25 Mart 2012 Pazar

"Biz, işlerinden atılan Asil Çelik işçileriyiz..."

"Biz, işlerinden atılan
Asil Çelik işçileriyiz..."

src="http://halkinsesi.tv/images/stories/haber/Mart2012/AsilCelik-iscileri-Bursa-acklm-20120322-k.jpg"
style="float: left; margin-left: 10px; margin-right: 10px;" />22 Mart 2012
Perşembe günü saat 17.00’da Bursa, Orhangazi meydanında Asil Çelik
fabrikasından atılan işçiler, atılmalarını protesto etmek ve işlerine
geri dönmek için basın açıklaması ve oturma eylemi yaptılar.

20
işçi ve onları destekleyenlerin katıldığı basın açıklamasında
halkın ilgisi yoğundu, okunan açıklama, yapılan konuşmalar ve
sloganları alkışlayarak işçileri desteklediler.

Eylemde,
“İşçiyiz Haklıyız”,“Babalar İşsiz
Çocuklar Aç”,“Yaşasın Onurlu Mücadelemiz”,
“Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”,
“İş Ekmek Yoksa Barış da Yok”, “Direne Direne
Kazanacağız”, “Zafer Direnen Emekçinin Olacak”
“Asil Çelik İşçisi Yalnız Değildir”

sloganları atıldı.

“İşimizi
İstiyoruz”
pankartıyla birlikte ellerinde
dövizleri bulunan işçiler yarım saat süren oturma eyleminde haklarını
sloganlarıyla dile getirdiler.

Oturma eyleminden sonra toplu olarak
Orhangazi esnafı gezilerek, okunan açıklama metninden 50 adet dağıtan
işçilere, esnaf, bildirileri camlarına yapıştırarak desteklerini
belirtti.

Bu basın açıklamasına hazırlanırken duyulan fabrikadan
yeni işten atılmaların olduğu haberinin atılan işçileri daha bir
bilediği görüldü. 32 atılan işçiye 3 işçinin daha eklendiği
öğrenildi. Atılanların daha önce basın açıklamalarına katılan ve
atılan işçileri açıkça destekleyen işçilerden olduğu anlaşıldı.
Bu atılan işçilerden birsinin emekli olmasına 1.5 ay kalmasına rağmen
“performans eksikliği” bahane edilerek atıldığı
öğrenildiğinde işçilerdeki öfke daha da arttı. İşçiler, eyleme
sendikacıların gelmemelerine rağmen basın açıklamalarını
gerçekleştirdiklerini, bu sendikacıların, sendikalarını temsil
edemediğini, hatta sendikacıdan çok “iyi gün dostları” gibi
“iyi gün sendikacılığı” yaptıklarını dile getirdiler.
Hatta sabah saatlerinde sendikacıların tüm Asil Çelik işçilerinin cep
telefonuna “basın açıklaması eyleminin iptal
edildiği”
ne dair mesaj gönderdiklerini söylediler. Bir
gün öncesinde ise yine tüm işçilere atılan işçilerin ısrarıyla
basın açıklamasına çağrı mesajı atılmış olması
her şeyi açık açık ortaya koyduğu vurgulandı. İşçiler, son söz
olarak sendikacılarla “yol ayrımına girdiklerini” artık kendi
güçlerine güvenerek sonuna kadar mücadele ederek işlerine geri
döneceklerini söylediler.

Basın açıklamasına Devrimci İşçi
Hareketi de “İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız, Asil Çelik
İşçisi Yalnız Değildir”
yazan dövizleriyle katıldı.
Eğitim-Sen de işçileri destekleyenler
arasındaydı.

*

Asilçelik işçilerinin okuduğu basın
acıklaması

22/03/2012

Değerli
Orhangazi halkı ve basın emekçileri,

Bize bu onurlu
mücadelemizde gönlüyle kalbiyle varlığıyla yanımızda olan destek
veren herkese selam olsun.

