurumlara teşekkür
etti.

Etkinliğin devamında UPS direnişçisi bir işçinin eşi ve
direnişçi işçi Şahin Başaraner şiirler okudular.
Ayışığı Sanat Merkezi’nde şiirle etkinliğe katkı sundu. BDSP,
Alınteri, Mücadele Birliği ve SDP’nin katıldığı etkinlik
halaylarla son buldu.

Kaynak: Kızılbayrak.net

NEMTRANS İşçileri Yeni Yılı Direniş Bayrağı İle Karşıladı

NEMTRANS İşçileri Yeni
Yılı Direniş Bayrağı İle Karşıladı

Bursa’nın Gemlik  ilçesinde bulunan, toplam 68
işçinin çalıştığı %95 oranında  İş bankasına ait
olan NEMTRANS lojistik hizmetleri ve petrol ürünleri AŞ’de
46 işçinin 5 Kasım 2010 tarihinde toplu sözleşme yapmak
için tespit başvurusudan sonra, işveren temsilcisi, gerek iş
koşullarının ağırlığı ile, gerekse sendika talebinin önüne
geçebilmek için, tehdit ve baskıyla, işçilerin
14’ünü kanunun 17. maddesine göre işten cıkardı.

Diğer sendikalı işçileri ise işyerinin hemen yakınında
bulununan iş bankasına ait olan Gemport limanında hakları ile birlikte
devir yapmayı teklif etti. İşçilerin hiçbiri bunu kabul
etmedi.

Gemlik Devrimci İşçi Hareketi işçilerle
görüştüğünde;  sendikal çalışma
başlamadan önce işveren temsilcilerinin şirtkete cok büyük
yatırımlar yapılacağını söylediğini ve şirketinde yeni
yapılanmasıyla birlikte yeni bir şirket olmasına rağmen cok yoğun
çalıştıklarını, hatta işleri yetiştiremedikerlini ve
dışarıdan araç kiralandığını belirttiler. Uzun yol
şöförlerinin de arasında bulunduğu işçilerin yasal
çalışma saatlerine uyulmadığı, yemek ve mesai ücretlerinin
şirketin yeni yapılanmasıyla düşürlüdüğünü
söylediler.

30 Aralık 2010 Perşembe  günü Devrimci İşçi
Hareketi’nin görüştüğü işçiler insanca
yaşamak için haklarını istediklerini ve sendikanın yasal, meşru
bir hak olduğunu, sonuna kadar mücadele edeceklerini belirttiler. Daha
sonar da  ertesi gün yola çıkmak için işyerinin
önünden ayrılan işçiler, yılbaşı gecesini
işbankasının merkezi olan İstanbul’daki ikiz kuleler
önünde geçireceklerini söylediler.

*

İstanbul, Levent’te bulunan  Türkiye İş Bankası'nın
Genel Müdürlüğü önünde 31 Aralık Cuma
günü saat 13.00’de bir araya gelen DİSK'e bağlı
Nakliyat-İş üyesi işçiler "İş
Bankası/Nemtranst'a Sendikaya Üye Olduk Işten Atıldık, Işten
Atılan Işçiler Geri Alınsın. Yaşasın Nemtrans
Direnişimiz"
yazılı pankart açtı.

Eyleme, Nakliyat-İş üyesi, değişik işyerlerinde
örgütlü işçiler de destek verdi. Basın
açıklamasından sonra, Nakliyat-İş’den yapılan
açıklamada “Yeni yılı da burada karşılayacak
olan
üyelerimiz sorunları çözülünceye
kadar, Sendikamız Genel Başkanı, Merkez  yöneticileri, şube
yöneticileri ve üyemiz işçiler ile birlikte eylem yerini
terk etmeyecekler.” sözleriyle  Genel Müdürlük
önünde bekleyişe geçildi.

Eylemde ”Atılan İşçiler Geri
Alınsın”,”Yaşasın İşçilerin Birliği Ve
Örgütlü Mücadelemiz”, “İşçiyiz
Haklıyız Kazanacağız”, “Yaşasın DİSK, Yaşasın
NAKLİYAT-İŞ”, ”İşçilerin Birliği Sermayeyi
Yenecek”
sloganları atıldı.


DİSK Örgütlenme Daire Başkanı ve Nakliyat-İş Genel Başkanı
Ali Rıza Küçükosmanoğlu’nun yaptığı style="text-decoration: underline;"> Basın Açıklamasının tam
metni:

 

Bursa/Gemlik’te bulunan Nemtrans işyeri bir İş
Bankası
şirketidir.

Sendikamız geçtiğimiz aylarda Nemtrans’ta
örgütlenmesini tamamlamıştır. Toplam çalışan 68
işçiden 46’sı
sendikamıza üye olmuştur.
Sendikamız 5 Kasım 2010 tarihinde 2822 Sayılı Yasaya göre toplu iş
sözleşmesi yapabilmek amacıyla çoğunluk tespiti için
Bakanlığa başvuruda bulunmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı’ndan aldığımız bilgilere göre
önümüzdeki günlerde çoğunluk tespiti
gelecektir.

Toplu iş sözleşmesi prosedürü bu aşamaya gelmişken
Nemtrans işyerindeki işveren temsilcisi, devam eden baskıları
sendikamızın örgütlülüğünü tasfiye
aşamasına getirmiştir.

İşveren, Sendika üyelerimizden kendilerine karşı mesai alacakları
ile ilgili dava açan 12 işçiye ilave 2 üyemizle
birlikte toplam 14 işçiyi İş Kanununun 17. maddesine göre
işten çıkartmıştır.
Kalan üyelerimize de
Gemport’ta hakları ile birlikte devir yapmayı teklif etmişlerdir.
Üyelerimizin tamamına yakını bunu kabul etmemiştir. Bunun
üzerine de bu üyelerimiz de işten
çıkartılmışlardır.

