29 Aralık 2011 Perşembe

15 Hüsnü, 16 Savaş, 17 Erkan, 18 Masum...

15 Hüsnü, 16 Savaş, 17
Erkan, 18 Masum...

Onların adı artık Mahsun, Hüsnü, Erkan,
Savaş değil; 15, 16, 17, 18 numaralı ‘kaçakçı’ genç
cansız bedenler... 

Asker
kayıplarda! 

href="http://www.ivmedergisi.com/index/Batman">Batman’dan Şırnak
Uludere arasındaki yoldan 2 yıl önce de geçtim. Yalnız bu yol arasında
en az 5 kez asker kontrol noktasında durdurularak kimlik sorgusu
yapılırdı. Ancak dün gece farklıydı. Ortalıkta neredeyse hiç asker
yoktu. Kontrol noktaları terk edilmiş gibiydi. Uludere’ye
vardığımda, yol boyu devam eden ıssızlıktan eser yoktu. İlçeye
çıkan yolda, cenaze araçları, ambulans ve siyah plakalı resmi
araçların yoğunluğu göze çarpıyordu. Devlet hastanesinin önü hınca
hınç dolmuş. Cenaze sahipleri ile otopsi yapılan yer sadece bez paravan,
battaniye ve kartonlarla ayrılmıştı. Cenazeler sırayla getiriliyor,
otopsileri yapılıyordu. 15 numaralı cenaze 1981 doğumlu Hüsnü
Encü’ye ait. Hüsnü 5 yıl önce evlenmiş ancak bir iş sahibi
olamamıştı. Kaçak mazot işi yapıyordu. Her gün mazota gidiyor,
karşılığında 50 TL alıyordu. Yıllardır beklediği bebeğinin haberini
de 2 ay önce almıştı. Şimdi çocuğu babasız doğacak. 
/>‘Bile bile bombaladılar’ 
16
numaralı cenaze Hüsnü’nün kardeşi Savaş’a, 17 numara ise
yeğeni Erkan’a aitti... Aileler ise şaşkın ve öfkeli. Zeki Encü
şunları anlatıyor: “Köyde bu işi yapmayan yok. Ben en son 3-4 gün
önce gittim. Gittiğimiz yolun hemen üstünde askeri sabit bir nokta var;
Beyaztepe. Asker biliyor sürekli gittiğimizi, bazen uzaktan ateş ederdi.
Ama bugün (dün) öyle olmadı...” İdris Ürün de kuzeninin
cenazesinin başında bekliyor: “Ben de 2005’te çok sık gidip
geliyordum. Köyde herkes gider. Bunu da herkes bilir. Devlet de. Oradaki bu
gençlerin mazot işi yaptığını bile bile bombaladılar.”

class="temizle" />
Kaynak: Radikal

15 Hüsnü, 16 Savaş, 17 Erkan, 18 Masum...

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/7973>15 Hüsnü, 16 Savaş, 17
Erkan, 18 Masum...</a></h1><p>Onların adı artık Mahsun, Hüsnü, Erkan,
Savaş değil; 15, 16, 17, 18 numaralı &lsquo;kaçakçı&rsquo; genç
cansız bedenler...&nbsp;<br /><br /><strong>Asker
kayıplarda!&nbsp;</strong><br /><a class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/Batman">Batman</a>&rsquo;dan Şırnak
Uludere arasındaki yoldan 2 yıl önce de geçtim. Yalnız bu yol arasında
en az 5 kez asker kontrol noktasında durdurularak kimlik sorgusu
yapılırdı. Ancak dün gece farklıydı. Ortalıkta neredeyse hiç asker
yoktu. Kontrol noktaları terk edilmiş gibiydi. Uludere&rsquo;ye
vardığımda, yol boyu devam eden ıssızlıktan eser yoktu. İlçeye
çıkan yolda, cenaze araçları, ambulans ve siyah plakalı resmi
araçların yoğunluğu göze çarpıyordu. Devlet hastanesinin önü hınca
hınç dolmuş. Cenaze sahipleri ile otopsi yapılan yer sadece bez paravan,
battaniye ve kartonlarla ayrılmıştı. Cenazeler sırayla getiriliyor,
otopsileri yapılıyordu. 15 numaralı cenaze 1981 doğumlu Hüsnü
Encü&rsquo;ye ait. Hüsnü 5 yıl önce evlenmiş ancak bir iş sahibi
olamamıştı. Kaçak mazot işi yapıyordu. Her gün mazota gidiyor,
karşılığında 50 TL alıyordu. Yıllardır beklediği bebeğinin haberini
de 2 ay önce almıştı. Şimdi çocuğu babasız doğacak.&nbsp;<br /><br
/><strong>&lsquo;Bile bile bombaladılar&rsquo;&nbsp;</strong><br />16
numaralı cenaze Hüsnü&rsquo;nün kardeşi Savaş&rsquo;a, 17 numara ise
yeğeni Erkan&rsquo;a aitti... Aileler ise şaşkın ve öfkeli. Zeki Encü
şunları anlatıyor: &ldquo;Köyde bu işi yapmayan yok. Ben en son 3-4 gün
önce gittim. Gittiğimiz yolun hemen üstünde askeri sabit bir nokta var;
Beyaztepe. Asker biliyor sürekli gittiğimizi, bazen uzaktan ateş ederdi.
Ama bugün (dün) öyle olmadı...&rdquo; İdris Ürün de kuzeninin
cenazesinin başında bekliyor: &ldquo;Ben de 2005&rsquo;te çok sık gidip
geliyordum. Köyde herkes gider. Bunu da herkes bilir. Devlet de. Oradaki bu
gençlerin mazot işi yaptığını bile bile bombaladılar.&rdquo;</p><p><br
class="temizle" /><br />Kaynak: Radikal</p>

