26 Mayıs 2011 Perşembe

Düzmece belgeleri mahkeme de kabul etmedi

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/6754>Düzmece belgeleri mahkeme
de kabul etmedi </a></h1><p>
&nbsp;</p>
<div>
&Ouml;ld&uuml;r&uuml;len FARC komutanı Raul Reyes&rsquo;in bilgisayarından
&ccedil;ıktığı iddia edilen ve Kolombiya&rsquo;nın Venezuela&rsquo;ya
karşı kullandığı belgeler, Kolombiya Anayasa Mahkemesi tarafından
&lsquo;delil&rsquo; olarak kabul edilmedi.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
2008 yılında Kolombiya&rsquo;nın yaptığı ABD destekli bir askeri
operasyon sonucunda katledilen Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri (FARC)
Komutanı Raul Reyes&rsquo;in bilgisayarında, FARC&rsquo;ın Venezuela ve
Ekvador ile olan ilişkilerine dair belgeler &ccedil;ıktığı iddia
edilmiş ve Kolombiya ile Venezuela arasındaki ilişkiler bir hayli
gerilmişti.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Ge&ccedil;tiğimiz aylarda ise, Kolombiya&rsquo;nın var olduğunu iddia
ettiği belgelerin d&uuml;zmece olduğunu belirten bir Wikileaks belgesi
yayınlanmıştı.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde Anayasa Mahkemesi&rsquo;nin aldığı karar
da, belgelerin hukuki olarak herhangi bir &ouml;neme sahip olmadığını
g&ouml;sterdi. Mahkemenin kararına g&ouml;re, devletin &ldquo;kanıt&rdquo;
olarak sunduğu belgeler yasal olmayan yollardan askerler tarafından ele
ge&ccedil;irilmiş. Oysa mahkemelere sunulacak bu tip kanıtları toplama
sorumluluğu polise ait. Ayrıca kararda, &ldquo;yurtdışından &uuml;lkeye
kanıt getirmeye herhangi başka bir otoritenin yetkili olmadığı&rdquo; da
belirtildi.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Mahkeme ayrıca, kanıt olarak sunulan e-postaların g&ouml;ndereni ve
alıcısı belirtilmeden Word d&ouml;k&uuml;manlarına aktarıldığını,
bundan dolayı kaynağın doğrulanamayacağına h&uuml;kmetti.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Eski Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe&rsquo;nin de adının
ge&ccedil;tiği kararda eski başkan, Kongre&rsquo;nin sosyalist
&uuml;yelerinden Wilson Borja&rsquo;ya d&ouml;n&uuml;k &ldquo;FARC&rdquo;
su&ccedil;lamaları nedeniyle kınandı.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Anayasa Mahkemesi&rsquo;nin aldığı bu kararın, FARC ile Venezuela
arasındaki ilişkiyi bahane g&ouml;stererek Kolombiya&rsquo;yı
Venezuela&rsquo;ya karşı kışkırtmak isteyenlere karşı bir darbe
olduğu g&ouml;r&uuml;ş&uuml; paylaşılıyor.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
<em><strong>Kaynak: Sol</strong></em></div>

Yunan halkı da meydanlara çıktı

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/6753>Yunan halkı da meydanlara
çıktı </a></h1><p>
&nbsp;</p>
<div>
Arap Baharı&#39;ndan esinlenerek İspanya&#39;nın b&uuml;y&uuml;k
şehirlerindeki meydanları işgal eden eylemcilerin ardından
Avrupa&#39;nın krizle sarsılan bir diğer &uuml;lkesi Yunanistan&#39;da da
halk sokağa &ccedil;ıkmaya başladı.</div>
<div>
Ekonomik krizin en &ccedil;ok etkilediği Avrupa&#39;nın Euro b&ouml;lgesi
&uuml;lkesi Yunanistan&#39;da, h&uuml;k&uuml;metin kemer sıkma
politikalarını protesto eden &ccedil;oğu gen&ccedil; binlerce kişi
sokaklara d&ouml;k&uuml;ld&uuml;.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Yunan polisinin verdiği bilgiye g&ouml;ren on binlerce h&uuml;k&uuml;met
karşıtının katıldığı eylem, başkent Atina&#39;nın yanı sıra
Selanik ve bazı diğer şehirlerde de yapıldı.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Atina&#39;da sokağa &ccedil;ıkan yaklaşık 15 bin kişi, Yunan
Meclisi&#39;nin bulunduğu Sindagma Meydanı&#39;nda toplandı.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
3 yıllık b&uuml;t&ccedil;e kesintisi i&ccedil;in referandum
&ccedil;ağrısı yapan eylemciler, &uuml;lkenin i&ccedil;inde bulunduğu
kriz durumu i&ccedil;in ise elle tutulur bir reform yapılmasını istedi.
Yunan halkı, IMF ve AB&#39;nin &ouml;zelleştirme &ouml;nerisine olumlu
cevap veren h&uuml;k&uuml;mete, bunu durduracakları mesajı verdi.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Sosyal paylaşım sitesi Facebook aracılığı ile organize edilen eyleme
destek veren gruplar, kendilerini &quot;bıkkınlar&quot; ve
&quot;&ouml;fkeliler&quot; olarak adlandırıyor.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Arap d&uuml;nyasında yaşanan isyan ve devrimlerden ilham alarak
Avrupa&#39;da ilk olarak İspanya&#39;da gen&ccedil;lerin sokağa
d&ouml;k&uuml;lmesinin ardından Yunanistan&#39;da da gen&ccedil;
katılımın yoğun olduğu g&ouml;zlenirken bir gen&ccedil;, &quot;Artık
yeter. Sesimizi duyurmanın ve bizi bu duruma getirenlerle savaşmanın
zamanı geldi artık. Onlar gitmeliler. Yeteri kadar aldılar ve
&ccedil;aldılar. &Ouml;fkeliyiz ve bu y&uuml;zden buradayız&quot;
dedi.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
Yunanistan&#39;daki eylemi takip eden basın mensupları ise bu eylemlerin
İspanya&#39;da yapılan eylemi andırdığını ifade ettiler.</div>
<div>
&nbsp;</div>
<div>
<em><strong>Kaynak: Etha</strong></em></div>