Nemtrans’ta dışarıdan araç kiralayarak hizmetlerine devam
edecektir. Bu operasyon tamamen Anayasal hak olan sendikal
örgütlenmeye yönelik bir operasyondur.

Sendikamız, örgütlenmemize yönelik bu işçi
ve sendika düşmanlığı karşısında işçi sınıfının
tarihsel haklılığı ve devrimci mücadelesi ile gerekli yanıtı
verecektir.

İş Bankası/Nemtrans işverenine buradan bir kez daha çağrı
yapıyoruz.

Atılan işçileri geri al.

İşçilerin Anayasal hakkı olan
DİSK/Nakliyat-İş’te örgütlenmesine saygı
göster
.

DİSK/Nakliyat-İş Sendikası
Genel Merkezi

  • Atılan İşçiler Geri Alınsın
  • Yaşasın İşçilerin Birliği Ve Örgütlü
    Mücadelemiz
  • İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız
  • Yaşasın DİSK, Yaşasın NAKLİYAT-İŞ

Kaynak:
Halkinsesi.tv

  

Sınıf hareketinin 2010 tablosu…

Sınıf hareketinin 2010
tablosu…

(30.12.10) - Sermayenin yoğun saldırıları altında geçen bir yıl
daha sona erdi. Kapitalist krizin faturasının kitlesel işçi
kıyımları, sendikasızlaştırma, kölelik dayatmaları gibi
saldırılar olarak işçi ve emekçilere ödetildiği 2010
yılında işçi sınıfı da yaygın direnişlerle yanıt vermeye
çalıştı. Bu direnişler içerisinde TEKEL direnişi,
toplumsal ölçekte yarattığı sarsıntıyla uzun süre
gündemde kaldı. Ankara’nın göbeğinde 78 gün
süren bu direniş sermayenin saldırıları altında ezilen tüm
kesimlerde büyük bir ilgi uyandırdı, umut oldu.

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/TEKEL/Restekeladana4_020308_kbnet.jpg"
style="width: 281px; height: 212px; padding: 10px; float: left;" />TEKEL
direnişiyle birlikte mevzi direnişlerde de büyük bir artış
gözlendi. Kapitalist krizin yarattığı yıkıma karşı kendisini
gösteren örgütlenme eğilimi, 2010 yılında
güçlenmeye devam etti. Sınırlı da olsa çeşitli
bölgelerde işçiler fabrika işgallerine başvurdu.
ÇEL-MER, Mutaş gibi sendikasızlaştırma saldırısı üzerinden
ortaya çıkan işgal eylemleri yaşandı.

Sendikal örgütlenme eğilimi ve direnişler bakımından metal
işkolu öne çıktı.

Fiili-meşru mücadele çizgisinde ilerleyen birçok
işçi bölüğü kazandı. Geride kalan yıl boyunca
yaşanan irili ufaklı diğer direnişlerin bazıları ise sonuçsuz
kaldı. Yılın sonlarına geldiğimizde ise farklı havzalarda başlayan ve
sayısı gittikçe artan işçi direnişlerine tanık oluyoruz.
Ayrıca sermayenin topyekün saldırılarının artması nedeniyle
birleşik mücadele ihtiyacı da artıyor. Bu gündemle bağlantılı
olarak birçok yerde gösteri ve yürüyüşler
gerçekleşti.

TEKEL direnişi yol gösterdi

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/TEKEL/TEKEL-yuerueyues-taksim-110210.jpg"
style="width: 279px; height: 209px; padding: 10px; float: right;" />TEKEL
işçilerinin 15 Aralık 2009 sabahı Ankara'ya gelerek
yaktıkları direniş ateşi, işçi sınıfının saflarını
canlandırdı.

TEKEL işçileri 15 Aralık günü Ankara’ya
ulaştıklarında kimse olacakları tahmin edemiyordu. Ancak onlar
“ölmek var, dönmek yok!” diyerek kararlılıklarını
gösterdiler ve polis şiddetine rağmen direnişlerini
sürdürdüler. Abdi İpekçi Parkı’nda maruz
kaldıkları polis şiddetinin ardından Türk-İş önünde 78
gün sürecek direnişlerine başladılar. Böylelikle kışın
ayazında baharı yaşatacak direniş ateşini yaktılar.

Direnişe ülke içinden ve dışarıdan destek her geçen
gün büyüdü. Direnişin sürdüğü alan
toplumsal mücadelenin kalbinin attığı yer haline geldi.

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/TEKEL/Tuerk-is-oenue-BDSP-210210-kbn.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: left;" />Direniş
büyüdükçe sendika bürokratlarını da eyleme
geçmeye zorladı. Türk-İş mitingler ve iş bırakma eylemleri
gerçekleştirmek durumunda kaldı. KESK, DİSK gibi diğer
işçi ve memur konfederasyonlarıyla TEKEL direnişi üzerine
biraraya gelindi. Ancak sendika yönetimleri her defasında daha ileri
gitmek zorunda kaldılar. TEKEL işçilerinin ve onlara destek veren
sınıf güçlerinin basıncı altında sendika bürokratları
dayanışma grevi kararı alabilecek kadar ileri çıkmak zorunda
kaldılar. Fakat aynı zamanda da bu eylemleri baltalamak için
ellerinden geleni yaptılar. Sermaye ile işbirliği halinde
işçilerin inancını ve güvenini adım adım yaraladılar.
Böylelikle de işçiler üzerinde inisiyatif kurmuş
oldular.

