10 Ocak 2013 Perşembe

Görüşe Giden Arkadaşlarımıza Saldırı

Görüşe Giden
Arkadaşlarımıza Saldırı

Bugün
(10.01.2013) sabah İlhan Kaya ve Barış Önal'ın görüşüne
hapishaneye giden arkadaşlarımıza gardiyanlar saldırmıştır. Şu anda
hapishanin nizamiyesinde tutulan arkadaşlarımızdan kimlikleri istenmiş
onlar da vermemiştir. Polis çağıran hapishane idaresi arkadaşlarımıza
hem saldırıp hem de hukuksuzca tutmaktadır.

Saldırya uğrayan arkadaşlarımızın isimleri şöyle;

style="text-align: justify">Ezgi Antmen, Egemen Akkuş, Mayıs Kurt, Zeynep
Aslan, Özkan Kayöz

Tüm
saldırılarınıza ve baskılarınıza rağmen tutsaklarımızı
sahipleneceğiz, onları işkencecilerin ellerinde
bırakmayacağız.

MÜHENDİSİZ
MİMARIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

 

9 Ocak 2013 Çarşamba

Polisin suç beklentisi

Polisin suç
beklentisi

Polis, KESK yöneticisi Şimşek'in
konuşacağı panel öncesi kaymakamlıktan, "Sözlerinde suç unsuru
olabilir" diyerek toplantıyı kaydetme izni
aldı.

src="http://i.radikal.com.tr/480x325/2013/01/08/fft64_mf1279750.Jpeg"
style="width: 480px; height: 325px; " />

Balıkesir’in
Burhaniye İlçe Emniyeti, Kamu Emekçileri Sendikası
Konfederasyonu’nun (KESK) panelini, ilginç bir gerekçeyle ‘ses
ve görüntü’ kaydı altına aldı. Emniyet, panele katılan KESK
Merkez Yürütme Kurulu üyesi Akman Şimşek’in konuşması
‘yasadışı söylemlerde bulunabileceği’ gerekçesiyle
kaydetmek için kaymakamlığa başvurdu. Kaymakamlık da izin
verdi. 
KESK’e bağlı Eğitim-Sen Burhaniye
Temsilciliği, 5 Ocak 2013 tarihinde ‘Yeni Personel Sistemi ve 657
Sayılı DMK’ konulu bir panel düzenlemek istedi. Panele konuşmacı
olarak KESK yöneticisi Akman Şimşek de çağırıldı. Panel için
‘Hüsnü Pazarbaşı Kültür Merkezi’ seçildi. Burhaniye
Emniyeti, kaymakamlığa başvurarak panelde ses ve görüntü kaydı yapmak
için izin istedi. Emniyetin kaymakamlığa yaptığı izin başvurusunda,
panele konuşmacı olarak katılan KESK MYK üyesi Akman Şimşek’in
GBT’sinin incelendiği belirtilerek şöyle
denildi: 
“Panelistler hakkında GBT Büro Amirliğimiz
ile yapılan yazışma neticesinde panelistlerden Akman Şimşek’in
aranan şahıslardan olmadığı, ancak 2005-2012 yılları arasında 4 il ve
2 ilçede 27 ayrı suçtan (Kanuna aykırı toplantı ve gösteri
yürüyüşleri yönetmek ve bunların hareketlerine katılmak/ Terör
örgütü propagandası yapmak/Silahlı Terör örgütüne üye olmak,
hakaret vb) kaydının bulunduğu tespit edilmiş olup yasadışı
söylemlerde bulunabileceği
değerlendirilmektedir.” 
Emniyet, toplantıya illegal
örgüt sempatizanlarının sızma ihtimalinin bulunduğunu da vurgulayarak
şöyle devam etti: “Toplantı esnasında çıkabilecek muhtemel
yasadışı eylem ve söylemlerin tespitine yönelik olarak, kolluk
görevlilerine gerektiği hallerde, gerekli teknik tespitler (görüntü ve
ses kaydı) yapılması kaydı ile ‘Yeni Personel Sistemi ve 657
Sayılı DMK’ adı altında panel düzenlemesinin uygun olup
olmadığı hususunu takdirlerinize arz
ederim.” 
Burhaniye Kaymakamlığı da Emniyet’in
panelde ses ve görüntü kaydı yapmasına izin
verdi. 
 