Kent / Müge İplikçi

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/6752>Kent / Müge
İplikçi</a></h1><p class="rtejustify">
Kent nedir? Bunu epeydir soruyorum kendime. Sonunda işin i&ccedil;inden
&ccedil;ıkamadım ve ona, &ouml;zellikle duygusal bir şeyler karalıyorsam,
&ldquo;şehir&rdquo; demeyi daha uygun buldum. İ&ccedil;inde yaşayanıyla
soluk alıp veren, eskiye sırtını dayamış bir diyar olmalıydı burası.
Kısaca, insandı şehir. D&uuml;ş&uuml;nsel ve duygusal olarak
caddelerinde, mahallelerinde can bulduğumuz geniş bir alan. Birbirine
bağlanan sokaklar, sokaklardaki kaldırımlar, kaldırımlardaki taşlar.
Bir k&ouml;şesinde cep telefonuyla kavga eden biri de olabilirdi şehir, bir
diğer k&ouml;şesinde eski arkadaşlarıyla moda &uuml;zerine laflayan
başka biri de. Seslerin birbirine karıştığı, insanı insana anlatan bir
mek&acirc;n. Binbir g&uuml;nd&uuml;z&uuml; ve gecesi olabilen,
par&ccedil;alı ama uzun, sonsuz bir anlatı. Temiz, steril, değmesin
yağlı boya takıntılarından &ccedil;ok, yaşayan bir yer olması
esasından beslenen. Bu par&ccedil;alı bulmacada, ge&ccedil;miş ve şimdi
arasında tarihsel alanlarına, yeşiline sahip &ccedil;ıkmayı
yery&uuml;z&uuml; borcu addeden, par&ccedil;alanmış olsa bile, yine de
makul bir anılar silsilesine denk d&uuml;şebilecek, bu anıları
olabildiğince netleştirecek bir renk c&uuml;mb&uuml;ş&uuml; Bu
c&uuml;mb&uuml;şten kadastrocunun ne kadar etkileneceğini bilemeyiz ama
kendi kendimizi tanımak ve bu tanımadan sisli de olsa belli anılar
oluşturabilmek, kopuk kopuk da olsa zihinsel haritalar yaratabilmek
i&ccedil;in bir şehre ihtiyacımız olduğu kesin.</p>
<p class="rtejustify">
Neyse lafı uzatmayalım. &ldquo;Yaşadığımız şehirlerde insanlar
yaşıyor mu?&rdquo; sorusuna denk d&uuml;şecek bir ileti aldım
ge&ccedil;en g&uuml;n. Yalın bir metin olmasına karşın i&ccedil;inde
saklı soruları okudum, d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Şehirlerin
insansızlığına, insansızlaştırıldığına vurgu yapan bir metindi.<br
/>
Bu metne g&ouml;re bir kurultay ger&ccedil;ekleşecek İstanbula. Bu hafta
sonu. T&uuml;rkan Saylan K&uuml;lt&uuml;r Merkezi, Maltepede. Yıkımlara
Karşı M&uuml;cadele Kurultayı. &Ccedil;ıkış noktaları belli. Adına
&lsquo;kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&rsquo; denen bir proje var,
bildiğiniz gibi. Bu proje şehirleri şehir olmaktan &ccedil;ıkarıp hani
neredeyse insansız alanlara ve zamanlara d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeyi
hedefleyen bir zihniyet i&ccedil;inde. İnsansız
s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &ouml;zellikle kullanıyorum.
&Ccedil;&uuml;nk&uuml; kenti d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rme projesi i&ccedil;inde
alınan kararlarda oralarda yaşayan insanlara &lsquo;Ben buraları
değiştiriyorum senin fikrin nedir?&rsquo; diye sorulmuyor. Oysa
hatırlayalım, hi&ccedil;bir mek&acirc;n politikası toplumsal
ilişkilerden, dolayısıyla insanlardan, o mek&acirc;nda yaşayanlardan
bağımsız değildir. Siz bir mek&acirc;na girip &ldquo;Belediye adına
buraya el koyuyorum ve burayı ıslah etmeye girişeceğim&rdquo;
dediğinizde orada yaşayan insanlara bir s&ouml;z hakkı bırakmıyorsunuz.
O insanların anılarını iyi k&ouml;t&uuml; sabitledikleri alanları,
ge&ccedil;im standartlarını bir anlamda talan ediyorsunuz. Ve buna ıslah,
d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, gelişme diyorsunuz. Belediye Yasası&rsquo;nın
Kentsel D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ve Gelişim Alanları Kanunu&rsquo;nda
değiştirilen bir maddeden bahsediyorum. Bu değişikliğe g&ouml;re
belediyeler hukuksal hi&ccedil;bir zorlama olmaksızın bu &uuml;lkede
yaşayan insanların evini, bah&ccedil;esini, tarlasını satın alma
hakkına sahip. Bunun fiyatınıysa belediyeler belirliyor! Sonrasında yine
belediye tarafından belirlenen bir fiyatla buraları &lsquo;geri&rsquo;
almanız m&uuml;mk&uuml;n! Bu hararetli kıpırdanışta İstanbul ve Ankara
başı &ccedil;eken iller arasında. İhaleler ger&ccedil;ekleşmek
&uuml;zere. İşin i&ccedil;inde bir s&uuml;r&uuml; şirket var. Elbette
TOKİ de bunların arasında. Şirketler, ihaleler, k&acirc;rlar Fikirtepede
kirada oturan bir taksici, yapılacaklardan sonra bir daha aynı yerde
oturamayacağını, buna ne ekonomik g&uuml;c&uuml;n&uuml;n ne de yaşam
stardardının artık yetemeyeceğini s&ouml;ylemiş ve olup bitenler
karşısında &ccedil;aresizliğini belirtmişti bir keresinde. Ve
eklemişti: &ldquo;Bizi kimsenin umursadığı yok. Biz yoksak Fikirtepe
değişmiş değişmemiş umurumda bile değil!&rdquo; Değişen
&ccedil;ehreye değişen sınıflar! Değişen &lsquo;s&ouml;z konusu&rsquo;
maddenin sermaye sihiri ve k&acirc;r &uuml;st&uuml;ne k&acirc;r tılsımı bu
olsa gerek&Ouml; Dahası da var. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m projesi sadece
yoksulları ve anılarını kapsamıyor! Kentlerin doğal kıyılarını,
limanlarını, garlarını (Nedense aklıma ilk Haydarpaşa geliyor), orman
alanlarını (burada da Atat&uuml;rk Orman &Ccedil;iftliği geliyor aklıma)
da kapsıyor. Kısacası kapsama alanı &ccedil;ok geniş ve uzun vadede
hepimizi ilgilendiriyor.<br />
M&uuml;hendisi, mimarı, şehir planlamacısı Bu meslek grupları ortadaki
asıl sorunun g&ouml;&ccedil;, yoksullaştırma, barınma hakkına
saldırılması, toplumun ayrıştırılması ve gettolaştırılmasından
kaynaklandığını vurguluyor. Var olan k&uuml;lt&uuml;rel zenginliklerin
yok edilmesi de cabası! Bu nedenle i&ccedil;inde insanın yer almadığı
b&ouml;ylesi bir kentsel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m projesi yerine
yaşadığımız alanları ger&ccedil;ekten yaşanabilir kılmak adına
kentte yaşayanların karar mekanizmalarına katıldığı, sosyal,
k&uuml;lt&uuml;rel ve ekonomik koşulları temel alan bir başka projeye
sıcak bakıyorlar.</p>
<p class="rtejustify">
İnsansız şehir olsa olsa bir hayalettir diyorlar. Haklılar.</p>
<p class="rtejustify">
<strong>Kaynak: gazetevatan.com</strong></p>