Danıştay’taydan 4-C’nin bir süreliğine ertelenmesiyle
ilgili alınan karara dayanak da, Tek Gıda-İş ağaları Ankara’daki
direniş çadırlarını kaldırtarak direnişi kırdılar. 2 Mart
günü çadırların kaldırılmasının ardından
“mücadeleyi büyütmek üzere” memleketlerine
dönen TEKEL işçileri, Tek Gıda-İş Sendikası'nın
açıkladığı eylem takvimini uygulamaması üzerine harekete
geçtiler. Öncü TEKEL işçileri sendikal
bürokrasiye dikkat çekmek için direniş çadırını
bu kez İstanbul 4. Levent'te bulunan src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/TEKEL/tekel-72.guen-240210-kbnet3.jpg"
style="width: 279px; height: 209px; padding: 10px; float: right;" />Tek
Gıda-İş Genel Merkezi önüne taşıdılar. Mücadeleyi
yeniden örgütlemeye çalışan işçiler TEKEL
direnişinin birinci yıldönümünde Ankara’da buluşarak
4 Ekim 2010’da sendika genel merkezi önünde başlattıkları
direnişlerini de sonlandırdılar.
Diğer yandan TEKEL direnişinin toplumsal ölçekte yarattığı
etki, kendini birçok havzada yükselen işçi direnişleri
ve hak alma mücadeleleriyle gösterdi. Sermayenin kölelik
dayatmaları altında çalışmak ve yaşamak zorunda kalan farklı
sektörlerden işçiler, kölece çalışma koşullarına
karşı tepkilerini sendikal örgütlenme mücadelelerine
yönelerek gösterdiler.
 

Kargo devi UPS'de direniş!

Bunlardan en öne çıkanı ise uluslararası kargo tekeli
UPS’de başlayan ve hala devam eden sendikal örgütlenme
mücadelesi oldu. Türk-İş’e bağlı Tükiye Motorlu
Taşıt İşçileri Sendikası’nın (TÜMTİS), dünya
çapında 200'den fazla ülkede Türkiye'de ise 81 ilde
toplam 290 şube ve servis sağlayıcı aracılığıyla faaliyet
gösteren UPS Kargo'da sendikal örgütlenme
çalışması başlatmasının ardından 2010 yılının nisan ayında
işten atma saldırısı başladı. Bunun üzerine UPS’nin,
İstanbul Mahmutbey ve Kurtköy'deki aktarma merkezlerinin yanısıra
İzmir'deki aktarma merkezinde direniş çadırları kuruldu.

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/19_07_UPS-direnis__807_-.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: left;"
/>Türkiye ve yurtdışından yoğun destek alan direniş sürecinde
polis destekli direniş kırıcılığına karşı kararlı bir direniş
gösteren işçiler, taşeron firmalar aracılığıyla devreye
sokulmak istenen saldırılara karşı militan yanıt verdiler. UPS
işçileri direniş coşkularını ve deneyimlerini ÇEL-MER,
Rimaks, Mutaş ve BETESAN gibi işçi direnişlere de taşıdılar.
Türkiye genelinde, taşeron firmalarla birlikte 4700'ü aşkın
işçinin çalıştığı UPS'deki direniş, bir süre
hareketliliğini korurken ilerleyen aylarda bir ölçüde
duruldu. Aktarma merkezleri önündeki bekleyişlerini
sürdüren direnişçi işçiler gözlerini yeni
yılda UPS yönetimi ile sendika arasında sağlanması beklenen
anlaşmaya dikmiş durumdalar. Şimdiye kadar 160'ı aşkın UPS
işçisi işten atıldı.

Metal sektöründe yaygın hareketlilik

Diğer yandan özellikle kriz sonrası dönemde metal
sektöründe artan sendikal örgütlenme eğilimi ve
direnişler dikkat çekti.

ÇEL-MER’de işgal eylemi src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/19_07_Celmer_01.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: right;" />
2010 yılında yaşanan işçi direnişleri arasında en fazla
öne çıkanlarından biri sendikalaştıkları için işten
atılan ÇEL-MER işçilerinin fabrika işgali oldu. Birleşik
Metal-İş Sendikası Gebze Şubesi'nde örgütlenmelerinin
ardından işten atılan ve 19 Haziran 2010 tarihinde direnişe geçen
işçiler, işgal eylemiyle sendika haklarını söke söke
aldılar. İşlerine geri dönen ÇEL-MER işçileri
güçlü örgütlülükleri, direnişlerinin
başarısı ve militanlığı ile işçi sınıfı ve emekçilere
yürünmesi gereken yolu gösterdiler. Direnişlerini sona
erdirmelerinin ardından mücadeleyi bırakmadılar.

Mutaş'ta fabrika işgali
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/Mutas-direnis-071010-kbnet3.JPG"
style="width: 279px; height: 209px; padding: 10px; float: left;"
/>Kocaeli’nin Gebze ilçesinde kurulu Mutaş Demir
Çelik’te sendikalaştıkları için işten atılan 21
işçi kapı önünde sürdürdükleri
direnişlerinin 63. gününde (27 Ekim 2010) sabaha karşı
fabrikayı işgal ettiler. “Sendikal örgütlülük
haklarının tanınması ve işten atılan işçilerin işe geri
alınması”nı talep eden işçiler polis tehditlerine maruz
kaldılar. Ailelerin Gebze yerelindeki sendikaların, ilerici ve devrimci
güçlerin de destek verdiği işgal eylemi; DİSK, Birleşik Metal
ve Mutaş patronu arasında varılan anlaşmayla sona erdi. Sendika
haklarını elde edemeyen işçilerin direnişi ve kapı
önündeki bekleyiş sona erdi.

