1 Aralık 2011 Perşembe
ZMO: ŞEKERDE ÖZELLEŞTİRME; İŞSİZLİK, KAÇAKÇILIK VE İTHALATTA PATLAMA DEMEKTİR!
ÖZELLEŞTİRME; İŞSİZLİK, KAÇAKÇILIK VE İTHALATTA PATLAMA
DEMEKTİR!</a></h1><p align="center"><b>ŞEKERDE ÖZELLEŞTİRME;
İŞSİZLİK, KAÇAKÇILIK VE İTHALATTA PATLAMA DEMEKTİR! </b></p><p
align="center"><b>İHALELER DERHAL İPTAL
EDİLMELİDİR!...</b></p><p> </p><p>Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı tarafından 29 Kasım 2011 tarihinde yapılan ihalelerde,
Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ`ye (Türkşeker) ait Kastamonu, Kırşehir,
Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba Şeker fabrikalarının yer aldığı
(Portföy-C) için 656 milyon dolar; Elazığ, Malatya, Erzincan ve Elbistan
Şeker Fabrikalarının yer aldığı (Portföy B) için de 266 milyon dolar
teklif verilmiştir.</p><p>Bilindiği üzere ülkemizin toplam pancar şekeri
talebinin yaklaşık % 50`si halen 25 fabrikası ile üretime devam eden
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından
karşılanmaktadır.</p><p>Şeker fabrikalarına yönelik olarak daha önce
yapılan özelleştirme ihaleleri hakkında Danıştay tarafından 2007,
2009, 2010 ve 2011 yıllarında verilen yürütmeyi durdurma ve iptal
kararlarına rağmen, özelleştirme konusunda ısrar edilmesi öncelikle
hukuka ve kamu yararına aykırıdır.</p><p>Şeker Fabrikalarının
özelleştirilmesi halinde, daha önce Tekel fabrikalarının
özelleştirilmesinde yaşandığı gibi birçoğunun kapatılacağı
açıktır. Bu durumda 300 binin üstünde pancar çiftçisi pancar
tarımından dışlanacak, 13 binden fazla şeker fabrikası çalışanı
işsiz kalacak, aileleri ile birlikte düşünüldüğünde bundan doğrudan
etkilenenlerin sayısı 2 milyona ulaşacaktır. Yan sektörler göz önüne
alındığında ise yaklaşık 6 milyon kişi şeker sektöründeki
özelleştirmeden olumsuz etkilenecektir.</p><p>İşsizliğin daha da
büyümesine neden olacak bu durum; büyük şehirlerin varoşlarına olan
göçü arttıracak, terör olaylarını tırmandıracak ve ülkemizin
güvenlik sorunları önüne geçilmez bir hal
alacaktır.</p><p>Fabrikaların kapanması halinde Türkiye, şeker ve
şekerin yan ürünleri olan melas, küspe, yem, alkol gibi ürünlerde de
dışa bağımlı hale gelecektir. Türkşeker`in yan kuruluşları olan
makine fabrikaları, Elektromekanik Aygıtlar Fabrikası, Şeker Enstitüsü,
Tohum İşleme Fabrikası gibi ender ve yetkin kuruluşlar da kapatılacak ve
Türkiye başta mevcut sanayi tesislerine yönelik makine ve elektromekanik
aygıtlar üretimi olmak üzere şeker ve tohum alanındaki Ar-Ge
faaliyetlerinden vazgeçmek zorunda kalacaktır.</p><p>Daha ucuza şeker
üretildiği gerekçesi ile nişasta bazlı şekere tanınan ayrıcalıklar
sürdürülecek ve sanayi şekeri tümüyle mısırdan elde edilen nişasta
bazlı şekerlere dayandırılacaktır. Olası sağlık sorunlarının yanı
sıra, NBŞ sanayi piyasasının % 75`ine çok uluslu şirketler egemendir,
dolayısıyla üretilen katma değer de bunlara transfer
edilecektir.</p><p>Sonuç olarak Türkiye, son yıllarda sürekli yükselen
dünya şeker fiyatlarından şeker ithal etmek zorunda bırakılacak, pancar
üreticisine verilmeyen kamu kaynakları, AB pancar üreticilerine, ABD ve
Arjantin mısır üreticilerine, çokuluslu şirketlere aktarılacaktır.