Burger King Çağrı Merkezi İşçi Çıkardı - Basın Açıklamasına Çağrı

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/6751>Burger King Çağrı Merkezi
İşçi Çıkardı - Basın Açıklamasına Çağrı</a></h1><p>
<b><span style="font-size: 16pt;"><font face="Calibri">BASIN
A&Ccedil;IKLAMASI BİLGİLERİ:</font></span></b></p>
<p>
<font face="Calibri"><b><span style="font-size: 12pt;">Tarih :
</span></b><span><font size="3">&nbsp;</font></span><b><span
style="font-size: 16pt;">28.05.2011 (Cumartesi
G&uuml;n&uuml;)</span></b></font></p>
<p>
<font face="Calibri"><b><span style="font-size:
12pt;">Saat<span>&nbsp;&nbsp; </span>: </span></b><span><font
size="3">&nbsp;</font></span><b><span style="font-size:
16pt;">14.00</span></b></font></p>
<p>
<font face="Calibri"><b><span style="font-size:
12pt;">Yer<span>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span>:</span></b><b><span
style="font-size: 16pt;"> Burger Kıng &Ouml;n&uuml;</span></b><font
size="3"> </font></font></p>
<p>
<font face="Calibri"><b><span style="font-size:
12pt;">Adres:</span></b><font size="3"><span>&nbsp;
</span><span>&nbsp;</span></font><b><span style="font-size:
16pt;">B&uuml;y&uuml;kdere Cad. No: 86 Esentepe / İSTANBUL
(Mecidiyek&ouml;y&rsquo;den Gayrettepe Y&ouml;n&uuml;ne Giderken Ali Sami Yen
Stadı Ge&ccedil;ince Divan Pastanesi Yanı)</span></b></font></p>
<p align="center" style="text-align: center;">
<b><span style="font-size: 26pt;"><font face="Calibri">BASINA VE KAMUOYUNA
</font></span></b></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 42.55pt;">
<span style="font-size: 14pt;"><font face="Calibri">Sendikamızın
&ouml;rg&uuml;tlenme &ccedil;alışması y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;
Reklam&uuml;ss&uuml; Reklam Ajansı Prod&uuml;ksiyon Danışmanlık Org. San.
Ve Dış Tic. A.Ş. <b><u>(BURGER KING &Ccedil;AĞRI
MERKEZİ)</u></b>&rsquo;nde 23.05.2011 tarihinde bir &ouml;nc&uuml;
&uuml;yemiz keyfi nedenle işten &ccedil;ıkartılmıştır. Bu duruma itiraz
eden diğer &uuml;yelerimiz işten &ccedil;ıkartılmanın altında yatan
nedenin sendikalaşmayı engellemek olduğunu s&ouml;yleyerek yanlıştan
d&ouml;n&uuml;lmesini istemişlerdir. İşten atılmaların yasal
olmadığını s&ouml;yleyen toplam d&ouml;rt &uuml;yemiz işten
&ccedil;ıkartılmıştır.<span>&nbsp; </span></font></span></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 42.55pt;">
<font face="Calibri"><b><span style="font-size: 14pt;">BURGER KING
&Ccedil;AĞRI MERKEZİ</span></b><span style="font-size: 14pt;"> işvereni
iş&ccedil;ilerin Anayasal ve Yasal Haklarını hi&ccedil;e sayarak keyfi bir
tutum izlemektedir. Bu tutumu sendika olarak kınıyor, haksız ve keyfi
olarak işten atılan &uuml;yelerimizin derhal işe geri alınmasını
bekliyoruz. </span></font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 42.55pt;">
<font face="Calibri"><b><span style="font-size: 14pt;">BURGER KING
&Ccedil;AĞRI MERKEZİ</span></b><span style="font-size: 14pt;"> işverenini
uyarmak, taleplerimizi Basın ve Kamuoyuyla paylaşmak i&ccedil;in basın
a&ccedil;ıklaması yapılacaktır.</span></font></p>
<p style="text-align: justify; text-indent: 42.55pt;">
<span style="font-size: 14pt;"><font face="Calibri">Basın
a&ccedil;ıklamamıza duyarlı Basın ve Kamuoyunu bekliyoruz.
24.05.2011</font></span></p>
<p>
<font face="Calibri"><b><span style="font-size: 14pt;">TEZ-KOOP-İŞ
SENDİKASI</span></b></font><b><span style="font-size: 14pt;"><font
face="Calibri"> İSTANBUL 5 NOLU ŞUBE
BAŞKANLIĞI</font></span></b><wbr></wbr></p>