‘Dava
açacağız’ 
KESK’in avukatı Evrim
Deniz Karatana tepkisini şöyle dile getirdi: “Bu karar devletin
fişleme yapmaya devam ettiğinin göstergesidir. Görünen o ki Akman
Şimşek polisin ‘olağan şüpheli’ listesinde yer alıyor.
Burada esas tehdit edici durum ‘henüz işlenmemiş ancak işlenme
ihtimali bulunan suç’ kavramıdır. Fişleme yapan ve sendikanın
yaptığı kapalı salon toplantısını hukuka aykırı bir biçimde taciz
eden Burhaniye polisi ve kaymakamlığı hakkında tazminat davası
açacağız.”
 
Kaynak: radikal.com.tr

7 Ocak 2013 Pazartesi

Madende Metan Patlaması: 8 Ölü

Madende Metan Patlaması: 8
Ölü

 

 

Zonguldak'ta Kozlu Müessese
Müdürlüğü Maden Ocağı'nda metan gazı patlaması nedeniyle meydana
gelen göçükte sekiz işçi öldü.

imgid="44243" origheight="254" origwidth="490"
src="http://www.bianet.org/resim/olcekle/44243/490/254" style="padding: 0px
3px; margin: 0px; border: none;" width="490" />

Zonguldak
Kozlu'da bir maden ocağında yaşanan metan gazı patlaması nedeniyle
sekiz maden işçisi hayatını kaybetti. Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız da
gazetecilere yaptığı değerlendirmede sekiz kişinin öldüğü bilgisini
doğrularken, göçükte mahsur kalan işçilere ulaşılmaya
çalışıldığını ifade etti.

Türkiye Taş Kömürü Kurumu
(TTK) Genel Müdürü Burhan İnan Kozlu Müessese Müdürlüğü Maden
Ocağı'nda metan patlamasının saat 13.00'te 630 metre derinlikte
meydana geldiğini söyledi.

CNNTürk'ün haberine göre, Genel
Müdür Yardımcısı Mahmut Özçelik, maden ocağında yaşamını yitiren
işçilerin isimlerinin Hüseyin Kürekçi, Hasan Bozacı, Muharrem Yapıcı,
Yüksel Koca, Ahmet Şekerci, Köksal Kadıoğlu, Muhsin Akyüz ve
Satılmış Arslan olduğunu söyledi.

Özçelik,
işçilerden Hayrettin Dağkıran'ın ise kaza mahallinden sağ
çıkarıldığını kaydetti.

Sekiz işçinin cesedine
ulaşılırken, göçük altında üç işçinin daha olduğu tahmin
ediliyor.

2012'de 81 maden işçisi
öldü

Maden Mühendisleri Odası'n göre, 2011
yılında 79
işçi
 hayatını kaybetti. İşçi Sağlığı ve İş
Güvenliği Meclisi'ne göre de 2012 yılında  style="padding: 0px; margin: 0px;">81 maden işçisi hayatını
kaybetti.

Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesinde Şubat
2011'de meydana gelen göçük sonrası hala dokuz işçinin cenazesi
çıkarılamadı. (EKN/NV)

 

kaynak:bianet.org

Açıklama 63:AKP TORBA YASASI’YLA ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZE SALDIRIYOR

Açıklama 63:AKP TORBA
YASASI'YLA ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZE SALDIRIYOR

 

style="text-align: center;">Açıklama 63:AKP TORBA
YASASI’YLA  ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZE SALDIRIYOR
style="text-align: justify;">AKP iktidarı, tüm halka olduğu gibi
mühendis mimar ve şehir plancıların Mesleki Demokratik kitle Örgütü
olan Türk Mühendis Mimar Odaları Birliğine (TMMOB) de saldırmaya devam
ediyor.