Böylece şeker sektörü tamamıyla dışa bağımlı kılınacak ve
Türkiye pazar haline gelecektir.</p><p><b>Bu nedenle, şeker
fabrikalarının özelleştirilmesi için yapılan ihaleler derhal iptal
edilmeli, Türkşeker özelleştirme kapsamından çıkartılmalı ve
teknolojik yenileme yatırımları ile Cumhuriyet`in kazanımı olan şeker
sektörü güçlendirilerek yaşatılmalıdır. </b></p><p>TMMOB Ziraat
Mühendisleri Odası hukuki zeminler de dahil her platformda konunun
takipçisi olacaktır.</p><p>Kamuoyuna saygılarımızla
sunulur.</p><p> </p><p><b>Dr. Turhan TUNCER</b><br /><b>TMMOB Ziraat
Mühendisleri Odası<br />Yönetim Kurulu
Başkanı</b></p><p> </p><p><b>Kaynak: <a
href="http://www.tmmob.org.tr">www.tmmob.org.tr</a></b></p>
ZMO: ŞEKERDE ÖZELLEŞTİRME; İŞSİZLİK, KAÇAKÇILIK VE İTHALATTA PATLAMA DEMEKTİR!
ZMO: ŞEKERDE
ÖZELLEŞTİRME; İŞSİZLİK, KAÇAKÇILIK VE İTHALATTA PATLAMA
DEMEKTİR!
ŞEKERDE ÖZELLEŞTİRME;
İŞSİZLİK, KAÇAKÇILIK VE İTHALATTA PATLAMA DEMEKTİR!
EDİLMELİDİR!...
Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı tarafından 29 Kasım 2011 tarihinde yapılan ihalelerde,
Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ`ye (Türkşeker) ait Kastamonu, Kırşehir,
Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba Şeker fabrikalarının yer aldığı
(Portföy-C) için 656 milyon dolar; Elazığ, Malatya, Erzincan ve Elbistan
Şeker Fabrikalarının yer aldığı (Portföy B) için de 266 milyon dolar
teklif verilmiştir.
Bilindiği üzere ülkemizin toplam pancar şekeri
talebinin yaklaşık % 50`si halen 25 fabrikası ile üretime devam eden
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından
karşılanmaktadır.
Şeker fabrikalarına yönelik olarak daha önce
yapılan özelleştirme ihaleleri hakkında Danıştay tarafından 2007,
2009, 2010 ve 2011 yıllarında verilen yürütmeyi durdurma ve iptal
kararlarına rağmen, özelleştirme konusunda ısrar edilmesi öncelikle
hukuka ve kamu yararına aykırıdır.
Şeker Fabrikalarının
özelleştirilmesi halinde, daha önce Tekel fabrikalarının
özelleştirilmesinde yaşandığı gibi birçoğunun kapatılacağı
açıktır. Bu durumda 300 binin üstünde pancar çiftçisi pancar
tarımından dışlanacak, 13 binden fazla şeker fabrikası çalışanı
işsiz kalacak, aileleri ile birlikte düşünüldüğünde bundan doğrudan
etkilenenlerin sayısı 2 milyona ulaşacaktır. Yan sektörler göz önüne
alındığında ise yaklaşık 6 milyon kişi şeker sektöründeki
özelleştirmeden olumsuz etkilenecektir.
İşsizliğin daha da
büyümesine neden olacak bu durum; büyük şehirlerin varoşlarına olan
göçü arttıracak, terör olaylarını tırmandıracak ve ülkemizin
güvenlik sorunları önüne geçilmez bir hal
alacaktır.
Fabrikaların kapanması halinde Türkiye, şeker ve
şekerin yan ürünleri olan melas, küspe, yem, alkol gibi ürünlerde de
dışa bağımlı hale gelecektir. Türkşeker`in yan kuruluşları olan
makine fabrikaları, Elektromekanik Aygıtlar Fabrikası, Şeker Enstitüsü,
Tohum İşleme Fabrikası gibi ender ve yetkin kuruluşlar da kapatılacak ve
Türkiye başta mevcut sanayi tesislerine yönelik makine ve elektromekanik
aygıtlar üretimi olmak üzere şeker ve tohum alanındaki Ar-Ge
faaliyetlerinden vazgeçmek zorunda kalacaktır.