25 Mayıs 2011 Çarşamba

HKMO: İLLER BANKASI “A.Ş.” OLDU, ÇALIŞANLARIN HAKLARI RAFA KALDIRILIYOR!

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/6747>HKMO: İLLER BANKASI
"A.Ş." OLDU, ÇALIŞANLARIN HAKLARI RAFA KALDIRILIYOR!</a></h1><p>
Harita ve Kadastro M&uuml;hendisleri Odası, İller Bankası &uuml;zerine 24
Mayıs 2011 tarihinde bir basın a&ccedil;ıklaması yaptı.<br />
<br />
<strong>İLLER BANKASI &quot;A.Ş.&quot; OLDU, &Ccedil;ALIŞANLARIN HAKLARI
RAFA KALDIRILIYOR!</strong><br />
<br />
İller Bankası, 26 Ocak 2011 tarihli 6107 sayılı kanun ile İller
Bankası Anonim Şirketi&lsquo;ne d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;ld&uuml; ve
kısa adı İlbank A.Ş. oldu. Ardından 23 Mart 2011&lsquo;de 7778 sayılı
T&uuml;rkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, İlbank A.Ş&lsquo;nin Ana
S&ouml;zleşmesi yayımlandı. 4 Nisan 2011&lsquo;de ise, &quot;İller
Bankası Anonim Şirketi İnsan Kaynakları Y&ouml;netmeliği&quot;
y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girdi. İlbank A.Ş&lsquo;nin gerek yasası ve
gerekse Ana S&ouml;zleşmesi ve y&ouml;netmeliğinde, İller
Bankası&lsquo;nın kamusal kimliğinden ve g&ouml;rev anlayışından
sıyrılması yanında, İlbank &ccedil;alışanlarını şaşkına
&ccedil;evirecek nitelikte yasaklar, g&uuml;vencesizlikler ve keyfiliklerin
yer aldığı g&ouml;r&uuml;lmektedir.<br />
<br />
İller Bankası&lsquo;nın kamusal kimliğinden sıyrılması s&uuml;recine
sokulmasına y&ouml;nelik adımların atıldığı 2006 yılından bu yana,
Odamızca konuya ilişkin bir&ccedil;ok basın a&ccedil;ıklaması, basın
toplantıları, televizyon ve radyo programları yapılarak, &quot;Tasfiye
S&uuml;recinde İller Bankası Ger&ccedil;eği&quot; adlı kapsamlı bir
araştırmadan oluşan rapor ve kitabı hazırlandı. TBMM Plan ve
B&uuml;t&ccedil;e Komisyonu&lsquo;na, bankanın ortağı olan &uuml;&ccedil;
binin &uuml;zerindeki belediye&lsquo;ye, kamuoyuna, sendikalara ve diğer
kurum ve kuruluşlara ulaştırılan bu kitap ile İller Bankası&lsquo;na
sahip &ccedil;ıkma &ccedil;ağrısı yapılmıştı.<br />
<br />
1933 yılında belediyeler bankası olarak kurulan, daha sonra iller
bankası adını alan banka, Yerel-Y&ouml;netim Ortaklığı niteliğinde,
belediyelere ve yerel y&ouml;netimlere sağladığı d&uuml;ş&uuml;k faizli
krediler ve yaptığı her t&uuml;rl&uuml; teknik ve m&uuml;hendislik
desteği ile kamu ve toplum yararına hizmet &uuml;retimi yapmaktaydı.Reform
adına gidilen yapısal değişiklik sonucunda bankacılık kurallarına
tabi, &ouml;zel bir banka işlevi g&ouml;sterecek, uluslararası bankalardan
yerel y&ouml;netimlere bor&ccedil; para sağlayan aracı finans kuruluşuna
d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;ld&uuml;.Bankanın deneyimli ve yılların
birikimine sahip teknik kadrosu da bir &ccedil;ırpıda yok edilmektedir.<br
/>
<br />
Bug&uuml;n ise, İlbank A.Ş., &ccedil;alışanlarına dayattığı ana
s&ouml;zleşme ve y&ouml;netmeliği, bu yapısal değişikliğin bir
uzantısı olarak g&uuml;ndemdedir.<br />
<br />
İlbank &ccedil;alışanlarının tabi olacakları İlbank Ana
S&ouml;zleşmesinin beşinci b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde, Banka Personeli, Mali
ve Sosyal Haklar hakkındaki 31. Maddesi&lsquo;nde belirtilen şudur:
&quot;Banka hizmetlerinin gerektirdiği g&ouml;revler 14.7.1965 tarihli ve
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ve diğer kanunların
s&ouml;zleşmeli personel hakkındaki h&uuml;k&uuml;mlerine tabi
olmayan&nbsp; s&ouml;zleşmeli personel eli ile
y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;r&quot;. Madde de ifade edildiği &uuml;zere,
banka &ccedil;alışanlarının tabi olacakları iş s&ouml;zleşmesinin,
i&ccedil;eriği ve şekli kurum tarafından belirlenecektir. Peki,
&ccedil;alışanların yaşamını ve geleceğini belirleyecek olan bu
s&ouml;zleşmeyi hazırlayacak olan y&ouml;netim kurulu nasıl
oluşmaktadır? Ana S&ouml;zleşmenin 18. maddesi g&ouml;stermektedir ki,
y&ouml;netim kurulu, İ&ccedil;işleri Bakanlığı ve Bakanlar
Kurulu&lsquo;nun belirlediği &uuml;yelerden oluşmaktadır. Bir diğer
değişle, Y&ouml;netim Kurulunun her &uuml;yesi, Bakanlıkların, yani
siyasal iktidarın denetiminde ve vesayetinde olacaktır.<br />
<br />
&bull; Y&ouml;netmelikte banka personeline verilen g&ouml;rev, kamu ve
toplum yararları ve &ccedil;ıkarları değil banka yararlarının &ouml;nde
tutulmasının istenmesidir. Bu anlayış bankanın kamusal kimliğinden
sıyrılmakta olduğunu g&ouml;stermektedir.<br />
<br />
&bull; Y&ouml;netmeliğin 35. maddesi, &quot;Ataması yapılan personel, bir
yıllık deneme s&uuml;reli ve ge&ccedil;ici olarak atanır&quot; demektedir.
Oysa 4857 Sayılı İş Kanunu&lsquo;nun 15. maddesi, taraflarca imzalanan
s&ouml;zleşmede deneme s&uuml;resinin en &ccedil;ok &quot;iki ay&quot;