AKP iktidarı, halkın
tüm kesimlerini baskı altına alma ve sindirmenin yolunun toplumun
örgütlü yapılarını ele geçirmek; başaramazsa tasfiye etmek; ya da
 etkisiz hale getirmekten geçtiğini bilerek TMMOB ye son darbeyi
vurmaya çalışıyor. 29.09.2009 tarihli Cumhurbaşkanlığı Devlet
Denetleme Kurulu raporuyla saldırısını başlatan AKP iktidarı, zaman
içersinde bir yandan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ve çeşitli
yönetmelik değişiklikleriyle mühendislik, mimarlık, şehir
plancılığı hizmetlerini sermayenin hizmetine sunarken, diğer yandan da
TMMOB’yi de etkisiz hale getirmeye çalışmıştır.

style="text-align: justify;">AKP iktidarı, 2004 yılından bugüne kamu
kurumlarını ve kendine bağlı belediyeleri kullanarak TMMOB yi ele
geçirmek istemiş, bunu başaramayınca da bugün TMMOB nin gücünü
parçalamaya, örgütsel yapısını yok etmeye çalışmaktadır. 
“Yapı Denetimi Hakkında Yapı Denetimi Kanun
Tasarısı” adı altında hazırladığı torba yasasıyla 58
yıllık mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB yi
tasfiye etmenin yasal dayanağını hazırlamaktadır.
style="text-align: justify;">Yasa taslağı, Kıyılardan denize 50 metre
olan yaklaşma sınırı 10 metreye kadar çekerek bu alanları da her
türlü yapılaşmaya açarken, Mera, yaylak, kışlak ve bilcümle tarım
arazileri "kentsel dönüşüm" için rezerv alan olarak
kullanılmasını öngörmektedir.

Yasa taslağı, Kent merkezlerinde resmi yapı ve tesisler ile
otopark, cami, hal gibi hizmetlere ayrılan yerleri özel mülkiyete konu
olabilecek şekilde imar planı değişikliği yapılarak yapılaşmaya
açarken,  kamu arazisine imtiyaz sözleşmesiyle bina dikenlerden
ve yap işlet devretçi' lerden "ruhsat harcı" vesaire
alınmaz diyerek, bu binaları “kamu” binası gibi
ruhsatlandırmaktadır.

İşte bu
ve bunun gibi yağma, talan ve yıkım saldırılarının hukuksal zeminde
yargıya taşıyarak bazılarının yürütmesini durduran/iptal ettiren
TMMOB’ a da yasa taslağı ile gözdağı verilmektedir. Taslak
TMMOB’ u mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetlerini
halkın çıkarından çok sermayenin çıkarları doğrultusunda rant
politikalarına alet edilmesinin yolunu açmaktadır.

style="text-align: justify;">Yasa taslağı ile, ülke genelinde 500
sayısına ulaşan mühendislik dallarının kendi odalarını
kurabileceğini ve 25 mühendisin olduğu illerde de her birinin ayrı ayrı
tüzel kişiliği  olan il odaların yaratılacağını
belirtmektedir. Bu değişikliklerle mühendislik, mimarlık, şehir
plancılığı hizmetleri ve odalarımız, il il parçalanarak
böl-parçala-yönet politikasıyla küçültülerek etkisiz hele
getirilmektedir. Bu amaçla TMMOB’ nin toplumsal muhalefetin bir
parçası olması engellenecek ve AKP iktidarının emperyalizmin ve
işbirlikçilerinin ihtiyaçları doğrultusunda çıkardığı sömürü,
yağma ve talan yasalarının yargıya taşınmasının önüne de
geçilmek istenmektedir.

Diğer
yandan; merkezi yapının ortadan kaldırılması ile dağınık, başına
buyruk ve örgütsüz,  bir mühendis, mimar ve şehir plancısı
“topluluğu” yaratılacaktır. Bu alan ne kadar örgütsüz ve
dağınık olursa, sömürü, yağma ve talan bir o kadar rahat
sürdürülecektir.

Yine taslak,
TMMOB ve bağlı odaların yönerge, tüzük ve yönetmelik
yapamayacağını, ancak siyasal iktidarın onayını alarak
çıkarabileceğini söylenmektedir. Bu maddeyle, 58 yıldır siyasal
iktidarlardan bağımsız yönetmelik, tüzük çıkaran ve sadece üyesine
karşı sorumluğu olan TMMOB’nin bağımsızlığı yok edilerek
siyasal iktidarların istediğini ikiletmeyen Çevre ve Şehircilik
Bakanlığına bağlı bir kurumuna dönüştürülmek
istenmektedir.