BETESAN direnişi
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/Betesan-yuerueyuesKartal-241010-kbnet1.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; float: right; padding: 10px;" />Kuralsız
ve kölece çalışma koşullarının hüküm
sürdüğü Tuzla tersaneler cehenneminde BETESAN Elektronik
firmasında işten atılan Tersane İşçileri Birliği Derneği
(TİB-DER) Başkan Yardımcısı Zeynel Kızılaslan 11 Ağustos 2010
tarihinde Tuzla Gemi Tersanesi önüne kurduğu çadırla
direnişe başladı. Belli aralıklarla yaşanan iş cinayetlerine ve bir
dizi hak gaspına rağmen suskunluğun hakim olduğu havza, Kızılaslan
şahsında başlatılan direnişle hareketlendi. Direnişçi
işçiler, ilerici, devrimci kurum ve kişiler BETESAN
direnişçisini yalnız bırakmadı. BETESAN direnişinin güncesi
birçok kesim tarafından ilgiyle takip edildi. Kızılaslan, işe iade
davasının ilk duruşmasının görüldüğü 2 Aralık 2010
tarihinde hukuki süreci de kazanımla sonuçlandırdı. Ardından
Tuzla'da gerçekleştirilen eylemle direniş çadırı
kaldırıldı.


Entes işçisi kazandı
13 Mayıs 2009 tarihinde kriz bahanesi ile işten atılan OSİM-DER
yönetim kurulu üyesi ve Entes Elektronik işçisi
Gülistan Kobatan’ın direnişi 2010 yılı başında sona erdi.
Ümraniye Dudullu'daki fabrika önünde aylar boyunca direnen
Kobatan, direnişinin sesini birçok işçi
bölüğüne taşımaya çalıştı. 3 Şubat 2010
tarihinde Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nde görülen
“işe iade davası” kazanımla sonuçlanan Kobatan fabrika
önündeki bekleyişini sona erdirdi.


Mahle işçisi örgütlülüğüne sahip
çıktı

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/Mahle-mahkeme-151210-kbnet.JPG"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: left;"
/>İzmir'de Ege Serbest Bölge’de kurulu Alman sermayeli Mahle
Mopisan fabrikasında yetkili sendikanın Birleşik Metal-İş olduğuna
karar verildi. Sendika, 3 Mart 2010 tarihinde çoğunluk tespiti
için bakanlığa başvurmuştu. Aynı fabrika için Türk
Metal çetesi de yetki başvurusunda bulunmuş, Birleşik Metal'in
örgütlülüğüne saldırmıştı.

10 ay süren mahkeme sonucunda, davacı sendika Türk Metal’in
başvurusu reddedilirken Mahle'de yetkili sendikanın Birleşik Metal
olduğuna karar verildi. Birleşik Metal-İş Sendikası Mahle'nin
Konya'daki fabrikasında da çoğunluğu sağladı. Mahle
işçileri işten atmalara, baskılara ve Türk Metal
çetesinin saldırılarına karşı
örgütlülüklerine sahip çıktılar. Fabrikada TİS
sürecinin başlaması bekleniyor.

MAS-DAF’ta direniş kazandı
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/c9587a0f03_03.jpg"
style="width: 279px; height: 209px; padding: 10px; float: right;"
/>Düzce Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu MAS-DAF Makina
Sanayi fabrikasında direniş kazandı. 5 Kasım 2010 günü maruz
kaldıkları patron terörüyle basın ve kamuoyunun gündemine
giren MAS-DAF işçileri patrona diz çöktürdü.
Birleşik Metal-İş üyesi 17 işçi aylar süren
direnişlerinin ardından sendikayla patron arasında varılan anlaşma
sonucunda 29 Kasım 2010 günü işbaşı yaptı. İmzalanan
protokole göre toplu sözleşme görüşmelerinin
başlatılması karara bağlandı.

Elkim’de TİS imzalandı
Düzce 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu Elkim Metal'de
çalışırken Birleşik Metal-İş Sendikası'nda
örgütlenen işçiler direnişleriyle patrona diz
çöktürdüler.
Yüzde 80'i Malezyalı sermaye grubuna ait Elkim'de işten
atılan işçileri işe geri almayı kabul eden patron, sendikayla
toplu sözleşme görüşmelerine başladı. Geçtiğimiz
kasım ayı içinde sona eren TİS görüşmeleri sonucunda
işçilerin ekonomik ve sosyal haklarında büyük artışlar
sağlandı.

Astaş Alüminyum
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/19_07_disa-otomotiv-eylem_01.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; float: left; padding: 10px;" />Tekirdağ
Çorlu'da kurulu Astaş Alüminyum'da 9 Kasım 2010
günü direnişe başlayan Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi
işçiler sendika ve patron arasında sağlanan anlaşma sonucunda
işlerine geri döndüler. Fabrikada, toplu sözleşme
görüşmelerine başlanması kararlaştırıldı.

DİSA Otomotiv
Tekirdağ Çorlu’da kurulu DİSA Otomotiv Ürünleri
San. ve Tic. Ltd.Şti.'de işten atılan Birleşik Meal-İş Sendikası
üyesi işçilerin başlattığı direniş kazanımla
sonuçlandı. Geçtiğimiz temmuz ayında gerçekleşen
işe geri dönüşlerin ardından başlayan toplu sözleşme
görüşmeleri de anlaşmayla sonuçlandı.
 

Termo Makine'de TİS
Düzce’de kurulu Termo Makine Sanayi Tic. AŞ.'de işten
atılan Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi 57 işçi kararlı
direnişlerinin ardından 16 Temmuz 2010 tarihinde işlerine geri
döndüler. İşe geri dönüşlerin ardından başlayan
toplu sözleşme görüşmeleri ise anlaşmayla
sonuçlandı.