Bizler; sıkıntısı çilesi hiç bitmeyen;
üretim rekorları kırıp, dünyanın en kaliteli çeliklerini üreten,
ağır şartlar altında ve gerektiğinde canını bile veren emektar Asil
Çelik işçileriyiz. Bizler; söz hakkı verilmeden hukuki yolunuz açık
denilerek işlerinden atılan Asil Çelik işçileriyiz.

Bu basın
açıklamamıza ve bu hak arama eylemimize hazırlanırken Asil Çelik
işvereni bizi destekleyen basın açıklamalarımıza katılan hala iş
yerinde olan işçi arkadaşlarımızı işten atmakla tehdit etmiş ve
işten atmıştır.Haber  alabildiğimiz kadarıyla bu saat itibariyle
işten atılanların sayısı 3 civarındadır ilk işten atılanlarla
birlikte bu sayı 35 olmuştur. Daha fazla olmayacağının garantisi yoktur.
Fakat Asil Çelik işvereni unutmasın ki bu tehditler ve baskılar destek
katılımını etkilese de yılların dostluğunu  tehditlerle ve
baskılarla yıkamaz. Biz, her ne şart altında olursak olalım,
işçi dayanışmasını ve dostluğunu yaşatırız,
yaşatacağız.

İşimize geri dönmek için
yasal olarak işe iade mahkememiz için davamızı açtık. Ancak daha önce
de dediğimiz gibi, yasal sürecin sonu ne olursa olsun mücadele etmekten
vazgeçmeyeceğiz. Yollarda alanlarda evimiz yuvamız işyerimize dönmek
için her türlü yasal ve meşru mücadeleyi sürdüreceğiz.

Bizler
hırsızlık hainlik yapmadık. İşten atılan işçi kardeşlerimizi
sahiplendik. Sahiplenmemizi içine sindiremeyen ve bunu bahane eden işveren
onurumuzu ayaklar altına aldı.

İş yerine girmemize
“işgal”  diyen işverenin yaptığı suç duyurusu
savcılık tarafından takipsizlik kararı verildi. Hukuken de
suçlanamayacağımız ortaya çıkmıştır. Haksız yere işten
atıldığımızın bir göstergesidir bu karar.

Susmayacağız,
yılmayacağız,vazgeçmeyeceğiz.

İşimize geri dönene kadar bu
mücadeleyi sürdüreceğiz.

Buradan işten atılan Asil Çelik
işçileri olarak Birleşik Metal İş Sendikası Bursa Şubesi ve Genel
Merkez yönetimine de sesleniyoruz;

Biz işten atılan işçileri ne
zaman desteklemeyi düşünüyorsunuz?

Biz işten atılan işçiler ne
yapmalıyız?

Biz işten atılan işçiler işimizden onurumuzdan vaz
mı geçmeliyiz?

Biz işten atılan işçiler olarak işimize geri
dönmek için mücadele etmeyelim mi?

Bu sorulara cevap beklemiyoruz
çünkü şimdi burada üçüncüsünü yaptığımız basın açıklaması
eylemimizde de yanımızda bulunmayarak tarafınızı ve biz işçilere
bakışınızı ortaya koymuş oluyorsunuz.

Başka bir iş yerinde
örgütlenme çalışması yaptığınızı bahane ederek bizlerle
dayanışma içerisine girmediniz. Soruyoruz;yeni örgütlenme yaptığınız
işyerinde de işten atılmalar olduğunda ne yapacaksınız? Sizler iyi
günlerimizde yanımızda kötü günlerimizde uzağımızda durarak mı
işçi hakkı arayacaksınız?

Siz sendikacılara son kez sesleniyoruz:
İşimize geri dönmek için verdiğimiz bu mücadelenin yanında
olun.Tarafınızı seçin.

Emeğin ve işçi onurunun mücadelesini
verdiğinizi söylüyorsanız; bunun gereklerini yerine getirin.

Bizler
işten atılan Asil Çelik işçileri olarak siz sendikacılar yanımızda
olmasanız da işimize geri dönmek için mücadele etmeye devam
edeceğiz.

Bizleri işten atarak onursuzluğa sürüklemek isteyenlere
sonuna sonsuza sonucumuza kadar mücadele ederek cevabımızı
vereceğiz.