Taslak daha da
ileri gitmekte;

Yıllardır
üyeleri olan mühendis, mimar ve şehir plancılarının sicillerini ve
kayıtlarını sadece TMMOB tutarken, taslakla beraber bu kayıtlar siyasal
iktidarların ellerine teslim edilmek suretiyle, mühendis, mimar ve şehir
plancılarının her türlü bilgileri ortaya serilecektir.

style="text-align: justify;">Ve taslak “Odalar/İl odaları
bedelini faturalandırarak ihale mevzuatına tabi olmaksızın kamu kurum ve
kuruluşlarına, yerel yönetim, üniversite, gerçek tüzel kişilere,
uluslararası kuruluşlara proje hazırlatabilir, ortak proje
hazırlayabilirler. Sadece bu amaca yönelik iktisadi teşebbüs
kurabilirler.” diyerek TMMOB’yi ücretli çalışan emekçi
mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki demokratik kitle
örgütü olma durumundan çıkartarak, sadece ticaret ve sanayi ile iştigal
eden mütaitlik yapan mühendis mimar ve şehir plancıların örgütü
haline getirerek bir ticari şirkete dönüştürülmektedir. Bu amaçla
gücünü üyesinden değil,  gücünü ticari ilişkiler
içersinden alan, ranta ve yağmaya ortak bir TMMOB yaratılmaya
çalışılmaktadır.

Yukarda
kısada olsa AKP’nin Torba Yasasının TMMOB örgütlülüğüne
yönelik saldırı boyutunu aktarmaya çalıştık. Tek başına TMMOB
yönelik bir saldırı olmadığını biliyoruz. AKP kendisi gibi
düşünmeyenleri ortadan kaldırmak için her türlü yol yöntemi
kullanıyor. Yasalarda bunun  bir parçası sadece. Bizler hayatın her
alanına halkın her kesimine yönelik saldırıya karşı ancak örgütlü
duruşumuzla varlığımızı sürdürebiliriz. Tersi yok
olmamızdır.

Bizler Devrimci
Mücadelede Mühendis-Mimarlar  olarak emekten ve halktan yana bir
TMMOB’yi yaşatacağımızı, AKP’nin 
örgütlülüğümüze  dönük saldırılarına karşı mücadele
edeceğimizi bir kez daha haykırıyor, başta meslektaşlarımız olmak
üzere halkımızı   yanımızda olmaya
çağırıyoruz.

 

style="text-align: justify;">GÜÇLERİ
ÖRGÜTSÜZLÜĞÜMÜZ,

KORKULARI ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZDÜR

style="text-align: justify;">TORBA YASASI’NA
HAYIR

ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZE SAHİP
ÇIKIYORUZ

MÜHENDİSİZ MİMARIZ HAKLIYIZ
KAZANACAĞIZ

 

style="text-align: center;">DEVRİMCİ
MÜCADELEDE MÜHENDİS MİMARLAR

6 Ocak 2013 Pazar

DMMM, Halka Ve TMMOB’ a Saldıran "Yasa Taslağına” Karşı Alanlarda Eylemlerine Devam Ediyor…

DMMM, Halka Ve TMMOB' a
Saldıran "Yasa Taslağına" Karşı Alanlarda Eylemlerine Devam
Ediyor…

05.01.2013

style="text-align: center;">DMMM, Halka
ve TMMOB’ a  Saldıran "Yasa Taslağına” Karşı
Alanlarda Eylemlerine Devam
Ediyor…

 

style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">AKP  İktidarının tüm yaşam alanlarımızı emperyalizm
ve işbirlikçi tekellerin ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda yeniden
şekillendiren, TMMOB’ nin merkezi ve örgütsel yapısını
parçalayarak, Mesleki Kitle Örgütü niteliğini ortadan
kaldıran “Yapı Denetimi Hakkında Yapı Denetimi Kanun
Tasarısına”
 karşı Devrimci Mücadelede Mühendis
Mimarlar 01 Aralık 2012 tarihinde Ankara ve İstanbul da eşzamanlı olarak
başlattığı 2 haftada bir AKP önünde basın açıklaması ve her hafta
imza masası açıp  bildiri dağıtma eylemine devam
ediyor.