olabileceğini ve bu deneme s&uuml;resinin toplu iş s&ouml;zleşmeleriyle
&quot;d&ouml;rt aya&quot; kadar uzatılabileceğini belirtmektedir. İlbank
&ccedil;alışanlarının bu yaptırım ile maruz kaldıkları şey,
&quot;g&uuml;vencesizlik&quot;tir. Deneme s&uuml;resinin uzatılması,
&ccedil;alışan i&ccedil;in belirsizliğin ve g&uuml;vencesizliğin uzaması
demektir.<br />
<br />
&bull; Y&ouml;netmelikteki bir diğer sorun &quot;s&ouml;zleşme
s&uuml;relerinin yenilenmesi&quot; hususundadır. Y&ouml;netmeliğin 35.
maddesi &quot;Personelle imzalanacak s&ouml;zleşmeler, takvim yılı
itibarıyla yıllık olarak d&uuml;zenlenir. S&ouml;zleşme s&uuml;releri
sona eren personelin hizmet s&ouml;zleşmeleri, fesih kararı
alınmadık&ccedil;a, meydana gelecek &uuml;cret artışından yararlanmak
suretiyle bir yıl s&uuml;reyle yenilenmiş sayılır&quot; demektedir.
Burada gizli olan fakat g&ouml;r&uuml;lmesi gereken &quot;keyfilik&quot;,
s&uuml;reli s&ouml;zleşmelerde ihtara gerek kalmadan direk
&ccedil;alışanın işine son verilebileceğidir.<br />
<br />
&bull; Bir diğer keyfilik ise, &quot;yer değiştirme esasları&quot;nda
g&ouml;r&uuml;lmektedir. Y&ouml;netmeliğin 43. maddesi, yer değiştirmeyi
yaratacak durumlar arasına &quot;.. İş g&uuml;c&uuml; ihtiyacındaki
değişimlerin karşılanması, Personelin nitelik ve yeteneklerine uygun
işlerde &ccedil;alıştırılması, inceleme ve soruşturma raporları, acil
hallerde sonradan d&uuml;zenlenecek raporlar gereği işlem
yapılması..&quot; gibi h&uuml;k&uuml;mleri de koymuştur. Buradaki sorun,
s&ouml;z&uuml; edilen durumların muğl&acirc;klığı ve belirsizliğidir.
Herhangi bir yer değiştirme, bu h&uuml;k&uuml;mlere &quot;uydurularak&quot;
m&uuml;mk&uuml;n hale getirilebilir durumdadır. &Ccedil;alışanın yerinin
değiştirilmesi &quot;keyfiliğe&quot; ve hatta &quot;manip&uuml;le
edilmeye&quot; olduk&ccedil;a a&ccedil;ık bir hale getirilmiştir.<br />
<br />
&bull; Bunların dışında y&ouml;netmelik, İlbank &ccedil;alışanlarına
&quot;siyasi faaliyette&quot; bulunma ve &quot;grev yapma&quot; yasağı
getirmektedir. Oysa &quot; İş Yasası&quot;nda grev yapma, sendika kurma ve
katılma, siyasi faaliyette bulunma gibi haklar bulunmaktadır.
Dolayısıyla, İlbank &ccedil;alışanlarına dayatılan bu anti-demokratik
y&ouml;netmelik, bu hakları tanımayan, &ccedil;alışanları
apolitikleştiren, evrensel hak arayış ve dayanışmayı &ouml;ld&uuml;ren
niteliktedir.<br />
<br />
&bull; İlbank A.Ş ye alınacak yeni personel ile ilgili olarak
belirlenecek y&ouml;ntem ve kriterler y&ouml;netim kuruluna
bırakılmaktadır. Keyfilik bir kez daha &ouml;ne &ccedil;ıkmaktadır.<br
/>
<br />
&bull; İller Bankası, şimdi mevcut Kanun ve Y&ouml;netmelik ile,
&uuml;lkenin en g&uuml;venilir kurumlarından biri olma vasfını yitirerek,
&ccedil;alışanlarına &quot;g&uuml;vencesizlik&quot; ve
&quot;keyfilik&quot; dayatan ve geleceklerini dolaylı olarak da olsa
&quot;siyasal iktidar&quot;ın iki dudağı arasındaki karara bırakan bir
kurum haline &ccedil;evrilmiştir. İller Bankası ve y&uuml;zlerce
&ccedil;alışanı, neo-liberal piyasa koşullarına teslim edilmektedir.<br
/>
<br />
&bull; S&ouml;zleşmeye tabi tutulanlar demokratik, adil ve
&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&ccedil;&uuml; olmayan bir y&ouml;netmelik ile karşı
karşıyadır. Belirsizlik ve geleceğin karamsarlığı derinleşen bir
huzursuzluğu ne yazık ki hakim kılmaktadır.<br />
<br />
1980 yıllardan itibaren uygulamaya konulan neoliberal politikalar
doğrultusunda reform adı altına yeni kimliğine kavuşan İlbank A.Ş,
yerel y&ouml;netim hizmetlerinin ticari alana
d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesine &ouml;nc&uuml;l&uuml;k edecektir.
İlbank A.Ş. yerel y&ouml;netimlere uluslar arası finans
sekt&ouml;rlerinden bor&ccedil; para bularak yerel y&ouml;netimleri tahkim
yasası &ccedil;er&ccedil;evesinde dış sermayeye bağlı konuma
taşıyacağı g&ouml;r&uuml;lmektedir. Cari a&ccedil;ığın ve dış borcun
giderek y&uuml;kseldiği bir d&ouml;nemde dış borca bağımlılık daha da
artacaktır. Yerel y&ouml;netim hizmetleri k&uuml;resel sermayeye
sunulmaktadır.<br />
<br />
İller Bankasında yaşanılan s&uuml;re&ccedil; &ouml;zetle, kamusal hizmet
alanlarının tasfiyesinin yanında &ccedil;alışma yaşamındaki keyfilik,
g&uuml;vencesizlik, belirsizlik, karamsarlık, hak aramaya yasaklarla dolu
ileri bir s&uuml;recin hayata ge&ccedil;irilmesidir.<br />
<br />
İlbank A.Ş&lsquo;nin yarın &ccedil;ok farklı gelişmelere gebe olduğunu
şimdiden s&ouml;ylemekte yarar var.<br />
<br />
Saygılarımızla,<br />
<strong>TMMOB<br />
HARİTA VE KADASTRO M&Uuml;HENDİSLERİ ODASI<br />
MAYIS 2011</strong></p>
<p>
&nbsp;</p>
<p>
<em><strong>Kaynak: TMMOB</strong></em></p>