İşimizi
İstiyoruz

İşçiyiz Haklıyız
Kazanacağız

Direne Direne
Kazanaca
ğız

Zafer
Direnen Emekçinin Olacak

Yaşasın Onurlu
Mücadelemiz

Yaşasın Asilçelik
İşçis
i

İŞTEN ATILAN
ASİLÇELİK İŞÇİLERİ

src="http://halkinsesi.tv/images/stories/haber/Mart2012/AsilCelik-iscileri-Bursa-acklm-20120322-b.jpg"
/>

Kaynak: halkinsesi.tv

"Biz, işlerinden atılan Asil Çelik işçileriyiz..."

"Biz, işlerinden atılan Asil Çelik işçileriyiz..."

22 Mart 2012 Perşembe günü saat 17.00’da Bursa, Orhangazi meydanında Asil Çelik fabrikasından atılan işçiler, atılmalarını protesto etmek ve işlerine geri dönmek için basın açıklaması ve oturma eylemi yaptılar.

20 işçi ve onları destekleyenlerin katıldığı basın açıklamasında halkın ilgisi yoğundu, okunan açıklama, yapılan konuşmalar ve sloganları alkışlayarak işçileri desteklediler.

Eylemde, “İşçiyiz Haklıyız”,“Babalar İşsiz Çocuklar Aç”,“Yaşasın Onurlu Mücadelemiz”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”, “İş Ekmek Yoksa Barış da Yok”, “Direne Direne Kazanacağız”, “Zafer Direnen Emekçinin Olacak” “Asil Çelik İşçisi Yalnız Değildir” sloganları atıldı.

“İşimizi İstiyoruz” pankartıyla birlikte ellerinde dövizleri bulunan işçiler yarım saat süren oturma eyleminde haklarını sloganlarıyla dile getirdiler.

Oturma eyleminden sonra toplu olarak Orhangazi esnafı gezilerek, okunan açıklama metninden 50 adet dağıtan işçilere, esnaf, bildirileri camlarına yapıştırarak desteklerini belirtti.

Bu basın açıklamasına hazırlanırken duyulan fabrikadan yeni işten atılmaların olduğu haberinin atılan işçileri daha bir bilediği görüldü. 32 atılan işçiye 3 işçinin daha eklendiği öğrenildi. Atılanların daha önce basın açıklamalarına katılan ve atılan işçileri açıkça destekleyen işçilerden olduğu anlaşıldı. Bu atılan işçilerden birsinin emekli olmasına 1.5 ay kalmasına rağmen “performans eksikliği” bahane edilerek atıldığı öğrenildiğinde işçilerdeki öfke daha da arttı. İşçiler, eyleme sendikacıların gelmemelerine rağmen basın açıklamalarını gerçekleştirdiklerini, bu sendikacıların, sendikalarını temsil edemediğini, hatta sendikacıdan çok “iyi gün dostları” gibi “iyi gün sendikacılığı” yaptıklarını dile getirdiler. Hatta sabah saatlerinde sendikacıların tüm Asil Çelik işçilerinin cep telefonuna “basın açıklaması eyleminin iptal edildiği”ne dair mesaj gönderdiklerini söylediler. Bir gün öncesinde ise yine tüm işçilere atılan işçilerin ısrarıyla basın açıklamasına çağrı mesajı atılmış olması her şeyi açık açık ortaya koyduğu vurgulandı. İşçiler, son söz olarak sendikacılarla “yol ayrımına girdiklerini” artık kendi güçlerine güvenerek sonuna kadar mücadele ederek işlerine geri döneceklerini söylediler.

Basın açıklamasına Devrimci İşçi Hareketi de “İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız, Asil Çelik İşçisi Yalnız Değildir” yazan dövizleriyle katıldı. Eğitim-Sen de işçileri destekleyenler arasındaydı.

*

Asilçelik işçilerinin okuduğu basın acıklaması

22/03/2012

Değerli Orhangazi halkı ve basın emekçileri,

Bize bu onurlu mücadelemizde gönlüyle kalbiyle varlığıyla yanımızda olan destek veren herkese selam olsun.