Uludere katliamı

Uludere
katliamı

 

class="news-header">

Uludere katliamı

class="date">30/12/2011 2:00
class="header-right">
Yazı Boyutu
href="increaseFontSize()" title="Büyük">Büyük src="http://www.ivmedergisi.com/data/img/news/font-up.gif"
/>

Kuzey Irak sınırında F-16'lar kaçakçılık yapan
köylüleri bombaladı. 35 kişi öldü. Sağ kurtulan Servet Encü,
"Asker yolumuzu kesti ve bombardıman başladı"
dedi.

class="news-body">

F-16 savaş
uçakları, İnsansız Hava Araçları’ndan (İHA) gelen görüntüler
üzerine href="http://www.ivmedergisi.com/index/PKK">PKK’lı sandıkları class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/Irak">Irak’tan kaçak mazot
getiren vatandaşları bombaladı. Şırnak’ın Uludere
ilçesi’ne bağlı Ortasu Köyü’ne yakın sınır bölgesinde
meydana gelen olayda, 35 vatandaş yaşamını yitirirken bazılarının da
kayıp olduğu iddia edildi. Bombardımanda yaşamını yitirenlerin büyük
çoğunluğunun 20 yaşın altında lise öğrencileri olduğu
açıklanırken, 28 kişinin ise akrabalık bağı bulunduğu belirtildi.
Ortasu Köyü Muhtarı Haşim Encü, href="http://www.radikal.com.tr/">Radikal’e yaptığı
açıklamada, “Hepsi akrabamız. Bir kısmı kayıp. İçim
yanıyor” dedi. Taşdelen Köyü Muhtarı Fikret Kaya ise
Ortasu’nun korucu köyü olduğunu ifade ederken, ölen çocukların
çoğunun da korucu, şehit ve gazi çocuğu olduğuna dikkat çekti. Kaya,
“Kaçakçılık sürekli oluyor. Bölge askeri bugüne kadar hukuk
çerçevesinde mücadele ediyordu” diye konuştu. “Dedelerimizden
beri sınır ticareti var. Şu ana kadar devlet bizi idare ediyordu”
diyen Sabri Encü de bombardımanı duyduklarını ve sabah olay yerine gidip
katırlarla cenazeleri aldıklarını, birçoğunun paramparça olduğunu
söyledi. 

‘Yolumuzu kestiler’

Saldırıdan sağ kurtulan Servet Encü ise yaşadıkları
dehşeti href="http://www.radikal.com.tr/">Radikal’e şöyle anlattı:
“21.30‘da sınırı geçmeden önce köyden telefon geldi.
‘Asker yolu kesmiş, gelmeyin’ dediler. Askerin gitmesini
bekledik. 10 dakika sonra bombalamaya başladılar. 100 metre uçtum. Bir
buçuk saat baygın kaldım. Köyle aramızda yaklaşık dört kilometre
vardı. Yapacak başka bir işimiz yok. İki üç yıldır bu işi
yapıyordum. Arkadaşlarımın hepsini kaybettim.”