style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"> 05/01/2013 Tarihinde (Cumartesi) saat 14.00 İstanbul da AKP
Şişli binası önünde Basın açıklaması yapıldı. Basın
açıklamasında “TMMOB’ un Tesviyesine İzin Vermeyeceğiz,
Mühendisiz Mimarız, Haklıyız Kazanacağız”, “Direne Direne
Kazanacağız” sloganları atıldı. Ankara'da ise saat 15.30
da AKP İl binası önünde yapılan açıklamaya 15 kişi katıldı.
Ankara'da yapılan eylemde polisin korkusu ve 3 panzer, yüzlerce çevik
kuvvetle aldığı yoğun güvenlik önlemi dikkat
çekti.

style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Aynı tarihte (05/01/2013) saat 13.00-17.00 arası Galatasaray Lisesi
önünde“AKP Örgütlü Gücümüzü Elimizden Alıyor! AKP' nin
TMMOB' a Yönelik  Saldırı Yasasına Karşı Direnelim,
Örgütlenme Hakkımıza Sahip Çıkalım!” pankartı asılarak
açılan imza masasında  megafonla sesli olarak
imza  toplama ve bildiri dağıtma eylemi yapıldı. Yapılan
etkinlikte 1250 adet bildiri dağıtımı  ve  222
kişiden imza toplandı. Ankara için Yüksel Caddesi'nde aynı pankartla
açılan masaya kar ve yağmur yağmasına rağmen halkımızın yoğun
ilgisi vardı. Ankara'da Devrimci Mücadelede Mühendis Mimarlar 450
bildiri dağıtırken 150 adet imza
topladı.

YAPILAN BASIN AÇIKLAMASININ TAM
METNİ:

AKP TORBA YASASI’YLA 
ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZE SALDIRIYOR

AKP iktidarı, tüm halka
olduğu gibi mühendis mimar ve şehir plancıların Mesleki Demokratik kitle
Örgütü olan Türk Mühendis Mimar Odaları Birliğine (TMMOB) de
saldırmaya devam ediyor.

AKP iktidarı, halkın tüm
kesimlerini baskı altına alma ve sindirmenin yolunun toplumun örgütlü
yapılarını ele geçirmek; başaramazsa tasfiye etmek; ya da  etkisiz
hale getirmekten geçtiğini bilerek TMMOB ye son darbeyi vurmaya
çalışıyor. 29.09.2009 tarihli Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme
Kurulu raporuyla saldırısını başlatan AKP iktidarı, zaman içersinde
bir yandan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ve çeşitli yönetmelik
değişiklikleriyle mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı
hizmetlerini sermayenin hizmetine sunarken, diğer yandan da TMMOB’yi
de etkisiz hale getirmeye çalışmıştır.

AKP iktidarı,
2004 yılından bugüne kamu kurumlarını ve kendine bağlı belediyeleri
kullanarak TMMOB yi ele geçirmek istemiş, bunu başaramayınca da bugün
TMMOB nin gücünü parçalamaya, örgütsel yapısını yok etmeye
çalışmaktadır.  “Yapı Denetimi Hakkında Yapı Denetimi Kanun
Tasarısı” adı altında hazırladığı torba yasasıyla 58
yıllık mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB yi
tasfiye etmenin yasal dayanağını hazırlamaktadır.

Yasa
taslağı, Kıyılardan denize 50 metre olan yaklaşma sınırı 10 metreye
kadar çekerek bu alanları da her türlü yapılaşmaya açarken, Mera,
yaylak, kışlak ve bilcümle tarım arazileri "kentsel
dönüşüm" için rezerv alan olarak kullanılmasını
öngörmektedir.