Sinter Metal'de işe iadeler
İstanbul Ümraniye'de kurulu Sinter Metal’de
sendikalaştıkları için işten atılan Birleşik Metal-İş
üyesi işçiler 2 yıl sürdürdükleri
mücadelelerini kazanımla sonuçlandırdılar. Krizin ilk
dönemlerinde, 2008 yılının aralık ayında Dudullu’da kurulu
fabrikada işgal eylemi gerçekleştiren işçiler toplu
işçi kıyımına ve sendika düşmanlığına karşı 16 ay
boyunca fabrika önündeki bekleyişlerine devam etmişlerdi.

Akdeniz Çivi’de direniş sürüyor />
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/civi-iscileri-isgal.jpeg"
style="width: 279px; height: 210px; padding: 10px; float: right;" />27 Ekim
2010'da 14 işçinin işten atılmasının ardından, 1
Kasım’da işbaşı yapmak üzere fabrikaya gelen Akdeniz
Çivi işçilerinin direnişi sürüyor. Mersin'de
direnişlerini sürdüren Birleşik Metal-İş'e üye
işçiler 25 Kasım sabahı CHP Mersin il binasını işgal etti.
İşgal eylemi Akdeniz Çivi patronu Serhat Servet Dövenci'nin
aynı zamanda CHP Mersin Yenişehir Belediyesi Meclis üyesi olması
nedeniyle yapıldı. İşe iade davaları süren işçilerin
direnişi nedeniyle patron CHP'den istifa etmek zorunda kaldı.
İşçilerin başlattığı imza kampanyası ise sürüyor. />
 

Metal sektöründe ağırlıklı olarak Birleşik Metal-İş
Sendikası şahsında başlayan direnişler arasında somut kazanımlarla
sonuçlananların yanısıra bir süre devam eden ve kazanımla
sonuçlanmayan direnişler de yaşandı.

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/a4a8e783ab.jpg"
style="width: 281px; height: 211px; padding: 10px; float: left;" />*
Düzce'de Birleşik Metal-İş Sendikası’nın
sendikal örgütlenme mücadelesi yürüttüğü
Nema Makina'da işten atılan işçiler fabrika
önünde direniş başlattı. İşe iade davaları süren
işçiler yasal süreci bekliyorlar.

* İzmir Kemalpaşa’da kurulu Eko
Endüstri
fabrikasında Birleşik Metal-İş Sendikası'nda
örgütlendikleri için işten atılan işçiler 25 Ocak
2010 tarihinde fabrika önünde direnişe başladı. Bir süre
devam eden direnişte hukuki süreç takip ediliyor.

* Çorlu'da kurulu Güney Kore sermayeli
Daiyang Metal Sanayi Fabrikası’nda, Birleşik
Metal-İş Sendikası'na üye olarak fabrikada çoğunluğu
sağlayan işçiler işten atma saldırısına karşı direnişe
başladılar. Sendika, hukuki süreci takip ediyor.

* Gebze'de otomotiv yan sanayi alanında üretim
yapan Akkardan fabrikasında kriz bahane gösterilerek
Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi 108 işçinin işten
atılmasına karşı 12 Şubat 2010'da direniş başladı. Akkardan
direnişi sendika yönetimi tarafından yalnız bırakıldı.

* Kırklareli Lüleburgaz’da kurulu bulunan
İtalyan sermayeli Anakonda Isıtıcı ve Pişirici Cihazlar
San. ve Tic. A.Ş. fabrikasında örgütlenen Birleşik Metal-İş
Sendikası işten atma saldırısıyla karşılaştı. Anakonda
işçileri geçtiğimiz eylül ayının sonlarına doğru
fabrika önünde direnişe başladı. Fabrika önündeki
fiili direniş sona ermesine rağmen patronla görüşmeler
sürüyor.

* İstanbul Kurtköy'de kurulu Samka
Metal
fabrikasında çalışırken Birleşik Metal-İş'te
örgütlenen işçiler işten atma saldırısına karşı
fabrika önünde direnişe başladılar. Bir süre devam eden
direnişte hukuki süreç takip ediliyor.

* Tuzla Vernikçiler ve Organize Sanayi
Bölgesi’nde kurulu Procast Metal Sanayi ve
Ticaret Limited Şirketi’nde sendikal örgütlenme faaliyeti
başlatan Birleşik Metal-İş Sendikası işten atma saldırısıyla
karşılaştı. Procast Metal'de çalışan sendika üyesi
işçiler arasından ilk etapta 5 işçi, daha sonra 7
işçi atıldı. Nisan ayının sonlarına doğru fabrika
önünde başlayan fiili bekleyiş bir süre sonra sona erdi.
Hukuki süreç takip ediliyor.

KARDEMİR'de it dalaşı
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/kardemir-tuerkmetal1.jpg"
style="width: 271px; height: 204px; padding: 10px; float: right;"
/>Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri A.Ş'de (KARDEMİR)
üye çoğunluğu ve toplu sözleşme yetkisini elinde
bulunduran Hak-İş'e bağlı Çelik-İş Sendikası'nda
örgütlü bulunan işçiler, bu sendikanın yıllara
yayılan satış pratiğinden usanarak, çareyi Türk Metal’e
geçmekte buldu.