Her
yerde protesto

35 sivilin hayatını kaybettiği hava
operasyonun birçok ilde protesto edildi. 

class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/DIYARBAKIR">DİYARBAKIR:

BDP il
binası önünde toplanan binlerce kişi Koşuyolu Parkı’na
yürüyüşe geçince polis gazlı müdahalede bulundu. href="http://www.ivmedergisi.com/index/BDP">BDP Milletvekili Altan Tan,
polislere tepki gösterirken, “Bırak vatandaş biraz yürüsün.
Molotof atıyor, bırak, birazdeşarj olsun. 
/>HAKKÂRİ: Yüksekova’da olaylar gece yarısına
kadar sürdü. 

href="http://www.ivmedergisi.com/index/ADANA">ADANA: class="IndexLink" href="http://www.ivmedergisi.com/index/BDP">BDP,
birçok sol parti ve örgüt İnönü Parkı’na kadar
yürüdü. 

href="http://www.ivmedergisi.com/index/istanbul">İSTANBUL:
Taksim Tramvay’da toplanan 1000 kişi, ‘Yaşasın halkların
kardeşliği’ sloganları attı. href="http://www.ivmedergisi.com/index/BDP">BDP’li
milletvekillerinin de katıldığı eylemin ardından Tarlabaşı’na
yürüyen kişilerden 34’ü gözaltına alındı.

class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/Facebook">Facebook sayfasında son
mesajı: ‘Kaçakçılar haftası’

Saldırıda
ölenlerin çoğu öğrenciydi. Kimi okul masrafı, kimi geçim kaynağı
diyerek çocuk yaşta mayınlı araziye aldırış etmeden sınırın
ötesine geçmeye başladı. Bunlardan birisi 16 yaşındaki Şivan Encü.
Anne ve babası ayrıldığı için tek başına 5 nüfusa bakan Şivan,
ailesinin geçimini sağlamak için okulu bıraktı. Bir katır satın alıp
‘kaçakçı’ oldu. “Tek ekmek kapısı buydu” diyor,
saldırıdan sağ kurtulan yakını Servet Encü. Şervan Encü ise annesini
kanser hastalığından dolayı kaybetti. Babası tek başına 10 nüfusa
bakamıyordu. Üniversite hayali kuran Şervan, okul masraflarını
çıkarmak için kaçakçılık yapıyordu. Saldırıda hayatını kaybeden
Mehmet Ali Tosun’un href="http://www.ivmedergisi.com/index/Facebook">Facebook profiline
yazdığı söz ise o köyün kaderini gayet çarpıcı biçimde özetliyor:
‘Bu hafta kaçakçılar haftası.’ Saldırıdan sağ kurtulan
Servet Encü, beraber gittikleri kişilerin çoğunun öğrenci olduğunu
anlattı href="http://www.radikal.com.tr/">Radikal’e. Ve ekledi: “En
küçüğümüz 13 yaşındaydı. Ortaokula giden de vardı, ilk kez
kaçakçılığa gelen de. Arkadaşlarımın hepsini
kaybettim.” 

HAYATINI KAYBEDENLER />Seyit Enç, Özcan Uysal, M. Ali Tosun, Nadir Alma, Adem And, Yüksel
Ürek, Salih Ürek, Mehmet Encü, Nevzat Encü, Hamza Encü, Şervan Encü,
Cemal Encü, Osman Encü, Şıvan Encü, Bilal Encü, Mahsum Encü, Salih
Encü, Haki Encü, Serhat Encü, Savaş Encü, Çetin Encü, Selahattin
Encü, Bedran Encü, Hüseyin Encü, Aslan Encü, Cevat Encü, Selman Encü,
Zeydin Encü, Orhan Encü, Fadıl Encü, Vedat Encü, Cihan Encü, Fikret
Encü, Hüsnü Encü, Erkan Encü.