Yasa taslağı, Kent merkezlerinde resmi
yapı ve tesisler ile otopark, cami, hal gibi hizmetlere ayrılan yerleri
özel mülkiyete konu olabilecek şekilde imar planı değişikliği
yapılarak yapılaşmaya açarken,  kamu arazisine imtiyaz
sözleşmesiyle bina dikenlerden ve yap işlet devretçi' lerden
"ruhsat harcı" vesaire alınmaz diyerek, bu binaları
“kamu” binası gibi ruhsatlandırmaktadır.

İşte
bu ve bunun gibi yağma, talan ve yıkım saldırılarının hukuksal zeminde
yargıya taşıyarak bazılarının yürütmesini durduran/iptal ettiren
TMMOB’ a da yasa taslağı ile gözdağı verilmektedir. Taslak
TMMOB’ u mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetlerini
halkın çıkarından çok sermayenin çıkarları doğrultusunda rant
politikalarına alet edilmesinin yolunu açmaktadır.

Yasa
taslağı ile, ülke genelinde 500 sayısına ulaşan mühendislik
dallarının kendi odalarını kurabileceğini ve 25 mühendisin olduğu
illerde de her birinin ayrı ayrı tüzel kişiliği  olan il
odaların yaratılacağını belirtmektedir. Bu değişikliklerle
mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı hizmetleri ve odalarımız, il
il parçalanarak böl-parçala-yönet politikasıyla küçültülerek etkisiz
hele getirilmektedir. Bu amaçla TMMOB’ nin toplumsal muhalefetin bir
parçası olması engellenecek ve AKP iktidarının emperyalizmin ve
işbirlikçilerinin ihtiyaçları doğrultusunda çıkardığı sömürü,
yağma ve talan yasalarının yargıya taşınmasının önüne de
geçilmek istenmektedir.

Diğer yandan; merkezi yapının
ortadan kaldırılması ile dağınık, başına buyruk ve
örgütsüz,  bir mühendis, mimar ve şehir plancısı
“topluluğu” yaratılacaktır. Bu alan ne kadar örgütsüz ve
dağınık olursa, sömürü, yağma ve talan bir o kadar rahat
sürdürülecektir.

Yine taslak, TMMOB ve bağlı odaların
yönerge, tüzük ve yönetmelik yapamayacağını, ancak siyasal iktidarın
onayını alarak çıkarabileceğini söylenmektedir. Bu maddeyle, 58
yıldır siyasal iktidarlardan bağımsız yönetmelik, tüzük çıkaran ve
sadece üyesine karşı sorumluğu olan TMMOB’nin bağımsızlığı
yok edilerek siyasal iktidarların istediğini ikiletmeyen Çevre ve
Şehircilik Bakanlığına bağlı bir kurumuna dönüştürülmek
istenmektedir.

Taslak daha da ileri
gitmekte;

Yıllardır üyeleri olan mühendis, mimar ve şehir
plancılarının sicillerini ve kayıtlarını sadece TMMOB tutarken,
taslakla beraber bu kayıtlar siyasal iktidarların ellerine teslim edilmek
suretiyle, mühendis, mimar ve şehir plancılarının her türlü bilgileri
ortaya serilecektir.

Ve taslak “Odalar/İl odaları
bedelini faturalandırarak ihale mevzuatına tabi olmaksızın kamu kurum ve
kuruluşlarına, yerel yönetim, üniversite, gerçek tüzel kişilere,
uluslararası kuruluşlara proje hazırlatabilir, ortak proje
hazırlayabilirler. Sadece bu amaca yönelik iktisadi teşebbüs
kurabilirler.” diyerek TMMOB’yi ücretli çalışan emekçi
mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki demokratik kitle
örgütü olma durumundan çıkartarak, sadece ticaret ve sanayi ile iştigal
eden mütaitlik yapan mühendis mimar ve şehir plancıların örgütü
haline getirerek bir ticari şirkete dönüştürülmektedir. Bu amaçla
gücünü üyesinden değil,  gücünü ticari ilişkiler
içersinden alan, ranta ve yağmaya ortak bir TMMOB yaratılmaya
çalışılmaktadır.