İşçi aidatları üzerinden saltanat süren iki sendikal
çete arasındaki yetki savaşı Karabük'ta büyük
gerilim yarattı. Sendikal ihanet çetelerinin rant dalaşı sonucunda
çoğunluğu Türk Metal üyesi olmak üzere 250'yi
aşkın işçi işten atıldı. KARDEMİR'de yetkiyi almak
için tüm gücünü seferber eden Türk Metal
çetesi, işten atılan işçilerin öfkesini gerici it
dalaşına yedeklemeye çalıştı. Türk Metal üyesi
işçiler yürüyüş, basın açıklaması,
açlık grevleri ve son olarak Ankara yürüyüşü
gerçekleştirerek eylemlerini sürdürdüler. Fabrikaya
1000'i aşkın yeni işçi alan KARDEMİR yönetimi yetki
mücadelesini Çelik-İş'in kazanmasına yardımcı oldu.
Ancak süreç halen mahkemelerde devam ediyor.

***

Yıl boyunca diğer işkollarında gerçekleşen direniş ve
eylemlerin tablosu da şöyle:

Azim Kargo direnişi
İstanbul Kartal’da kurulu Azim Kargo’da örgütlenen ve
işten atılan Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası
(TÜMTİS) üyesi işçiler 251 gün devam eden kararlı
mücadelelerinin ardından işlerine geri döndüler. 20 Ekim
2009 tarihinde direnişe başlayan işçiler polis destekli patron
saldırılarına maruz kalmışlardı. Azim Kargo patronu işten atılan
işçilerden direnişe devam eden 4 TÜMTİS üyesini işe geri
almak zorunda kaldı.

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/mutaf-ambari-cadir.jpg"
style="width: 237px; height: 178px; padding: 10px; float: left;"
/>Mutaf Ambarı'nda direniş
TÜMTİS üyesi Mutaf Ambar işçileri Balıkesir Tabakhaneler
Mevkii tren yolu üzerindeki işyerinde sendikasızlaştırma
saldırısına karşı direniş başlattı. Aylar süren direnişleri
boyunca işçilerle sınıf dayanışması yeteri kadar
gösterilemedi.
 

TÜBİTAK direnişi
TEKEL işçilerinin direnişine destek verdiği için
TÜBİTAK yönetimi tarafından işten atılan Tez-Koop-İş
Sendikası Ankara Şube üyesi Aynur Çamalan, 8 Mart Dünya
Emekçi Kadınlar Günü’nde tek başına direnişe
başladı. Üyesi olduğu Tez-Koop-İş Sendikası tarafından ortada
bırakılan Çamalan, tüm zorluklara rağmen direnişini
sürdürdü. Çamalan, işe iade davasının
sonuçlanmasının ardından direnişini noktaladı.

Türkan Albayrak direndi, kazandı
İstanbul'da Paşabahçe Devlet Hastanesi'nde taşeron
temizlik işçisi olarak çalışırken 9 Temmuz 2010
günü işten atılan Türkan Albayrak hastane bahçesinde
direnişe geçti. Direnişine geceli gündüzlü devam eden
Albayrak, 111. günde (29 Ekim 2010) açlık grevine başladı.
Albayrak’ın 118 gün süren direnişi, İl Sağlık
Müdürlüğü'nden gelen iş teklifini kabul etmesiyle
sona erdi. Direnişi kazanımla sonuçlanan Albayrak Sarıyer Toplum
Sağlık Merkezi'nde işbaşı yaptı.
 

Koşuyolu'nda direniş kazandı
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/19_07_Kartal_Kosuyolu.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: right;" />TEKEL
işçilerinin Ankara'daki direnişine destek olmak amacıyla
DİSK'in iş bırakma kararına uyan Dev Sağlık-İş üyesi
taşeron sağlık işçileri işten atıldı. 26 Mayıs 2010'da iş
bırakan Kartal Koşuyolu Hastanesi işçileri hastane önünde
35 gün süren direnişlerinin ardından hastane yönetimi ve
başhekimlikle yapılan görüşmeler sonucu işbaşı yaptılar.

Mersin'de direniş
Mersin Toros Devlet Hastanesi'nde taşeron bir firmaya bağlı olarak
temizlik işlerinde çalışırken 40 yaşını doldurdukları
gerekçesiyle işten çıkartılan Dev Sağlık-İş üyesi
işçiler direnişe geçti. İşçiler hastane
yönetimiyle anlaşmaya varılması sonucunda tekrar işbaşı yaptı. />

Hastane işçileri direnişi
Samatya'daki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hasta
klinikleri inşaatında çalışırken ücret hakları gaspedilen
işçiler iş durdurarak eyleme geçti. İnşaat işçileri
7 Nisan 2010 sabahı hastane binasının üst katına çıkarak
“Hakkımızı istiyoruz” pankartını açtı.
İşçilerin direnişi bir süre sonra sona erdi.

Kadıköy'de grev
CHP'li Kadıköy Belediyesi ile devam eden toplu sözleşme
sürecinde yaşanan uyuşmazlık nedeniyle 19 Temmuz 2010 sabahı greve
çıkan Genel-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası 1 No'lu
Şube üyesi işçiler grevin 7. gününde anlaşma
sağlanması üzerine grevlerine son verdiler.

ÜNİBEL’de grev
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/19_07_UEnibel.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: left;"
/>DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası üyesi ÜNİBEL
işçilerinin İzmir'deki grevlerinin birtakım kazanımları
beraberinde getirmesi, etkili kullanıldığında grevin işçi
sınıfı açısından önemini gösterdi. İzmir
Büyükşehir Belediyesi’nin bilişim hizmetlerini veren
ÜNİBEL A.Ş. bünyesinde çalışan işçilerin grevi
15 Temmuz günü sağlanan anlaşma üzerine sona erdi.