Kaynak:
Radikal

Uludere katliamı

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/7972>Uludere
katliamı</a></h1><p>&nbsp;</p><div class="news"><div
class="news-header"><div class="header-left"><h1>Uludere katliamı</h1><p
class="date">30/12/2011 2:00</p></div><div class="header-right"><div
style="background-image: url(../../data/img/news/font-box-bg.jpg);
padding-bottom: 10px; padding-left: 10px; width: 108px; padding-right: 10px;
background-repeat: no-repeat; float: right; height: 15px; color: #1b3b72;
padding-top: 10px"><div style="float: left">Yazı Boyutu</div><div
style="padding-left: 5px; float: left; padding-top: 3px"><a
href="javascript:increaseFontSize()" title="Büyük"><img alt="Büyük"
src="http://www.ivmedergisi.com/data/img/news/font-up.gif" /></a></div><div
style="padding-left: 5px; float: left; padding-top: 3px"><a
href="javascript:decreaseFontSize()" title="Küçük"><img alt="Küçük"
src="http://www.ivmedergisi.com/data/img/news/font-down.gif"
/></a></div></div>Kuzey Irak sınırında F-16&#39;lar kaçakçılık yapan
köylüleri bombaladı. 35 kişi öldü. Sağ kurtulan Servet Encü,
&quot;Asker yolumuzu kesti ve bombardıman başladı&quot;
dedi.</div></div><div class="news-middle"><div class="news-left"><div
class="news-body"><div class="page-nav" style="padding-bottom: 15px;
padding-top: 10px"><div><a
href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=MuhabirArama&amp;Keyword=FATİH
YAĞMUR / RADİKAL">FATİH YAĞMUR / RADİKAL</a><a
href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=MuhabirArama&amp;Keyword=FATİH
YAĞMUR / RADİKAL">Arşivi</a></div></div><div style="margin-bottom:
5px"><br /><br />F-16 savaş uçakları, İnsansız Hava
Araçları&rsquo;ndan (İHA) gelen görüntüler üzerine <a
class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/PKK">PKK</a>&rsquo;lı sandıkları <a
class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/Irak">Irak</a>&rsquo;tan kaçak mazot
getiren vatandaşları bombaladı. Şırnak&rsquo;ın Uludere
ilçesi&rsquo;ne bağlı Ortasu Köyü&rsquo;ne yakın sınır bölgesinde
meydana gelen olayda, 35 vatandaş yaşamını yitirirken bazılarının da
kayıp olduğu iddia edildi. Bombardımanda yaşamını yitirenlerin büyük
çoğunluğunun 20 yaşın altında lise öğrencileri olduğu
açıklanırken, 28 kişinin ise akrabalık bağı bulunduğu belirtildi.
Ortasu Köyü Muhtarı Haşim Encü, <a class="IndexLink"
href="http://www.radikal.com.tr/">Radikal</a>&rsquo;e yaptığı
açıklamada, &ldquo;Hepsi akrabamız. Bir kısmı kayıp. İçim
yanıyor&rdquo; dedi. Taşdelen Köyü Muhtarı Fikret Kaya ise
Ortasu&rsquo;nun korucu köyü olduğunu ifade ederken, ölen çocukların
çoğunun da korucu, şehit ve gazi çocuğu olduğuna dikkat çekti. Kaya,
&ldquo;Kaçakçılık sürekli oluyor. Bölge askeri bugüne kadar hukuk
çerçevesinde mücadele ediyordu&rdquo; diye konuştu. &ldquo;Dedelerimizden
beri sınır ticareti var. Şu ana kadar devlet bizi idare ediyordu&rdquo;
diyen Sabri Encü de bombardımanı duyduklarını ve sabah olay yerine gidip
katırlarla cenazeleri aldıklarını, birçoğunun paramparça olduğunu
söyledi.&nbsp;<br /><br /><strong>&lsquo;Yolumuzu kestiler&rsquo;
</strong><br />Saldırıdan sağ kurtulan Servet Encü ise yaşadıkları
dehşeti <a class="IndexLink"
href="http://www.radikal.com.tr/">Radikal</a>&rsquo;e şöyle anlattı:
&ldquo;21.30&lsquo;da sınırı geçmeden önce köyden telefon geldi.
&lsquo;Asker yolu kesmiş, gelmeyin&rsquo; dediler. Askerin gitmesini
bekledik. 10 dakika sonra bombalamaya başladılar. 100 metre uçtum. Bir
buçuk saat baygın kaldım. Köyle aramızda yaklaşık dört kilometre
vardı. Yapacak başka bir işimiz yok. İki üç yıldır bu işi