EMO: PROJE ONAYI VE TESİS KABULÜ KAMU GÖREVİDİR, PİYASALAŞTIRILAMAZ

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/6746>EMO: PROJE ONAYI VE TESİS
KABULÜ KAMU GÖREVİDİR, PİYASALAŞTIRILAMAZ</a></h1><p>
Elektrik M&uuml;hendisleri Odası, 25 Mayıs 2011 tarihinde dağıtım
kuruluşlarının &ouml;zelleştirilmesinin ardından dağıtım tesislerinin
projelendirilmesi, kontrol ve kabul&uuml;ne ilişkin yaşanan karmaşa
&uuml;zerine bir basın a&ccedil;ıklaması yaptı.<br />
<br />
<strong>PROJE ONAYI VE TESİS KABUL&Uuml; KAMU G&Ouml;REVİDİR<br />
PİYASALAŞTIRILAMAZ</strong><br />
<br />
&Uuml;lkemizde temel altyapı hizmetlerinin &ouml;zelleştirilmesi ve
piyasalaştırılması uygulamaları 12 Eyl&uuml;l sonrası her
h&uuml;k&uuml;metin, yaşanan t&uuml;m sosyal ve ekonomik olumsuzluklara
rağmen ısrarla s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; bir genel politika
olmuştur.<br />
<br />
Bu kapsamda elektrik &uuml;retimi ve dağıtımı da &ouml;zelleştirilmiş
ve merkezi bir plan ve kamusal anlayışla ele alınması gereken ve yapısı
gereği tekel niteliğinde olan bu alanlarda kamu tekeli par&ccedil;alanarak,
fiili olarak &ouml;zel tekeller yaratılması s&uuml;recine girilmiştir. Bu
uygulamalar, bir yandan elektrik enerjisinin daha pahalı bir şekilde
t&uuml;ketilmesi sonucunu doğururken; diğer yandan da doğasına aykırı
m&uuml;dahaleler bu alanı y&ouml;netilemez hale getirmiş ve arz
g&uuml;venliği somut bir tehdit haline gelmiştir. Bu nedenlerle alanın
karar vericileri; palyatif, yamalı boh&ccedil;a &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerle
sıkıntıları aşmaya d&ouml;n&uuml;k adımlar atmak zorunda
kalmışlardır.<br />
<br />
Bu konuda yaşanan son &ouml;rnek &ouml;nemli dersleri kendi i&ccedil;inde
barındırmaktadır. Bilindiği gibi 3154 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı&lsquo;nın Teşkilat ve G&ouml;revleri Hakkında Kanun&lsquo;un
2. Maddesi gereğince kurulacak olan dağıtım tesislerinin
projelendirilmesini ve bunların kontrol ve kabullerini yapmak Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı&lsquo;nın g&ouml;revidir. Bakanlık i&ccedil;in
bu g&ouml;rev kamusal g&ouml;rev niteliğindedir. Dağıtım
b&ouml;lgelerinin &ouml;zelleştirilmesi &ouml;ncesinde bu g&ouml;rev,
yapılan d&uuml;zenlemeler ile Bakanlık adına TEDAŞ tarafından
ger&ccedil;ekleştirilmekteydi. TEDAŞ&lsquo;a ait bir&ccedil;ok dağıtım
b&ouml;lgesinin &ouml;zel hukuk t&uuml;zel kişilerine devredilmesinin
ardından bu dağıtım şirketleri aslen bakanlığa ait olan proje kontrol
ve kabul yetkisini yasa dışı şekilde kullanmayı
s&uuml;rd&uuml;rmekteydiler. &Ouml;zelleştirme s&uuml;reci bu denetimlerin
kimin tarafından ne şekilde yapılacağı sorununu yaratmış ve
belirsizlik bir s&uuml;re devam etmiştir. Elektrik M&uuml;hendisleri Odası
tarafından, kamusal g&ouml;rev niteliğindeki projelerin denetimi ve
onaylanması işleminin &ouml;zel şirketler eli ile değil kamu eli ile
y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesi gereği defalarca vurgulanmış, yasa dışı bu
uygulamanın durdurulması talep edilmiştir.<br />
<br />
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, konuyu 4 Şubat 2011 tarihli
yazısıyla değerlendirmiş ve 9 Şubat 2011 tarihli yazıları ile de