Daha ucuza şeker
üretildiği gerekçesi ile nişasta bazlı şekere tanınan ayrıcalıklar
sürdürülecek ve sanayi şekeri tümüyle mısırdan elde edilen nişasta
bazlı şekerlere dayandırılacaktır. Olası sağlık sorunlarının yanı
sıra, NBŞ sanayi piyasasının % 75`ine çok uluslu şirketler egemendir,
dolayısıyla üretilen katma değer de bunlara transfer
edilecektir.
Sonuç olarak Türkiye, son yıllarda sürekli yükselen
dünya şeker fiyatlarından şeker ithal etmek zorunda bırakılacak, pancar
üreticisine verilmeyen kamu kaynakları, AB pancar üreticilerine, ABD ve
Arjantin mısır üreticilerine, çokuluslu şirketlere aktarılacaktır.
Böylece şeker sektörü tamamıyla dışa bağımlı kılınacak ve
Türkiye pazar haline gelecektir.
Bu nedenle, şeker
fabrikalarının özelleştirilmesi için yapılan ihaleler derhal iptal
edilmeli, Türkşeker özelleştirme kapsamından çıkartılmalı ve
teknolojik yenileme yatırımları ile Cumhuriyet`in kazanımı olan şeker
sektörü güçlendirilerek yaşatılmalıdır.
TMMOB Ziraat
Mühendisleri Odası hukuki zeminler de dahil her platformda konunun
takipçisi olacaktır.
Kamuoyuna saygılarımızla
sunulur.
Dr. Turhan TUNCER
TMMOB Ziraat
Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
Başkanı
Güler Zere Belgeseli Gala Gösterimi Yapıldı
Güler Zere Belgeseli Gala
Gösterimi Yapıldı
‘Damında Şahan’ Halka
Umut Taşıdı
İstanbul’da, 29 Kasım’da Beyoğlu
Sinema Salonu’nda “Damında Şahan Güler Zere”
belgeselinin gala gösterimi yapıldı.
Devrimci bir tutsak olan Güler
Zere yakalandığı damak kanserinin ardından yasalara göre tahliye
edilmesi gerekirken AKP iktidarı onu serbest bırakmamıştı.
Halk
Cephesi öncülüğünde bir araya gelen devrimci-demokrat-yurtsever
güçlerin 121 gün boyunca yaz kış sıcak soğuk demeden dişediş
mücadelesinin sonunda 6 Kasım 2010’da tahliye edilen Güler Zere 6 ay
sonra da 7 Mayıs 2010’da şehit düşmüştü.
Yönetmenliğini
aynı zamanda Güler Zere’nin avukatı olan Halkın Hukuk Bürosu
avukatlarından Oya Aslan’ın yaptığı belgesel Türkiye’deki
faşizmin adalet anlayışını belgelerken, zulmün karşısında
direnenlerin her ne olursa olsun mutlaka kazanacağına olan umutları da
tazeliyordu.
Belgesel Güler Zere’nin serbest bırakıldığı
zaman hastaneden zafer işaretiyle çıkış görüntülerinden başlayıp o
süreci Zere’nin nasıl faşizmin elinden çekip kurtarıldığını
anlatarak devam ediyor. O dönemde verilen mücadelelerin görüntüleri yer
alırken birebir bunun mücadelesini veren insanlar da yer alıyor
belgeselde.
Belgeseli izlemek için Beyoğlu sinemasına gelen
yaklaşık 800 kişi salona sığmayacağı için salon dışında kalan ve
geri dönmek zorunda olanlar vardı. Azımsanmayacak kadar insan geri dönmek
zorunda kaldı. Salonda ayakta bile yer bulmak zordu. Ancak salona girenler
belgeseli gururla izlediler. Çünkü kendileri de vardı o belgeselin
karelerinde. “Güler Zere’ye Özgürlük”
eylemlerinde gördüler kendilerini. Ya o pankartı tutanlar arasındaydı
kimisi ya da o pankartın arkasında yürüyorlardı. Ve birlik olunduğunda
kararlılık gösterildiğinde nasıl kazanılacağını tekrar tekrar
bilince çıkardılar.
Oya Aslan, Güler Zere’nin
avukatlığını yaptığı gibi onun belgeselini de yaptı ve gösterimden
önce “hepiniz hoşgeldiniz” diyerek
küçük bir konuşma yaptı. Aslan “Teknik olarak yetersizliklerimiz
oldu, eksik kaldık ama o süreci eksikte olsa anlatmalıydık.