yapıyordum. Arkadaşlarımın hepsini kaybettim.&rdquo;<br /><br /><span
style="color: #c41425; font-size: 15px; font-weight: bold">Her yerde protesto
</span><br />35 sivilin hayatını kaybettiği hava operasyonun birçok ilde
protesto edildi.&nbsp;<br /><br /><strong><a class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/DIYARBAKIR">DİYARBAKIR</a>:</strong>
<a class="IndexLink" href="http://www.ivmedergisi.com/index/BDP">BDP</a> il
binası önünde toplanan binlerce kişi Koşuyolu Parkı&rsquo;na
yürüyüşe geçince polis gazlı müdahalede bulundu. <a class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/BDP">BDP</a> Milletvekili Altan Tan,
polislere tepki gösterirken, &ldquo;Bırak vatandaş biraz yürüsün.
Molotof atıyor, bırak, birazdeşarj olsun.&nbsp;<br /><br
/><strong>HAKKÂRİ:</strong> Yüksekova&rsquo;da olaylar gece yarısına
kadar sürdü.&nbsp;<br /><br /><strong><a class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/ADANA">ADANA</a>: </strong><a
class="IndexLink" href="http://www.ivmedergisi.com/index/BDP">BDP</a>,
birçok sol parti ve örgüt İnönü Parkı&rsquo;na kadar
yürüdü.&nbsp;<br /><br /><strong><a class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/istanbul">İSTANBUL</a>:</strong>
Taksim Tramvay&rsquo;da toplanan 1000 kişi, &lsquo;Yaşasın halkların
kardeşliği&rsquo; sloganları attı. <a class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/BDP">BDP</a>&rsquo;li
milletvekillerinin de katıldığı eylemin ardından Tarlabaşı&rsquo;na
yürüyen kişilerden 34&rsquo;ü gözaltına alındı.<br /><br /><span
style="color: #c41425; font-size: 15px; font-weight: bold"><a
class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/Facebook">Facebook</a> sayfasında son
mesajı: &lsquo;Kaçakçılar haftası&rsquo;</span><br />Saldırıda
ölenlerin çoğu öğrenciydi. Kimi okul masrafı, kimi geçim kaynağı
diyerek çocuk yaşta mayınlı araziye aldırış etmeden sınırın
ötesine geçmeye başladı. Bunlardan birisi 16 yaşındaki Şivan Encü.
Anne ve babası ayrıldığı için tek başına 5 nüfusa bakan Şivan,
ailesinin geçimini sağlamak için okulu bıraktı. Bir katır satın alıp
&lsquo;kaçakçı&rsquo; oldu. &ldquo;Tek ekmek kapısı buydu&rdquo; diyor,
saldırıdan sağ kurtulan yakını Servet Encü. Şervan Encü ise annesini
kanser hastalığından dolayı kaybetti. Babası tek başına 10 nüfusa
bakamıyordu. Üniversite hayali kuran Şervan, okul masraflarını
çıkarmak için kaçakçılık yapıyordu. Saldırıda hayatını kaybeden
Mehmet Ali Tosun&rsquo;un <a class="IndexLink"
href="http://www.ivmedergisi.com/index/Facebook">Facebook</a> profiline
yazdığı söz ise o köyün kaderini gayet çarpıcı biçimde özetliyor:
&lsquo;Bu hafta kaçakçılar haftası.&rsquo; Saldırıdan sağ kurtulan
Servet Encü, beraber gittikleri kişilerin çoğunun öğrenci olduğunu
anlattı <a class="IndexLink"
href="http://www.radikal.com.tr/">Radikal</a>&rsquo;e. Ve ekledi: &ldquo;En
küçüğümüz 13 yaşındaydı. Ortaokula giden de vardı, ilk kez
kaçakçılığa gelen de. Arkadaşlarımın hepsini
kaybettim.&rdquo;&nbsp;<br /><br /><span style="color: #c41425; font-size:
15px; font-weight: bold">HAYATINI KAYBEDENLER </span><br />Seyit Enç, Özcan
Uysal, M. Ali Tosun, Nadir Alma, Adem And, Yüksel Ürek, Salih Ürek, Mehmet
Encü, Nevzat Encü, Hamza Encü, Şervan Encü, Cemal Encü, Osman Encü,
Şıvan Encü, Bilal Encü, Mahsum Encü, Salih Encü, Haki Encü, Serhat
Encü, Savaş Encü, Çetin Encü, Selahattin Encü, Bedran Encü, Hüseyin
Encü, Aslan Encü, Cevat Encü, Selman Encü, Zeydin Encü, Orhan Encü,
Fadıl Encü, Vedat Encü, Cihan Encü, Fikret Encü, Hüsnü Encü, Erkan
Encü.</div></div></div></div></div><p>Kaynak: Radikal</p>