TEDAŞ&lsquo;ı şu noktalarda yetkilendirmiştir:<br />
<br />
&bull;&middot; Dağıtım şirketlerinin yatırım programlarında yer alan
yatırım projelerinin onaylanması ve yatırımların ge&ccedil;ici ve kesin
kabullerinin yerinde yapılarak denetimlerinin sağlanması.<br />
<br />
&bull;&middot;T&uuml;m dağıtım şirketlerinin dağıtım
b&ouml;lgelerindeki &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şahıslarca tesis edilen
toplam 1000 kVA&lsquo;nın (kilovolt amper) &uuml;zerindeki t&uuml;ketim
projelerinin onaylanması, ge&ccedil;ici ve kesin kabullerinin
yapılması.<br />
<br />
&bull;&middot;Organize sanayi b&ouml;lgelerinin kendilerinin ve
b&ouml;lgelerindeki &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şahıslara ait t&uuml;ketim
projelerinin onayı ve ge&ccedil;ici kabullerinin yapılması.<br />
<br />
Yazıda ayrıca; elektrik i&ccedil; tesisleri projelerin, generat&ouml;r
guruplarına ait projelerin ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şahıslara ait
1000 kVA&lsquo;nın altındaki projelerin onaylanması ve ge&ccedil;ici,
kesin kabullerinin &ouml;zelleştirilen dağıtım şirketleri tarafından
yapılmasının uygun g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; belirtilmektedir.<br />
<br />
Bakanlık bu kararla bir kısım proje ve denetim onaylarını TEDAŞ (kamu)
birimlerine, bir kısım proje ve denetim onaylarını ise &ouml;zel
dağıtım şirketlerine bırakmıştır.<br />
<br />
Elektrik Tesisleri Proje Onay ve Kabullerinin kamu g&ouml;revi olmasına
rağmen &quot;&uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kişilere hizmet satılması&quot;
olarak değerlendirilmesi ve kamu adına onay g&ouml;revinin &ouml;zel hukuk
t&uuml;zel kişilerine devredilmesi yasal mevzuatla &ccedil;elişmektedir.
&Ouml;zel firmaların doğal &ouml;nceliği olan k&acirc;r hedefi, sosyal
devlet kavramını ortadan kaldırdığından, proje onayı ve tesis
kabullerinde kamu yararı artık &ouml;ncelikli olmayacak, şirketlerin
k&acirc;rlılığı temelinde serbest piyasa mekanizmasının kaderine terk
edilecektir.<br />
<br />
&Ccedil;&ouml;z&uuml;m basittir; kısa vadede 1000 kVA sınırı
olmaksızın, t&uuml;m proje onay ve kabul işlemlerinin kamu eliyle ve kendi
b&ouml;lgesinde yapılmasının sağlanması, orta vadede hi&ccedil;bir anlam
ifade etmediği alınan son kararla a&ccedil;ık hale gelen dağıtım
b&ouml;lgelerinin &ouml;zelleştirilmesi politikalarından
vazge&ccedil;ilmesi ve en nihayetinde uzun vadede &uuml;retimi, iletimi ve
dağıtımı ile dikey entegre olmuş bir kamu tekelinin yeniden tahsisi ve
alanın merkezi-demokratik planlama ve kamusal anlayışla yeniden
yapılandırılmasıdır.<br />
<br />
Belirtilen nedenlerle; yapılan yanlış uygulamalardan en kısa s&uuml;rede
vazge&ccedil;ilmesi ve başta &uuml;yelerimiz olmak &uuml;zere halkımızın
daha fazla mağdur edilmemesi i&ccedil;in yetkilileri uyarıyor, olumsuz
uygulamaların giderilmesine y&ouml;nelik olarak hukuki ve idari gerekli
girişimlerde bulunacağımızın altını bir kez daha &ccedil;iziyoruz.<br
/>
<br />
<strong>Elektrik M&uuml;hendisleri Odası<br />
42. D&ouml;nem Y&ouml;netim Kurulu<br />
25 Mayıs 2011&nbsp; </strong></p>
<p>
&nbsp;</p>
<p>
<em><strong>Kaynak: Tmmob</strong></em></p>