Bizler; sıkıntısı çilesi hiç bitmeyen; üretim rekorları kırıp, dünyanın en kaliteli çeliklerini üreten, ağır şartlar altında ve gerektiğinde canını bile veren emektar Asil Çelik işçileriyiz. Bizler; söz hakkı verilmeden hukuki yolunuz açık denilerek işlerinden atılan Asil Çelik işçileriyiz.

Bu basın açıklamamıza ve bu hak arama eylemimize hazırlanırken Asil Çelik işvereni bizi destekleyen basın açıklamalarımıza katılan hala iş yerinde olan işçi arkadaşlarımızı işten atmakla tehdit etmiş ve işten atmıştır.Haber  alabildiğimiz kadarıyla bu saat itibariyle işten atılanların sayısı 3 civarındadır ilk işten atılanlarla birlikte bu sayı 35 olmuştur. Daha fazla olmayacağının garantisi yoktur. Fakat Asil Çelik işvereni unutmasın ki bu tehditler ve baskılar destek katılımını etkilese de yılların dostluğunu  tehditlerle ve baskılarla yıkamaz. Biz, her ne şart altında olursak olalım, işçi dayanışmasını ve dostluğunu yaşatırız, yaşatacağız.

İşimize geri dönmek için yasal olarak işe iade mahkememiz için davamızı açtık. Ancak daha önce de dediğimiz gibi, yasal sürecin sonu ne olursa olsun mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Yollarda alanlarda evimiz yuvamız işyerimize dönmek için her türlü yasal ve meşru mücadeleyi sürdüreceğiz.

Bizler hırsızlık hainlik yapmadık. İşten atılan işçi kardeşlerimizi sahiplendik. Sahiplenmemizi içine sindiremeyen ve bunu bahane eden işveren onurumuzu ayaklar altına aldı.

İş yerine girmemize “işgal”  diyen işverenin yaptığı suç duyurusu savcılık tarafından takipsizlik kararı verildi. Hukuken de suçlanamayacağımız ortaya çıkmıştır. Haksız yere işten atıldığımızın bir göstergesidir bu karar.

Susmayacağız, yılmayacağız,vazgeçmeyeceğiz.

İşimize geri dönene kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.

Buradan işten atılan Asil Çelik işçileri olarak Birleşik Metal İş Sendikası Bursa Şubesi ve Genel Merkez yönetimine de sesleniyoruz;

Biz işten atılan işçileri ne zaman desteklemeyi düşünüyorsunuz?

Biz işten atılan işçiler ne yapmalıyız?

Biz işten atılan işçiler işimizden onurumuzdan vaz mı geçmeliyiz?

Biz işten atılan işçiler olarak işimize geri dönmek için mücadele etmeyelim mi?

Bu sorulara cevap beklemiyoruz çünkü şimdi burada üçüncüsünü yaptığımız basın açıklaması eylemimizde de yanımızda bulunmayarak tarafınızı ve biz işçilere bakışınızı ortaya koymuş oluyorsunuz.

Başka bir iş yerinde örgütlenme çalışması yaptığınızı bahane ederek bizlerle dayanışma içerisine girmediniz. Soruyoruz;yeni örgütlenme yaptığınız işyerinde de işten atılmalar olduğunda ne yapacaksınız? Sizler iyi günlerimizde yanımızda kötü günlerimizde uzağımızda durarak mı işçi hakkı arayacaksınız?

Siz sendikacılara son kez sesleniyoruz: İşimize geri dönmek için verdiğimiz bu mücadelenin yanında olun.Tarafınızı seçin.

Emeğin ve işçi onurunun mücadelesini verdiğinizi söylüyorsanız; bunun gereklerini yerine getirin.

Bizler işten atılan Asil Çelik işçileri olarak siz sendikacılar yanımızda olmasanız da işimize geri dönmek için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bizleri işten atarak onursuzluğa sürüklemek isteyenlere sonuna sonsuza sonucumuza kadar mücadele ederek cevabımızı vereceğiz.