İnşaatta ölen mühendis kadının ailesine 225 bin TL

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/7971>İnşaatta ölen mühendis
kadının ailesine 225 bin TL</a></h1><p style="text-align: justify"><span
style="font-size: 12px; color: red"><span
id="ctl00_cntMain_lblZaman">29.12.2011 - 16:15</span></span><br /><span
style="font-size: 12px; color: red"><span
id="ctl00_cntMain_lblYerAjans">İSTANBUL / AA</span></span></p><p
class="fullPageSpot" style="text-align: justify"><span
id="ctl00_cntMain_lblSpot">İstanbul 7. İş Mahkemesi, bir şantiyede
vinçten düşen parçanın altında kalarak ölen harita mühendisi
Gülseren Yurttaş&#39;ın ailesine 225 bin TL tazminat ödenmesine karar
verdi. İSKİ&#39;nin Sarayburnu-Salacak boru hattı şantiyesinde harita
mühendisi olarak çalışan Gülseren Yurttaş (35), 27 Eylül 2007
tarihinde Hasan Hüseyin Navruz idaresindeki 30 ton kapasiteli mobil vinçten
düşen ve &quot;bom&quot; diye tanımlanan parçanın altında kalarak
hayatını kaybetmişti. </span></p><div class="fullPageRelevantNews"><div
style="margin-left: 10px"><p style="float: left; text-align:
justify">&nbsp;</p></div></div><p style="text-align: justify">İstanbul 7.
İş Mahkemesi, Eminönü&#39;ndeki bir şantiyede vinçten düşen
parçanın altında kalarak ölen harita mühendisi Gülseren
Yurttaş&#39;ın oğulu, annesi, babası ve 3 kardeşine toplam 225 bin TL
manevi tazminat ödenmesine karar verdi.<br />İstanbul 7. İş
Mahkemesindeki duruşmaya, ölen Gülseren Yurttaş&#39;ın davacı kardeşi
Hatice Yurttaş katıldı. Duruşmaya Yurttaş&#39;ın oğlu Yağmur Budak,
babası Eyüp Yurttaş, annesi Habibe Yurttaş, kardeşleri Osman, Yalçın
ve Hatice Yurttaş&#39;ın avukatı Selva Özkarakoç, davalılar Kutay
İnşaat Taahhüt ve Ticaret Şirketi&#39;nin avukatı Kerim Yeşilkaya,
İSKİ&#39;nin avukatı Mehmet Rüştü Aydemir ile ihbar edilen Sosyal
Güvenlik Kurumunun avukatı Ebru Atakan Öztatar da iştirak etti.<br
/>Duruşmada söz alan davacıların avukatı Selva Özkarakoç,
bilirkişinin hesaplamasını işveren tarafından sigortaya bildirilen
ücret üzerinden yaptığını belirterek, &quot;Oysa müvekkillerimin
murisinin, daha yüksek bir maaş ile çalıştığı hususu emsal oda
kayıtları ile anlaşılmıştır. Bu sebeple emsal araştırmalara ilişkin
yazı cevapları nazara alınmak suretiyle yeniden hesaplanma
yaptırılmasını talep ediyorum&quot; dedi.<br />Davalıların avukatları
ise eski beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek, davanın reddini
istediler.<br />Kararı açıklayan hakim, Gülseren Yurttaş&#39;ın tek
çocuğu Yağmur Budak&#39;ın küçük yaşta anne şefkatinden mahrum
kaldığını ve ömür boyunca da mahrum olacağını göz önüne alarak,
anne, baba ve kardeşlerinin de duydukları elem ve acının bir nebze olsun
azaltılabilmesi için Yağmur Budak&#39;a 100 bin TL, baba Eyüp ve anne
Habibe Yurttaş&#39;a 40&#39;ar bin TL ve kardeşler Hatice, Osman ve
Yalçın Yurttaş için 15&#39;er bin TL manevi tazminatın İSKİ, Kutay
İnşaat Taahhüt ve Ticaret ile Detek Deniz Teknik Limited Şirketlerinden
müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine
hükmetti.<br />Maddi zararın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
karşılanmış olması nedeniyle Yağmur Budak ile Habibe Yurttaş
yönünden maddi tazminat istemiyle açılan davanın ise reddine karar veren
mahkeme heyeti, ihbar olunan Sosyal Güvenlik Kurumunun leh ve aleyhine
hüküm tesisine yer olmadığını kararlaştırd ı.<br /><br />-Olayın
geçişi-<br /><br />İSKİ&#39;nin Sarayburnu-Salacak boru hattı
şantiyesinde harita mühendisi olarak çalışan Gülseren Yurttaş (35), 27
Eylül 2007 tarihinde Hasan Hüseyin Navruz idaresindeki 30 ton kapasiteli
mobil vinçten düşen ve &quot;bom&quot; diye tanımlanan parçanın
altında kalarak hayatını kaybetmişti.<br />İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede,
olayın şantiye şefi Kürşat Özarslan, teknik müdür Ali Ener Edis,
operatör Hasan Hüseyin Navruz ve işaretçi Ali Kayın&#39;ın kusurlu
davranışlarının birleşmesi sonucu meydana geldiği ifade edilerek, bu 4
kişi hakkında dava açılmıştı.<br />İstanbul 6. Asliye Ceza
Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda sanıklar Ali Ener Edis ile
Kürşat Özarslan&#39;ın meydana gelen olayda &quot;asli kusurlu&quot;
oldukları göz önüne alınarak &quot;dikkatsizlik ve tedbirsizlikle
ölüme sebebiyet vermek&quot; suçundan çarptırıldıkları 2 yıl
6&#39;şar ay hapis cezaları, 18 bin 200&#39;er TL adli para cezasına
çevrilmişti.<br />Sanıklardan Hasan Hüseyin Navruz, olaydaki kusur durumu
da göz önüne alınarak, aynı suçlamaya ilişkin çarptırıldığı 1
yıl 8 ayl ık hapis cezası 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrilirken,
Ali Kayın&#39;ın, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporunda
olayda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar
verilmişti.<br />Yurttaş&#39;ın yakınları, aynı zamanda ilgili
kurumlardan maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmıştı.</p><p
style="text-align: justify">kaynak:haberjet.com</p>