Yukarda kısada olsa AKP’nin Torba
Yasasının TMMOB örgütlülüğüne yönelik saldırı boyutunu aktarmaya
çalıştık. Tek başına TMMOB yönelik bir saldırı olmadığını
biliyoruz. AKP kendisi gibi düşünmeyenleri ortadan kaldırmak için her
türlü yol yöntemi kullanıyor. Yasalarda bunun  bir parçası sadece.
Bizler hayatın her alanına halkın her kesimine yönelik saldırıya
karşı ancak örgütlü duruşumuzla varlığımızı sürdürebiliriz.
Tersi yok olmamızdır.

Bizler Devrimci Mücadelede
Mühendis-Mimarlar  olarak emekten ve halktan yana bir TMMOB’yi
yaşatacağımızı, AKP’nin  örgütlülüğümüze  dönük
saldırılarına karşı mücadele edeceğimizi bir kez daha haykırıyor,
başta meslektaşlarımız olmak üzere halkımızı   yanımızda
olmaya çağırıyoruz.

 

GÜÇLERİ
ÖRGÜTSÜZLÜĞÜMÜZ,

KORKULARI
ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZDÜR

TORBA YASASI’NA
HAYIR

ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZE SAHİP
ÇIKIYORUZ

MÜHENDİSİZ MİMARIZ HAKLIYIZ
KAZANACAĞIZ

 

DEVRİMCİ
MÜCADELEDE MÜHENDİS MİMARLAR

 

align="center"> 

style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"> src="http://ivmedergisi.com/files/resim/100_2263.jpg" style="width: 600px;
height: 450px;" />

alt="" src="http://ivmedergisi.com/files/resim/100_2267.jpg" style="width:
600px; height: 450px;" />

src="http://ivmedergisi.com/files/resim/100_2271.jpg" style="width: 600px;
height: 450px;" />

src="http://ivmedergisi.com/files/resim/2013-01-05_14.10.29.jpg"
style="width: 600px; height: 450px;" />

src="http://ivmedergisi.com/files/resim/2013-01-05_15.25.32.jpg"
style="width: 600px; height: 450px;" />

4 Ocak 2013 Cuma

DEVRİMCİ MÜCADELEDE MÜHENDİS MİMARLAR: ÇAĞRIMIZDIR

DEVRİMCİ MÜCADELEDE
MÜHENDİS MİMARLAR: ÇAĞRIMIZDIR

 

ÇAĞRIMIZDIR

İktidara geldiği günden bu yana halkın tüm
kesimlerine saldıran AKP hükümetinin bir hedefi de mühendis mimarların
örgütlü gücüdür. AKP halkları sindirmenin bir aracı olarak
şimdi de TMMOB'yi tasfiye etmeye çalışıyor. "Yapı
Denetimi Hakkında Yapı Denetimi Kanun Tasarısı"
 adı
verilen torba yasası ile bu saldırıların yasal dayanağını
hazırlıyor.

Bizler Devrimci Mücadelede Mühendis Mimarlar
olarak AKP’nin Mesleki Demokratik Kitle Örgütümüze dönük
saldırılarına karşı örgütlenme özgürlüğümüze, örgütümüz
TMMOB’ a çıkmak için 01 Aralık 2012
tarihinde
 Ankara ve İstanbul da eşzamanlı olarak
başlattığımız
 2 haftada bir AKP önünde basın
açıklaması ve her hafta imza masası açıp  bildiri dağıtma
eylemimizi sürdürüyoruz.
 Başta meslektaşlarımız olmak üzere
halkımızı bu mücadelede yanımızda olmaya çağırıyoruz. 

style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: arial, sans-serif; font-size:
13px; text-align: justify; background-color: white;"> style="font-family: Tahoma;">AKP’ nin Örgütlü Gücümüzü Elimizden
Almasına! AKP' nin TMMOB' a Yönelik  Saldırı Yasasına
Karşı Direnelim, Örgütlenme Hakkımıza Sahip
Çıkalım.