İşimizi İstiyoruz

İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız

Direne Direne Kazanacağız

Zafer Direnen Emekçinin Olacak

Yaşasın Onurlu Mücadelemiz

Yaşasın Asilçelik İşçisi

İŞTEN ATILAN ASİLÇELİK İŞÇİLERİ

Kaynak: halkinsesi.tv

Özgür Gündem Gazetesi'ne kapatma cezası

Özgür Gündem Gazetesi'ne kapatma cezası

Özgür Gündem Gazetesi hakkında 1 ay kapatma cezası verildi. Gazetenin basımının yapıldığı Gün Matbaası polisler tarafından basılarak gazetenin yarınki sayılarına el konuldu

Özgür Gündem Gazetesi hakkında 1 ay kapatma cezası verildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, gazetenin bugünkü sayısının 1, 8, 9, 10 ve 11. sayfalarında yer alan haber, yorum ve fotoğrafların "Örgüt propagandası" yaptığı iddiasıyla, gazeteye 1 ay kapatma cezası verirken, gazetenin bugün ve yarın çıkacak tüm sayılarına el konulmasına karar verdi. Kararın ardından gazetenin basımının yapıldığı Gün Matbaası'nı basan polis, gazetenin yarın çıkacak olan sayısına el koydu.

30 Mayıs 1992'de yayın hayatına başladıktan sonra 8 muhabir ile 19 dağıtımcısı katledilen ve 14 Nisan 1994'te kapatılan Özgür Gündem Gazetesi, 17 yıl aradan sonra geçtiğimiz yıl 4 Nisan'da okurları ile buluşmuştu. 30 Mayıs 1992'de İstanbul'da başlayan ve yayın yaptığı süre boyunca büroları defalarca basılan, 30'u muhabir olmak üzere 76 çalışanı öldürülen Özgür Gündem gazetesi 14 Nisan 1994'te kapatıldı. Özgür Gündem, JİTEM'in bölgedeki faaliyetlerini ve Hizbullah katliamlarını gündeme getiren ilk yayın organı olmuştu. Yayına başladıktan sadece 7 gün sonra Diyarbakır Muhabiri Hafız Akdemir öldürüldü. Ardından Ferhat Tepe, Nazım Babaoğlu başta olmak üzere 30 muhabiri öldürüldü. OHAL Bölgesi'ne girişi yasaklanan gazetenin dağıtımını üstlenenler de hedefteydi. JİTEM ve Hizbullah militanlarınca işlenen bu cinayetler sonucu iki yılda 76 gazete çalışanı hayatını kaybetti. 17 Nisan 1994'te tamamen kapatıldıktan sonra, Özgür Gündem'in ardılı olarak 28 Nisan 1994'te Özgür Ülke gazetesi yayına başladı. Bu gazetenin de üç bürosu 3 Aralık 1994'te bombalandı. Bombalı saldırılarda gazete çalışanı Ersin Yıldız yaşamını yitirirken, 21 çalışanı da yaralandı.

Özgür Gündem Gazetesi, 17 yıllık aranın ardından geçtiğimiz yıl 4 Nisan günü "Mirasınızı devralıyoruz" sürmanşetiyle yayına başlamıştı.

Kaynak: ANF

Özgür Gündem Gazetesi'ne kapatma cezası

Özgür Gündem Gazetesi'ne
kapatma cezası

Özgür Gündem Gazetesi hakkında 1 ay kapatma
cezası verildi. Gazetenin basımının yapıldığı Gün Matbaası polisler
tarafından basılarak gazetenin yarınki sayılarına el konuldu
/>Özgür Gündem Gazetesi hakkında 1 ay kapatma cezası verildi. İstanbul
14. Ağır Ceza Mahkemesi, gazetenin bugünkü sayısının 1, 8, 9, 10 ve
11. sayfalarında yer alan haber, yorum ve fotoğrafların "Örgüt
propagandası" yaptığı iddiasıyla, gazeteye 1 ay kapatma cezası
verirken, gazetenin bugün ve yarın çıkacak tüm sayılarına el
konulmasına karar verdi. Kararın ardından gazetenin basımının
yapıldığı Gün Matbaası'nı basan polis, gazetenin yarın çıkacak
olan sayısına el koydu.