İnşaatta ölen mühendis kadının ailesine 225 bin TL

İnşaatta ölen mühendis
kadının ailesine 225 bin TL

id="ctl00_cntMain_lblZaman">29.12.2011 - 16:15
id="ctl00_cntMain_lblYerAjans">İSTANBUL / AA

class="fullPageSpot">İstanbul 7. İş
Mahkemesi, bir şantiyede vinçten düşen parçanın altında kalarak ölen
harita mühendisi Gülseren Yurttaş'ın ailesine 225 bin TL tazminat
ödenmesine karar verdi. İSKİ'nin Sarayburnu-Salacak boru hattı
şantiyesinde harita mühendisi olarak çalışan Gülseren Yurttaş (35), 27
Eylül 2007 tarihinde Hasan Hüseyin Navruz idaresindeki 30 ton kapasiteli
mobil vinçten düşen ve "bom" diye tanımlanan parçanın
altında kalarak hayatını kaybetmişti.
class="fullPageRelevantNews">

 

İstanbul 7.
İş Mahkemesi, Eminönü'ndeki bir şantiyede vinçten düşen
parçanın altında kalarak ölen harita mühendisi Gülseren
Yurttaş'ın oğulu, annesi, babası ve 3 kardeşine toplam 225 bin TL
manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
İstanbul 7. İş
Mahkemesindeki duruşmaya, ölen Gülseren Yurttaş'ın davacı kardeşi
Hatice Yurttaş katıldı. Duruşmaya Yurttaş'ın oğlu Yağmur Budak,
babası Eyüp Yurttaş, annesi Habibe Yurttaş, kardeşleri Osman, Yalçın
ve Hatice Yurttaş'ın avukatı Selva Özkarakoç, davalılar Kutay
İnşaat Taahhüt ve Ticaret Şirketi'nin avukatı Kerim Yeşilkaya,
İSKİ'nin avukatı Mehmet Rüştü Aydemir ile ihbar edilen Sosyal
Güvenlik Kurumunun avukatı Ebru Atakan Öztatar da iştirak etti. />Duruşmada söz alan davacıların avukatı Selva Özkarakoç,
bilirkişinin hesaplamasını işveren tarafından sigortaya bildirilen
ücret üzerinden yaptığını belirterek, "Oysa müvekkillerimin
murisinin, daha yüksek bir maaş ile çalıştığı hususu emsal oda
kayıtları ile anlaşılmıştır. Bu sebeple emsal araştırmalara ilişkin
yazı cevapları nazara alınmak suretiyle yeniden hesaplanma
yaptırılmasını talep ediyorum" dedi.
Davalıların avukatları
ise eski beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek, davanın reddini
istediler.
Kararı açıklayan hakim, Gülseren Yurttaş'ın tek
çocuğu Yağmur Budak'ın küçük yaşta anne şefkatinden mahrum
kaldığını ve ömür boyunca da mahrum olacağını göz önüne alarak,
anne, baba ve kardeşlerinin de duydukları elem ve acının bir nebze olsun
azaltılabilmesi için Yağmur Budak'a 100 bin TL, baba Eyüp ve anne
Habibe Yurttaş'a 40'ar bin TL ve kardeşler Hatice, Osman ve
Yalçın Yurttaş için 15'er bin TL manevi tazminatın İSKİ, Kutay
İnşaat Taahhüt ve Ticaret ile Detek Deniz Teknik Limited Şirketlerinden
müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine
hükmetti.
Maddi zararın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından
karşılanmış olması nedeniyle Yağmur Budak ile Habibe Yurttaş
yönünden maddi tazminat istemiyle açılan davanın ise reddine karar veren
mahkeme heyeti, ihbar olunan Sosyal Güvenlik Kurumunun leh ve aleyhine
hüküm tesisine yer olmadığını kararlaştırd ı.

-Olayın
geçişi-

İSKİ'nin Sarayburnu-Salacak boru hattı
şantiyesinde harita mühendisi olarak çalışan Gülseren Yurttaş (35), 27
Eylül 2007 tarihinde Hasan Hüseyin Navruz idaresindeki 30 ton kapasiteli
mobil vinçten düşen ve "bom" diye tanımlanan parçanın
altında kalarak hayatını kaybetmişti.
İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede,
olayın şantiye şefi Kürşat Özarslan, teknik müdür Ali Ener Edis,
operatör Hasan Hüseyin Navruz ve işaretçi Ali Kayın'ın kusurlu
davranışlarının birleşmesi sonucu meydana geldiği ifade edilerek, bu 4
kişi hakkında dava açılmıştı.
İstanbul 6. Asliye Ceza
Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda sanıklar Ali Ener Edis ile
Kürşat Özarslan'ın meydana gelen olayda "asli kusurlu"
oldukları göz önüne alınarak "dikkatsizlik ve tedbirsizlikle
ölüme sebebiyet vermek" suçundan çarptırıldıkları 2 yıl
6'şar ay hapis cezaları, 18 bin 200'er TL adli para cezasına
çevrilmişti.
Sanıklardan Hasan Hüseyin Navruz, olaydaki kusur durumu
da göz önüne alınarak, aynı suçlamaya ilişkin çarptırıldığı 1
yıl 8 ayl ık hapis cezası 12 bin 100 TL adli para cezasına çevrilirken,
Ali Kayın'ın, tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporunda
olayda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar
verilmişti.
Yurttaş'ın yakınları, aynı zamanda ilgili
kurumlardan maddi ve manevi tazminat istemiyle dava
açmıştı.

kaynak:haberjet.com

+İvme'den Füze Kalkanı Çadırı Ziyareti

+İvme'den Füze Kalkanı
Çadırı Ziyareti

Ülkemizin dört bir yanına kurulan NATO
ve ABD askeri üsleri ve en son olarak da Malatya Kürecik’te
kurulması planlanan füze kalkanına hayır demek için birçok şehirde
açlık grevi çadırları açarak "Füze Kalkanı Değil Demokratik
Lise İstiyoruz" kampanyasını sürdüren
Halk
Cephesi
/Liseli Dev-Genç'in 25-29 Aralık tarihlerinde
Ankara Sakarya Meydanı'ndaki eylemine +İvme
de destek verdi. 27 Aralık günü kızıl baretlerle çadır ziyareti
yapıldı. 28 Aralık günü ise İvme Müzik Grubu, türküleri ve
halaylarıyla çadıra destek verdi. Çadır eylemi bugün saat 13.00'da
basın açıklamasıyla sonlandırıldı.