Türkiye’nin birçok ilinde, Avrupa’da çok geniş bir
kampanyayı anlatalım dedik. Özellikle bugünlerde gazeteci, avukat
arkadaşlarımız tutuklanıyor. Biz bu süreç içinde birlikte olabilmeli
birlikte mücadele edebilmeliyiz. Mücadele etmeden hiçbir şey
kazanamayız” dedi. Hasta tutsakların ve tecritin hala varolduğunu
dile getirerek belgeseli özgür tutsaklara adadığını söyleyerek
belgesel için emeği geçen herkese teşekkür etti. ÇHD’li avukatlar
adına Güçlü Sevimli, Oya Aslan’ın Güler Zere’ye Özgürlük
mücadelisinde aktif bir avukat olduğunu belirterek başarılarının
devamını diledi ve elindeki çiçek demetini ona verdi.
TAYAD üyesi
Fahrettin Keskin de elindeki bir tek karanfili özgür tutsaklar adına Oya
Aslan’a vererek tutsaklar adına teşekkür etti.
Hasta
tutsaklara özgürlük kampanyasında süreci omuzlarında yükleyenlerden
biri de TAYAD’dı. Temel güçlerden biriydi. TAYAD adına bir konuşma
yapan Lerzan Caner Güler Zere için verilen mücadeleyi anlattı. Yine bir
TAYAD’lı olan Nagehan Kurt ise özgür tutsaklardan gelen mesajı
okuyarak izleyicilere ulaştırdı.
Belgeselde emeği geçenlerden
Sırrı Süreyya Önder “Benden fazla katkısı, emeği olanlar
vardı. Benimkisi sadece bir sorumluluktu. Ama ben özellikle bir tavrın
altını çizmek istiyorum. Oya ve arkadaşlarının Gülerle olan
yoldaşlık bilincine, Güler’in hayattaki duruşuna, sorumluluk
duygusuna, mücadele kararlılığına, bir zerre halel getirmemek için
kendilerini ne kadar paraladıklarının tanığı oldum” dedi.
Önder’in konuşmasının ardından belgesel gösterimine
geçildi.
1 saat süren Güler Zere belgeselinin ardından izleyiciler
salondan umutlarını tazeleyerek öfkelerini bileyerek
çıktılar.
class="sig_thumb"> href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-1.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-1"> src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-1.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/> href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-2.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-2"> src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-2.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/> href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-3.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-3"> src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-3.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/> href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-4.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-4"> src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-4.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/> href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-5.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-5"> src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-5.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/> href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-6.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-6"> src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-6.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/>
kaynak:halkinsesi.tv
Güler Zere Belgeseli Gala Gösterimi Yapıldı
Gösterimi Yapıldı </a></h1><p> </p><table
class="contentpaneopen"><tbody><tr><td class="createdate"
valign="top">Çarşamba, 30 Kasım 2011 14:21</td></tr><tr><td
valign="top"><p><strong>‘</strong><strong>Damında Şahan’ Halka
Umut Taşıdı</strong></p><p>İstanbul’da, 29 Kasım’da Beyoğlu
Sinema Salonu’nda “Damında Şahan Güler Zere”