30 Mayıs 1992'de yayın hayatına
başladıktan sonra 8 muhabir ile 19 dağıtımcısı katledilen ve 14 Nisan
1994'te kapatılan Özgür Gündem Gazetesi, 17 yıl aradan sonra
geçtiğimiz yıl 4 Nisan'da okurları ile buluşmuştu. 30 Mayıs
1992'de İstanbul'da başlayan ve yayın yaptığı süre boyunca
büroları defalarca basılan, 30'u muhabir olmak üzere 76 çalışanı
öldürülen Özgür Gündem gazetesi 14 Nisan 1994'te kapatıldı.
Özgür Gündem, JİTEM'in bölgedeki faaliyetlerini ve Hizbullah
katliamlarını gündeme getiren ilk yayın organı olmuştu. Yayına
başladıktan sadece 7 gün sonra Diyarbakır Muhabiri Hafız Akdemir
öldürüldü. Ardından Ferhat Tepe, Nazım Babaoğlu başta olmak üzere 30
muhabiri öldürüldü. OHAL Bölgesi'ne girişi yasaklanan gazetenin
dağıtımını üstlenenler de hedefteydi. JİTEM ve Hizbullah
militanlarınca işlenen bu cinayetler sonucu iki yılda 76 gazete
çalışanı hayatını kaybetti. 17 Nisan 1994'te tamamen
kapatıldıktan sonra, Özgür Gündem'in ardılı olarak 28 Nisan
1994'te Özgür Ülke gazetesi yayına başladı. Bu gazetenin de üç
bürosu 3 Aralık 1994'te bombalandı. Bombalı saldırılarda gazete
çalışanı Ersin Yıldız yaşamını yitirirken, 21 çalışanı da
yaralandı.

Özgür Gündem Gazetesi, 17 yıllık aranın
ardından geçtiğimiz yıl 4 Nisan günü "Mirasınızı
devralıyoruz" sürmanşetiyle yayına başlamıştı.

Kaynak:
ANF

2.Bağımsız Türkiye Konseri 15 Nisan'da

2.Bağımsız Türkiye Konseri 15 Nisan'da

Grup Yorum, Bağımsız Türkiye isimli konserinin ikincisini vermeye hazırlanıyor.

Bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan konser, geçen sene olduğu gibi yine Bakırköy Halk Pazarı'nda olacak.

Konser 15 Nisan 2012 tarihinde gerçekleşecek, geçen seneki gibi, yine ücretsiz yapılacak.

Konsere katılacak konuk sanatçılar

-Zülfü Livaneli
-Aynur Doğan
-Aylin Aslım
-Hüseyin Turan
Ve şiirleriyle
Nihat Behram olacak.

YER: Bakırköy Halk Pazarı (Bakırköy Adliyesi Arkası)
TARİH: 15 Nisan 2012
SAAT:15.00
İLETİŞİM: 0 (212) 238 81 46

Kaynak: Anadolunun Sesi

2.Bağımsız Türkiye Konseri 15 Nisan'da

2.Bağımsız Türkiye
Konseri 15 Nisan'da

Grup Yorum, Bağımsız Türkiye isimli
konserinin ikincisini vermeye hazırlanıyor.

Bu yıl ikincisi
gerçekleştirilecek olan konser, geçen sene olduğu gibi yine Bakırköy
Halk Pazarı'nda olacak.

Konser 15 Nisan 2012 tarihinde
gerçekleşecek, geçen seneki gibi, yine ücretsiz yapılacak.

Konsere
katılacak konuk sanatçılar

-Zülfü Livaneli
-Aynur Doğan />-Aylin Aslım
-Hüseyin Turan
Ve şiirleriyle
Nihat Behram
olacak.

src="http://www.ivmedergisi.com/files/resim/grupyorum002.jpg" style="width:
500px;" />

YER: Bakırköy Halk Pazarı (Bakırköy Adliyesi
Arkası)
TARİH: 15 Nisan 2012
SAAT:15.00
İLETİŞİM: 0
(212) 238 81 46

Kaynak: Anadolunun Sesi

KESK, 28-29 Mart'ta Ankara'da olacak

KESK, 28-29 Mart'ta
Ankara'da olacak

KESK üyeleri, zorunlu eğitimi kesintili
hale getiren 4+4+4 yasa tasarısı ile sendikal alana ilişkin yeni
saldırılar içeren yasa tasarısına karşı, 28-29 Mart'ta
Ankara'da olacak.