MİMARLAR ODASI’NDAN “ÜLKEMİZDE MİMARLIK / KENTLEŞME POLİTİKA VE UYGULAMALARI, DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER” SEÇİM RAPORU

<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/6745>MİMARLAR ODASI'NDAN
"ÜLKEMİZDE MİMARLIK / KENTLEŞME POLİTİKA VE UYGULAMALARI,
DEĞERLENDİRME VE ÖNERİLER" SEÇİM RAPORU</a></h1><p>
Mimarlar Odası, 12 Haziran genel se&ccedil;imleri &ouml;ncesi kentleşme
politikaları ve uygulamaları &uuml;zerine bir se&ccedil;im raporu
hazırladı.<br />
<br />
<strong> MİMARLAR ODASI</strong><br />
<br />
<br />
<em>12 Haziran Genel Se&ccedil;imlerine Doğru &quot;&Uuml;lkemizde
Mimarlık / Kentleşme Politika ve Uygulamaları, Değerlendirme ve
&Ouml;neriler&quot;</em><br />
<br />
Kentleşme ve planlamada yetki karmaşasının yaşandığı, kentlerin
kimliksizleştiği,&nbsp; doğal ve k&uuml;lt&uuml;rel mirasın
korunmasının &ouml;n&uuml;ndeki tehditlerin arttığı, ulaşım
sorunlarının yeni boyutlar kazandığı, kentlerin afetlere daha
a&ccedil;ık hale geldiği bu d&ouml;nemde &quot;Kentsel
D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&quot;, planlamanın reddi ya da &quot;Rantsal
D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&quot; olarak uygulanmaktadır.&nbsp; Bu
d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m uygulamalarının baş akt&ouml;r&uuml; TOKİ,
kentlerin kimlik değerlerini ve geleceğini t&uuml;ketmekte,&nbsp; yaşanan
&quot;Kentsel Yağma&quot; karşısında hukuk s&uuml;re&ccedil;leri devre
dışı bırakılmaktadır. &Uuml;lkemizin kaynaklarının, kentlerimizin,
tarihsel ve doğal değerlerimizin &quot;t&uuml;ketimin
&ouml;rg&uuml;tlendiği&quot; alanlar olarak yağmalandığı bug&uuml;n,
yasama s&uuml;reci &quot;yağmanın g&uuml;vencesi&quot; olarak
işletilmektedir.<br />
<br />
12 Haziran Genel Se&ccedil;imleri &ouml;ncesinde &uuml;lkemizde
yatırımların b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; inşaat alanında
ger&ccedil;ekleşmekte, mimarlık hizmetlerinin ta&shy;sarım, uygulama,
y&ouml;netim ve denetim boyutuyla bu yatırımların en &ouml;nemli bileşeni
olduğu ger&ccedil;eğinden yola &ccedil;ıkarak yaşanan krizin odağında
&quot;mimarlık ve kent mek&acirc;nı&quot; bulunmaktadır.<br />
<br />
Mimarsız Mimarlık Ortamı M&uuml;mk&uuml;n Değildir<br />
<br />
Meslek odalarına karşı &ccedil;ok boyutlu baskıların g&uuml;ndemde
olduğu bug&uuml;nlerde; Mimarlar Odası, mimarlık mesleğinin insani
&ouml;z&uuml; ve Oda tarihi i&ccedil;inde m&uuml;cadelelerle oluşmuş
birikimi ile 12 Haziran Genel Se&ccedil;imlerine Doğru&nbsp;
&quot;&Uuml;lkemizde Mimarlık / Kentleşme Politika ve Uygulamaları,&nbsp;
Değerlendirme ve &Ouml;neriler &quot; başlığı altında bir se&ccedil;im
raporu hazırladı.<br />
<br />
Raporun tamamı ekte bilgilerinize sunulmaktadır.<br />
<br />
<strong>TMMOB Mimarlar Odası</strong></p>
<p>
<a href="javascript:void(0)/*664*/"><em><u>12 haziran 2011 Secimleri
Raporu<br />
</u></em></a></p>
<p>
<em><strong>Kaynak: Tmmob</strong></em></p>