belgeselinin gala gösterimi yapıldı.</p><p>Devrimci bir tutsak olan Güler
Zere yakalandığı damak kanserinin ardından yasalara göre tahliye
edilmesi gerekirken AKP iktidarı onu serbest bırakmamıştı.</p><p>Halk
Cephesi öncülüğünde bir araya gelen devrimci-demokrat-yurtsever
güçlerin 121 gün boyunca yaz kış sıcak soğuk demeden dişediş
mücadelesinin sonunda 6 Kasım 2010’da tahliye edilen Güler Zere 6 ay
sonra da 7 Mayıs 2010’da şehit düşmüştü.</p><p>Yönetmenliğini
aynı zamanda Güler Zere’nin avukatı olan Halkın Hukuk Bürosu
avukatlarından Oya Aslan’ın yaptığı belgesel Türkiye’deki
faşizmin adalet anlayışını belgelerken, zulmün karşısında
direnenlerin her ne olursa olsun mutlaka kazanacağına olan umutları da
tazeliyordu.</p><p>Belgesel Güler Zere’nin serbest bırakıldığı
zaman hastaneden zafer işaretiyle çıkış görüntülerinden başlayıp o
süreci Zere’nin nasıl faşizmin elinden çekip kurtarıldığını
anlatarak devam ediyor. O dönemde verilen mücadelelerin görüntüleri yer
alırken birebir bunun mücadelesini veren insanlar da yer alıyor
belgeselde.</p><p>Belgeseli izlemek için Beyoğlu sinemasına gelen
yaklaşık 800 kişi salona sığmayacağı için salon dışında kalan ve
geri dönmek zorunda olanlar vardı. Azımsanmayacak kadar insan geri dönmek
zorunda kaldı. Salonda ayakta bile yer bulmak zordu. Ancak salona girenler
belgeseli gururla izlediler. Çünkü kendileri de vardı o belgeselin
karelerinde. “Güler Zere’ye Özgürlük”
eylemlerinde gördüler kendilerini. Ya o pankartı tutanlar arasındaydı
kimisi ya da o pankartın arkasında yürüyorlardı. Ve birlik olunduğunda
kararlılık gösterildiğinde nasıl kazanılacağını tekrar tekrar
bilince çıkardılar.</p><p>Oya Aslan, Güler Zere’nin
avukatlığını yaptığı gibi onun belgeselini de yaptı ve gösterimden
önce <strong><em>“hepiniz hoşgeldiniz”</em></strong> diyerek
küçük bir konuşma yaptı. Aslan “Teknik olarak yetersizliklerimiz
oldu, eksik kaldık ama o süreci eksikte olsa anlatmalıydık.
Türkiye’nin birçok ilinde, Avrupa’da çok geniş bir
kampanyayı anlatalım dedik. Özellikle bugünlerde gazeteci, avukat
arkadaşlarımız tutuklanıyor. Biz bu süreç içinde birlikte olabilmeli
birlikte mücadele edebilmeliyiz. Mücadele etmeden hiçbir şey
kazanamayız” dedi. Hasta tutsakların ve tecritin hala varolduğunu
dile getirerek belgeseli özgür tutsaklara adadığını söyleyerek
belgesel için emeği geçen herkese teşekkür etti. ÇHD’li avukatlar
adına Güçlü Sevimli, Oya Aslan’ın Güler Zere’ye Özgürlük
mücadelisinde aktif bir avukat olduğunu belirterek başarılarının
devamını diledi ve elindeki çiçek demetini ona verdi.</p><p>TAYAD üyesi
Fahrettin Keskin de elindeki bir tek karanfili özgür tutsaklar adına Oya
Aslan’a vererek tutsaklar adına teşekkür etti.</p><p>Hasta
tutsaklara özgürlük kampanyasında süreci omuzlarında yükleyenlerden
biri de TAYAD’dı. Temel güçlerden biriydi. TAYAD adına bir konuşma
yapan Lerzan Caner Güler Zere için verilen mücadeleyi anlattı. Yine bir
TAYAD’lı olan Nagehan Kurt ise özgür tutsaklardan gelen mesajı
okuyarak izleyicilere ulaştırdı.</p><p>Belgeselde emeği geçenlerden
Sırrı Süreyya Önder <em>“Benden fazla katkısı, emeği olanlar
vardı. Benimkisi sadece bir sorumluluktu. Ama ben özellikle bir tavrın
altını çizmek istiyorum. Oya ve arkadaşlarının Gülerle olan
yoldaşlık bilincine, Güler’in hayattaki duruşuna, sorumluluk
duygusuna, mücadele kararlılığına, bir zerre halel getirmemek için
kendilerini ne kadar paraladıklarının tanığı oldum” </em>dedi.