Assan Gıda'da direniş
Susurluk-Bandırma karayolu üzerinde kurulu Assan Gıda Sanayi ve
Ticaret AŞ'de sendikalaştıkları için işten atılan
işçiler direnişe başladılar. Kibar Holding'e bağlı fabrikada
sendikalaşma faaliyetini öğrenen patron, işten atma saldırısını
devreye soktu. Fabrikadaki işçilerin Türk-İş'e bağlı Tek
Gıda-İş'te örgütlenmeye başlamaları üzerine patron 11
Mayıs 2010 tarihinde 22 işçiyi işten attı. Dayatılan kölece
çalışma koşullarına karşı sendikalaşarak haklarını aramak
isteyen işçiler, patronun saldırısına direnişle yanıt verdiler.
Şu anda hukuki süreç takip ediliyor.

 

TARİŞ
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/taris-direnis-110310-kbnet.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: right;"
/>İzmir'de TARİŞ İplik ve Dokuma Fabrikası'nda 1 Mart 2010
tarihi itibariyle 'tedbiren tasfiye' kararı alınmasının ardından
sosyal hakları ve tazminatları ödenmeden ortada bırakılan TARİŞ
işçileri Alsancak’taki TARİŞ Bölge
Müdürlüğü önünde direniş başlattı.
Direnişin 46. gününde yapılan ve işçilerin de kabul
ettiği anlaşmaya göre tazminatların taksitler halinde alınması
kararlaştırıldı. TARİŞ işçileri direnişleri boyunca
TEKEL'deki mücadele sürecinden öğrendi.

Çemen Tekstil
Gaziantep'te Başpınar 3. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu
Çemen Tekstil'de DİSK'e bağlı Tekstil İşçileri
Sendikası 12 Ocak 2010 tarihinde greve çıktı. Yasal sürecin
ardından fabrikada toplu sözleşme yetkisi alan sendikayla TİS
masasına oturmayı kabul etmeyen patron fabrikada çalışan
işçileri greve zorladı. Birçok kez eylem yapan
işçilerin direnişi sendika yönetimi tarafından ortada
bırakıldı.

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/ISKI-dayanisma-gecisi-06-08-10---23---KBnet.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: left;"
/>İSKİ işçileri direnişi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin su sayacı okuma,
açma-kapama ve bilgi işlem işlerini devrettiği 3 ayrı taşeron
şirketle sözleşmeleri feshetmesiyle işten çıkarılan
işçiler Aksaray'daki İSKİ binası önünde Mart
2010'da direnişe başladı. Birçok eyleme katılan
işçiler aylar boyunca direnişe devam etti.

İtfaiyede direniş
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı BİMTAŞ adlı
taşeron şirkette çalışırken Belediye-İş Sendikası İstanbul 5
No'lu şube'de örgütlenen itfaiye işçileri 2010
yılına direniş çadırında girdi. Sendikal bürokrasiye karşı
da mücadele eden işçilerin eylemleri uzun süre devam
etti.

Esenyurt'ta direniş
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/0f644144b3.jpg"
style="width: 279px; height: 209px; padding: 10px; float: right;"
/>AKP'li Esenyurt Belediyesi'nin işten atma saldırısına ve
sendika düşmanlığına karşı 19 Ağustos 2009 tarihinde direniş
başlatan Belediye-İş İstanbul 2 Nolu Şube üyesi belediye
işçileri hukuki sürecin sona ermesiyle birlikte direnişlerine
son verdi.

Rimaks direnişi
İstanbul’da Tuzla Deri Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu
Rimaks Kot Fabrikası'nda kölece ve insanlık dışı
çalışma koşullarına karşı Türk-İş’e bağlı
TEKSİF'te örgütlenen işçiler işten atmalara karşı
fabrika önünde direnişe geçti.
 

Yeşil Kundura direnişi
Yeşil Kundura'nın Çorlu Edirne Yolu üzerinde bulunan
fabrikasında çalışan ve Türk-İş'e bağlı Deri-İş
Sendikası'nda örgütlenen işçiler işten atma
saldırısına karşı direnişe geçti. 3 kadın işçiyi
‘iş daralması’ bahanesiyle 27 Mayıs 2010 günü işten
atan Yeşil Kundura patronu 78 gün sonra sendikayla masaya oturdu.
İşten atılan işçileri geri alma ve sendikal örgütlenmeyi
tanıma sözü veren patron bu sözünde durmadı.

Marmaray
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/Marmaray.jpg"
style="width: 279px; height: 211px; padding: 10px; float: left;" />Marmaray
Projesi’nin Yenikapı şantiyesinde ana firma Gama-Nurol taşeronu
Polat Deniz İnşaat'ın bünyesinde arkeolojik kazıda
çalışan Marmaray işçileri hiçbir hakları verilmeden
işten atıldı. 16 Ocak 2010 tarihinden itibaren şantiye önünde
direniş başlatan işçiler direnişlerinin 47. gününde (4
Mart 2010) 1 günlük işgal eylemi gerçekleştirdi. Patronun
geri adım atmaması üzerine 17 Mart’ta ikince kez işgal eylemine
başvuran işçilerin 16 Eylül 2010'da görülen işe
iade davasında işe geriş dönüş kararı çıktı.

İleri Elektrokimya'da direniş
Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu İleri
Elektrokimya'da, hiçbir gerekçe gösterilmeden atılan
Saim Karaçay 6 Ekim 2010 tarihinde çalıştığı fabrika
önünde "Haksızca işten atıldım! Hakkımı istiyorum!"
talebiyle direnişe başladı. İleri Elektrokimya işçisi Saim
Karaçay'ın direnişi sürüyor.