MÜHENDİSİZ MİMARIZ
HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ

                                             DEVRİM />Cİ MÜCADELEDE MÜHENDİS MİMARLAR

                               />                               />    www.ivmedergisi.com

İSTANBUL İÇİN PROGRAM;

05/01/2013 Saat 14.00 AKP Şişli binası önünde Basın
Açıklaması

05/01/2013 Saat 15.00-17.00 Arası Galatasaray Lisesi önü imza
masası ve bildiri dağıtımı

ANKARA İÇİN PROGRAM;

05/01/2013 Saat 13.00-15.00 Arası Yüksel Caddesi'nde imza
masası ve bildiri dağıtımı

05/01/2013 Saat 15.00 AKP Ankara/Kocatepe İl Binası önünde
Basın Açıklaması

31 Aralık 2012 Pazartesi

‘F Tipi’ sansüre tepki

'F Tipi' sansüre
tepki

Grup Yorum'un (FOSEM) projesini
yarattığı "F Tipi Film"e karşı uygulanan baskı ve sansür
için birçok sanatçı bir araya geldi

F tipi cezaevlerini ve
tecriti konu alan, Sırrı Süreyya Önder, Ezel Akay, Barış Pirhasan,
Hüseyin Karabey ve Grup Yorum'un (FOSEM) da aralarında bulunduğu
yönetmenlerin çektiği “F Tipi Film”e uygulanan sansür ve
baskılara karşı Grup Yorum Sanat Cephesi ile sanatçıların
katılımıyla dün İdil Kültür Merkezi’nde bir basın toplantısı
düzenlendi. Toplantıda Pelin Batu, Nejat Yavaşoğulları, İnan Altın,
Hilmi Yarayıcı, Mehmet Aksoy, Bülent Emrah Parlak, Okşan Dede ve Mehmet
Esatoğlu bir araya gelerek sanata ve sanatçıya sahip çıkılması
çağrısında bulundular. 21 Aralık’ta vizyona giren filmin tüm
ücretleri ödenmesine rağmen afişlerinin asılmadığı, bazı sinema
salonlarının son anda filmi yayınlamaktan vazgeçtiği, filmin afişini
asanların gözaltına alındığı belirtildi. Toplantıda Hilmi Yarayıcı
“Tüm bunlar birbirine bağlı olaylar. Sanata karşılar, öğrenciye
karşılar, her şeye karşılar. Tüm bunların suçların ve suçluların
cezalandırılmasını umutla bekliyorum” yorumunu yaparken
heykeltıraş Mehmet Aksoy “İnsan olmak için adım atmak istiyorsak
önce bu savaşların son bulması lazım. Sanat kalpten kalbe giden en
büyük iletişim kanalıdır. Şimdi o kanalları tıkamak istiyorlar”
dedi.

Grup Yorum Sanat Cephesi’nden İnan Altın “Film
Türkiye’de 70 salonda, Avrupa’nın 6 farklı ülkesinde
gösterime girdi. Filmin yansımaları nasıl olacaktı bunu bilmiyorduk.
Kimisi izlerken ağladı, kimisi gülerek bize destek oldu. Biz buraya
büyük bir motivasyonla geldik. Ciddi bir saldırıyla karşı karşıyayız
ama bu saldırı sadece Grup Yorum’a değil, filme karşıdır”
diye konuştu. Tiyatro oyuncusu Bülent Emrah Parlak ise konuşmasında sanat
eserlerinin yok edildiğini söyleyerek “Ben bundan sonra her
yurtdışına gittiğimde bir yerlere bu filmi gömeceğim. Ne yapalım
başka türlü olmuyor” diyerek esprili bir tavırla sansüre tepki
gösterdi.
Konuşmacılardan sonra söz alan Grup Yorum üyelerinden
Selma Altın “Bu bir teslim alma politikasıdır. Türkiye’de 2
ideolojinin savaşı yapılıyor. Bir yanda burjuvazi yanlıları, bir yanda
biz. Bizim ideolojimizin temeli halkımızdır. Bizler sanatımıza,
müziğimize devam edeceğiz. Üretim açısından daha verimli, daha
cesaretli olduğumuz bir dönemdeyiz” dedi. Konuşmaların ardından
Grup Yorum üyeleri, sanatçılar ve destekleyenler kültür merkezinin
önünde türkü söyleyip, halay çektiler.

Kaynak: Milliyet
Sanat