Önder’in konuşmasının ardından belgesel gösterimine
geçildi.</p><p>1 saat süren Güler Zere belgeselinin ardından izleyiciler
salondan umutlarını tazeleyerek öfkelerini bileyerek
çıktılar.</p><p><!-- Simple Image Gallery Extended - Plugin J1.5-7 -
http://www.kubik-rubik.de/joomla-hilfe/plugin-simple-image-gallery-extended-joomla
--><span class="sig"><span class="sig_cont_0"><span class="sig_thumb"><a
href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-1.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-1"><img alt="belgeselgulerzere-20111129-1"
src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-1.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/></a></span></span><span class="sig_cont_0"><span class="sig_thumb"><a
href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-2.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-2"><img alt="belgeselgulerzere-20111129-2"
src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-2.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/></a></span></span><span class="sig_cont_0"><span class="sig_thumb"><a
href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-3.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-3"><img alt="belgeselgulerzere-20111129-3"
src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-3.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/></a></span></span><span class="sig_cont_0"><span class="sig_thumb"><a
href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-4.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-4"><img alt="belgeselgulerzere-20111129-4"
src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-4.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/></a></span></span><span class="sig_cont_0"><span class="sig_thumb"><a
href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-5.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-5"><img alt="belgeselgulerzere-20111129-5"
src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-5.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/></a></span></span><span class="sig_cont_0"><span class="sig_thumb"><a
href="http://halkinsesi.tv/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-6.jpg"
included="null" rel="lightbox.sig0" target="_blank"
title="belgeselgulerzere-20111129-6"><img alt="belgeselgulerzere-20111129-6"
src="http://halkinsesi.tv/plugins/content/plugin_sige/showthumb.php?img=/images/stories/HaberResim/2011/KASIM/20111129-belgeselgulerzere/belgeselgulerzere-20111129-6.jpg&width=200&height=200&quality=80&ratio=1"
/></a></span></span>
</span></p></td></tr></tbody></table><p>kaynak:halkinsesi.tv</p>
TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI VII. ÖĞRENCİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ YAYIMLANDI
TMMOB ZİRAAT
MÜHENDİSLERİ ODASI VII. ÖĞRENCİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
YAYIMLANDI
TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
VII. ÖĞRENCİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
Ziraat,
Su Ürünleri ve Tütün Teknolojisi Mühendisliği öğrencileri için 26-27
Kasım 2011 tarihlerinde Ankara‘da düzenlenen TMMOB Ziraat
Mühendisleri Odası "VII. Öğrenci Kurultayı‘‘
başarıyla tamamlanmıştır. Kurultaya Türkiye‘nin dört bir
yanından katılan 100‘ü aşkın öğrenci ve öğretim üyeleriyle
birlikte, ülkemize ve dünyaya dair sorunları ve çözüm önerilerini
tartıştık. Yanlış tarım politikalarına farklı bir pencereden bakarak,
ülkemiz geleceğine ışık tutmaya çalıştık. Türkiye tarımının
giderek ithalata dayalı hale geldiğinden bahsettik. Günümüzün en
büyük tehdidi küresel ısınmanın su kaynaklarımıza ve tarıma
etkilerini anlattık. Biz, Atatürkçü, ilerici, aydın öğrencilerin
barınma sorunları üstüne tartıştık. Tütün sektörümüzdeki yanlış
devlet politikalarının bizi dışa bağımlı hale getirmesinin
olumsuzluklarını dile getirdik. Ve bizler mesleğimizin sorumluluğu
gereği yaşadığımız sorunlar karşısında susmayacağımızı
sunumlarımızla gösterdik. Bu ülkenin umudu olan bizler, kurultayımızda
aşağıdaki şu kararları aldık.
- Ülkemizin doğal
kaynaklarının uluslararası tekellere terk edilmesine izin
vermeyeceğiz. - IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşların dayattığı,
bizi üretimden uzaklaştıran neoliberal politikalara karşı mücadele
edeceğiz. - Küreselleşmenin sonucu olan açlığa karşı var
gücümüzle savaşacağız. - Hayvansal üretimimizin giderek
azalmasına neden olan, başta ithalat olmak üzere ülkemizin çıkarına
aykırı her türlü yanlış politikaya karşı
duracağız. - Biyoteknolojik gelişmelerin bir avuç tekelin
çıkarına değil halkın yararına kullanılması için elimizden geleni
yapacağız. - Ülkemizin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının
sermaye tarafından yağmalanmasına izin vermeyeceğiz. - Biz
mühendis adaylarının istihdam olanaklarını yok eden, işsizliğe
sürükleyen küreselleşmeye geçit vermeyeceğiz. - Çevreye zararlı
yanlış tarım uygulamalarının önüne geçeceğiz. - Ülkemizin
geleceği olan öğrencilerin barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarının
çözümü için çalışacağız. - Bu ülkenin aydınları olarak
bilim ve teknolojiyi emekçi halkımızın hizmetine
sunacağız.