KESK Genel Başkanı Lami Özgen,
zorunlu eğitimi kesintili hale getiren 4+4+4 yasa tasarısı ile sendikal
alana ilişkin yeni saldırılar içeren yasa tasarısına karşı, 28-29
Mart'ta Ankara'da olacaklarını
açıkladı.

Konfederasyon'a bağlı Eğitim-Sen binasında sendika
başkanlarıyla birlikte basın toplantısı düzenleyen Özgen, söz konusu
iki yasa tasarısının önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu'na
gelmesinin beklendiğini söyledi.

'EĞİTİMİN SORUNLARI DAHA DA
DERİNLEŞECEK'

Hükümetin 4+4+4 düzenlemesinin eğitimde
yaşanan sorunları çözmek yerine daha da derinleştireceği uyarısında
bulunan Özgen, "Halkın büyük bir bölümünün ve bilim
insanlarının kaygılarının giderilmediği bir ortamda, tamamen
'rövanş alma' zihniyeti üzerinden yapılacak bir yasal
düzenlemenin başta çocuklarımız olmak üzere bu topluma yarar
sağlamayacağı açıktır" dedi.

'MÜCADELECİ SENDİKALAR
SUSTURULMAK İSTENİYOR'

Hükümetin tüm toplumu baskı altında
tutma amacında olduğuna dikkat çeken Özgen, Toplu İş İlişkileri Yasa
Tasarısı ve 4688 Sayılı yasada değişiklikler öngören yasa
tasarısının da aynı amaçla gündeme getirildiğini ve mücadeleci
sendikaları hedeflediğini belirtti.

KESK Genel Başkanı Lami Özgen,
yasa tasarısına ilişkin olarak şu eleştirilerde bulundu: />"Toplu İş İlişkileri Yasası ile sendikal hareket işkolu, işyeri
ve işletme barajları ile kuşatılmaktadır. Ekonomik Sosyal Konsey üyesi
konfederasyonlara üye sendikalar dışındaki bağımsız sendika
kurulmasını engellemek için yüzde 3 işkolu barajı getirilmekte, grev
yasakları ve anti demokratik düzenlemeler büyük ölçüde
korunmaktadır.
4688 sayılı yasada yapılmak istenen değişiklikler
kamu emekçileri sendikal hareketini tamamen yandaş sendikalar üzerinden
şekillendirmek üzerine
kurgulanmıştır."

'EĞİTİM-SEN'İN GREVİNİ
DESTEKLEYECEĞİZ'

"Siyasi iktidar, bugüne kadar defalarca
yaptığı gibi, oldu-bittiye getirmeye çalıştığı bu yasa
düzenlemelerinde de toplumun genel çıkarından çok, kendi siyasal
çıkarları doğrultusunda hareket etmektedir" diyen Özgen, bu tutuma
karşı direneceklerini belirtti.,

KESK Genel Başkanı Lami Özgen,
28-29 Mart'ta Ankara'da olacaklarını belirtti, "KESK olarak
Türkiye’nin dört bir tarafından gelen on binlerle 28-29 Mart
tarihlerinde Ankara meydanlarında olacağız. Sendikamız Eğitim
Sen-'in 4+4+4 kademeli eğitim düzenlemesine karşı aynı tarihlerde
hayata geçireceği grevi sonuna kadar sahiplenecek, yıllardır sorunlarla
boğuşan eğitim sisteminin Başbakan'ın 'dindar nesil'
yetiştirme sevdasına kurban edilmesine seyirci kalmayacağız"
dedi.

Özgen, tüm halkı, mücadelelerine destek vermeye
çağırdı.

Kaynak: etha