Çizmeci Gıda sendikal ihanet
Gebze'de Güzeller Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu
Çizmeci Gıda'da, Tek Gıda-İş Sendikası’nda
örgütlendikleri için işten atılan 33 işçinin 5
Ekim 2010 günü fabrika önünde başlattığı direniş 20
Ekim 2010 tarihinde sona erdi. Tek Gıda-İş Sendikası,
“mücadeleyi alanlarda sürdüreceğiz” söylemi
altında fabrika önündeki direnişi sonlandırdı.

Balnak'ta mücadele sürüyor
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/c74f2a6a36.jpg"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: right;" />Değişik
işletmelerinde 1250 civarında işçinin çalıştığı Balnak
Nakliye ve Lojistik Grubu'nda sendikal örgütlenme
mücadelesi yürüten DİSK/ Nakliyat-İş Sendikası işten atma
saldırısına karşı firmanın farklı işletmeleri önünde
eylemler gerçekleştirdi. Bir yandan hukuki süreci takip eden
işçilerin eylemleri de sürüyor.

Kipa’da sendikal örgütlenme
İngiliz sermayeli Tesco Kipa'da sendikal örgütlenme
mücadelesi başlatan Türk-İş’e bağlı Tez-Koop-İş
Sendikası, Türkiye genelindeki Kipalarda çoğunluğu sağlayarak
Çalışma Bakanlığı’na başvurdu. Sendikanın yetki
çoğunluğuna itiraz eden Kipa patronu işçiler tarafından
yapılan çeşitli eylemlerle protesto edildi.

Grup Suni Deri işçileri direnişte
Deri-İş Sendikası'na üye oldukları için işten atılan
Grup Suni Deri işçileri, fabrika önünde direnişe
başladı. Çorlu'da kurulu fabrikada işten atma saldırısı 6
Aralık 2010 günü başladı. İşçilerin direnişi
sürüyor.

Konveyör'de direniş
İstanbul Tuzla'da Organize Deri Yan Sanayi Bölgesi'nde kurulu
Konveyör A.Ş'de “sözleşmeleri bittiği”
gerekçesiyle 13 Aralık 2010'da işten atılan 30 işçiden
7'si fabrika önünde direniş başlattı. Fabrika
önünde direniş sürüyor.

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/Buca-yuerueyues261210-kbnet2.jpg"
style="width: 279px; height: 209px; padding: 10px; float: left;"
/>CHP’li belediyede işçi
düşmanlığı

İzmir'de CHP'li Buca Belediyesi’nde işten atılan taşeron
işçilerinin direnişi sürüyor. Taşeron şirkette
çalışan temizlik ve park bahçe işçileri sendika
istedikleri, taşerona karşı çıktıkları ve bu amaçla
örgütlenme çalışması yürüttükleri
için işten atılan 7 işçi 24 Kasım 2010'da Buca
Belediyesi önünde direnişe başlamıştı.

Polyplex'te direniş sürüyor
Çorlu Avrupa Serbest Bölgesi'nde üretim yapan Hint
firması Polyplex’te sendikalaştıkları için işten atılan
Petrol-İş üyesi işçiler fabrika önünde direnişe
geçti. 2010 yılının Kasım ayında başlayan direniş
sürüyor.

BERİCAP
Gebze'de kurulu BERİCAP Kapak Sanayi Limited Sirketi’nde yaşanan
işten atma saldırısına işçiler, üretimi durdurarak yanıt
verdiler. Petrol-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu
BERİCAP'ta patron, sendikayı tasfiyeye girişerek 4 sendikalı
işçiyi işten attı. 23 Aralık 2010 sabahı yaşanan işten atma
saldırısına işçilerin yanıtı üretimi durdurmak oldu.
BERİCAP direnişi artan sınıf dayanışmasıyla sürüyor.

Sa-ba'da direniş kararlılığı
src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/Sa-ba-direnisi-2.-guen-22-12-10---15---KBnet.jpg"
style="width: 279px; height: 209px; padding: 10px; float: right;" />Tuzla
Boya ve Vernikçiler Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu
Sa-ba Enjeksiyon fabrikasında çalışırken Türk-İş'e
bağlı Petrol-İş Sendikası'nda örgütlenen
işçilerden 4'ü işten atıldı. İşten atılan
arkadaşlarına fabrikada üretimi durdurarak yanıt veren diğer
işçiler de kapı önünde direnişe başladı. Sa-ba patronu
130 işçiyi işten attı. Tuzla'da 22 Aralık 2010 günü
başlayan direniş kararlılıkla sürüyor.

Sınıf hareketinde özel mücadele gündemi: MESS Grup TİS
Süreci

src="http://www.kizilbayrak.net/fileadmin/images/Isci_sinifi/sinif_hereketi_2010/Birlesik-metal_01.gif"
style="width: 280px; height: 210px; padding: 10px; float: left;" />2010
yılında sınıf mücadelesinde Metal Grup TİS süreci ise
özel bir yer tuttu. Henüz sonuca bağlanmamış olan bu
süreç eğer grev yönünde gelişirse işçi
2011’de bir bütün olarak işçi sınıfının genel
seyrini belirleyebilecek güçte etkilerde bulunabilir.

2010 yılının ortalarında başlayan TİS sürecinde Türk
Metal'in satış sözleşmesini imzalamasının ardından MESS'in
sunduğu teklifi reddeden Birleşik Metal-İş Sendikası arabulucu
aşamasına girdi. Metal işçileri bu süreçte bir dizi
eylem gerçekleştirirken, önümüzdeki günlerde
eylemlerin artması bekleniyor.

Eğer bu mücadele kararlılıkla sürdürülürse metal
işçileri TEKEL işçilerinin 2010 yılında yaptığını
yapabilirler. Yani 2011’in yeni TEKEL’lere gebe olduğunu
söyleyebiliriz.

Kaynak: kizilbayrak.net