Basın ve kamuoyuna duyurulur.
align="center">TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ÖĞRENCİKOLU
Kaynak: www.tmmob.org.tr
TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI VII. ÖĞRENCİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ YAYIMLANDI
MÜHENDİSLERİ ODASI VII. ÖĞRENCİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
YAYIMLANDI</a></h1><p align="center"><b>TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI
</b><br /><b>VII. ÖĞRENCİ KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ</b></p><p>Ziraat,
Su Ürünleri ve Tütün Teknolojisi Mühendisliği öğrencileri için 26-27
Kasım 2011 tarihlerinde Ankara‘da düzenlenen TMMOB Ziraat
Mühendisleri Odası "VII. Öğrenci Kurultayı‘‘
başarıyla tamamlanmıştır. Kurultaya Türkiye‘nin dört bir
yanından katılan 100‘ü aşkın öğrenci ve öğretim üyeleriyle
birlikte, ülkemize ve dünyaya dair sorunları ve çözüm önerilerini
tartıştık. Yanlış tarım politikalarına farklı bir pencereden bakarak,
ülkemiz geleceğine ışık tutmaya çalıştık. Türkiye tarımının
giderek ithalata dayalı hale geldiğinden bahsettik. Günümüzün en
büyük tehdidi küresel ısınmanın su kaynaklarımıza ve tarıma
etkilerini anlattık. Biz, Atatürkçü, ilerici, aydın öğrencilerin
barınma sorunları üstüne tartıştık. Tütün sektörümüzdeki yanlış
devlet politikalarının bizi dışa bağımlı hale getirmesinin
olumsuzluklarını dile getirdik. Ve bizler mesleğimizin sorumluluğu
gereği yaşadığımız sorunlar karşısında susmayacağımızı
sunumlarımızla gösterdik. Bu ülkenin umudu olan bizler, kurultayımızda
aşağıdaki şu kararları aldık.</p><ol><li>Ülkemizin doğal
kaynaklarının uluslararası tekellere terk edilmesine izin
vermeyeceğiz.</li><li>IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşların dayattığı,
bizi üretimden uzaklaştıran neoliberal politikalara karşı mücadele
edeceğiz.</li><li>Küreselleşmenin sonucu olan açlığa karşı var
gücümüzle savaşacağız.</li><li>Hayvansal üretimimizin giderek
azalmasına neden olan, başta ithalat olmak üzere ülkemizin çıkarına
aykırı her türlü yanlış politikaya karşı
duracağız.</li><li>Biyoteknolojik gelişmelerin bir avuç tekelin
çıkarına değil halkın yararına kullanılması için elimizden geleni
yapacağız.</li><li>Ülkemizin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının
sermaye tarafından yağmalanmasına izin vermeyeceğiz.</li><li>Biz
mühendis adaylarının istihdam olanaklarını yok eden, işsizliğe
sürükleyen küreselleşmeye geçit vermeyeceğiz.</li><li>Çevreye zararlı
yanlış tarım uygulamalarının önüne geçeceğiz.</li><li>Ülkemizin
geleceği olan öğrencilerin barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarının
çözümü için çalışacağız.</li><li>Bu ülkenin aydınları olarak
bilim ve teknolojiyi emekçi halkımızın hizmetine
sunacağız.</li></ol><p>Basın ve kamuoyuna duyurulur.</p><p
align="center"><b>TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ÖĞRENCİ
KOLU</b></p><p>Kaynak: www.tmmob.org.tr</p>
30 Kasım 2011 Çarşamba
Vicdani retçinin adresi hapishane olacak
Vicdani retçinin adresi
hapishane olacak
Milli Savunma Bakanı
İsmet Yılmaz, vicdani ret konusunda çalışma yapılacağını belirterek,
"Askere gitmek istemeyene ceza vereceğiz. Cezayı hapiste çektikten
sonra askerlikten muaf olacak" dedi.
id="divAdnetKeyword2">
Bedelli askerlik konusundaki düzenleme TBMM’de 14
saatlik yorucu görüşmelerin ardından kabul edildi. Görüşmeler
sırasında Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, vicdani ret konusunda
önemli açıklamada bulundu.
İsmet Yılmaz, şöyle konuştu:
/>
“Hem Adalet Bakanımızın dediği hem bizim arkadaşların
ortak çalıştığı, diyoruz ki: target="_blank">Bu gibi ‘Ben askere gitmeyeceğim veya
üniforma giymeyeceğim’ diyen insanlar için bir ceza yani her
seferinde 3 yıl, 5 yıl değil. Bir ceza vereceğiz, o cezayı hapiste
çektikten sonra da askerlikten muaf olacak. Düzenleme budur, bununla ilgili
bir çalışma yapılacak.” (ntvmsnbc
Kaynak:
Radikal