23 Haziran 2012 Cumartesi

Yıkılacak ilk 5 kent

Yıkılacak ilk 5
kent

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
İstanbul, İzmir, Bursa, Sakarya ve Kocaeli belediyelerine yetki devri
yaptı. Böylece 'Kentsel Dönüşüm' kapsamında
dönüştürülecek ilk 5 il de belli oldu

style="margin: 0px; padding: 15px 0px 0px; border: 0px; outline: 0px;
font-size: 13px; font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif;
vertical-align: baseline; line-height: 20px; text-align: left;
background-color: rgb(255, 255, 255); ">


alt="Yıkılacak' ilk 5 kent
" class="news-pic"
src="http://i.radikal.com.tr/480x325/2012/06/23/fft64_mf1009834.Jpeg"
style="margin: 0px; padding: 0px; border: 1px solid rgb(199, 199, 199);
outline: 0px; font-style: inherit; font-family: inherit; vertical-align: top;
"
/>

 

 

 

 

 

 

 

 

style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yakında başlayacak afet riski
altındaki alanların dönüştürülmesine yönelik süreci
başlattı.  Bugün gazetesinin haberine göre, bakanlık önceki gün
itibariyle 81 ilin valilik ve belediyelerine yazı göndererek ilgili
kuruluşlardan riskli alan ve yapıların tespitine başlamalarını
istedi. 

style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Bakanlıktan mektubu alan belediyeler şimdi bu binaları tespit edip
hem bakanlığa bildirecek hem de riskli binaların maliklerine binanın
genel durumunu bildiren yazı yollayacak. Kat malikleri belediyelerin riskli
bina yazısına karşı gelirse kendisi de farklı bir değerlendirme
şirketinden değerleme raporu talep edebilecek.  style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
Bakanlık
ayrıca dönüşüm çerçevesinde 
href="http://www.radikal.com.tr/index/istanbul" style="margin: 0px; padding:
0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 15px; font-family: 'Trebuchet MS',
Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(59, 89,
152); line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">İstanbul
 ,  class="IndexLink" href="http://www.radikal.com.tr/index/IZMIR" style="margin:
0px; padding: 0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 15px; font-family:
'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline;
color: rgb(59, 89, 152); line-height: 20px; text-align: left;
background-color: rgb(255, 255, 255); ">İzmir ,
Bursa, Sakarya ve Kocaeli'nde Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü
şubeleri açılması için bu belediyelere yetki devri yaptı. Böylece
1'nci derece 
href="http://www.radikal.com.tr/index/Deprem" style="margin: 0px; padding:
0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 15px; font-family: 'Trebuchet MS',
Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(59, 89,
152); line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">deprem
 bölgesinde yer alan riskli
alanlar daha çabuk belirlenip dönüşüm başlayabilecek. 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
MAHKEMEYE
GİDEN KİRA ALAMAYACAK 


style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Kentsel dönüşümde kararlara itiraz etme hakkı da bulunuyor. Yani
kat maliki dönüşümle ilgili bir itirazda mahkemeye gidip dava
açabilecek. Ancak açılan dava yıkıma engel olmayacak. Kişi sadece
rayiç bedele itiraz edebilecek. Eğer daire için belirlenen rayiç bedel 80
bin lira ise ve kişi evinin değerinin daha yüksek olduğunu kanıtlamak
için dava açmışsa Çevre ve şehircilik Bakanlığı davanın sonucuna
göre kişiye ödeme yapacak. Mahkemeye giden kişi devletten kira yardımı
alamayacak ve faiz desteği isteyemeyecek.  style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
Afet riski
altındaki alanların dönüşümü konusunda gönderilen yazıya göre,
riskli yapıların tespiti, öncelikle yapı malikleri ve kanuni temsilcileri
tarafından yaptırılacak. Riskli olduğu bilimsel raporla tespit edilen,
idareye veya Bakanlığa bildirilen yapılar üzerinde 6306 sayılı
Kanun'un 6. maddesi ile ilgili diğer maddeleri çerçevesinde yenileme
ve dönüşüm faaliyetlerini kendileri yapabilecek. İhtiyaç duyulması
halinde Bakanlık ve idare gerekli desteği sağlayacak. 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
Bakanlık
süre vererek, hak sahipleri veya kanuni temsilcilerinden riskli yapıların
tespitini isteyecek. Verilen sürede yaptırılmaması durumunda tespitler
Bakanlıkça veya idarece yapılacak. Aciliyet gerektiren riskli yapıların
belirlenmesi, yapı maliklerince yapılabileceği gibi idarelerce maliklerin
tasarrufu beklenilmeden de gerçekleştirilecek. 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
İTİRAZLARDA
SÜRE 15 GÜN 


style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Bakanlıkça veya idarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine,
malikler veya kanuni temsilciler gerek gördüğü takdirde itiraz etme
hakkına sahip. Ancak itirazlar en geç 15 gün içinde çevre ve şehircilik
il müdürlüklerine yapılmak durumunda. 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />İl müdürlükleri tarafından
Bakanlığa iletilecek itirazlar, Bakanlık tarafından kanun kapsamında
belirlenen teknik heyet tarafından değerlendirilecek. 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
Tespitler,
uygulama yönetmelikleri hazırlanıncaya kadar 6 Mart 2007 tarihinde 26454
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
href="http://www.radikal.com.tr/index/Deprem" style="margin: 0px; padding:
0px; border: 0px; outline: 0px; font-size: 15px; font-family: 'Trebuchet MS',
Arial, Helvetica, sans-serif; vertical-align: baseline; color: rgb(59, 89,
152); line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Deprem
 Bölgelerinde Yapılacak
Binalar Hakkında Yönetmelik'teki "Mevcut Binaların
Değerlendirilmesi ve Güçlendirilmesi" hükümleri kapsamında
yapılacak. 


style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">KARARI BAKANLIK VERECEK 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />Riskli yapıları belirleyen
belediyelerin ve il özel idarelerinin ekipmanları ve kadro yetersizliği
durumunda riskli yapıları valilikler belirleyecek. Belirlenen riskli alan
ve yapıların imar ve kentsel tasarım projelerini belediye ve il özel
idareleri kendileri yapacak, daha sonra Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı'nın onayına
sunacak.

Kaynak: Radikal

Ankara'da plansızlık göçtü

Ankara'da plansızlık
göçtü

 

src="http://www.kizilbayrak.net/uploads/pics/ankara-metro_01.jpg"
style="width: 400px; height: 300px; " />Ankara'da Hava Kuvvetleri
Komutanlığı önündeki İnönü Bulvarı'nda devam eden metro
inşaatında 22 Haziran sabah saatlerinde göçük meydana geldi. Yaklaşık
2 metre derinliğinde çukurun açıldığı kaldırımdan geçen bir
kişinin çukura düştüğü öğrenildi.

 

class="news" style="color: rgb(41, 58, 77); font-family: verdana, arial,
helvetica, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px; margin: 12px 0px;
">Göçüğe düşerek toprak altında kalan inşaat işçisi Kadir
Sevim'in cesedine ulaşıldı. İhmal, kuralsızlık ve plansızlık bir
can daha aldı. Metro inşaatlarında hız rekorları kırmakla övünen
sermaye hükümeti göçük sonrası sessizliğe büründü. Metro için
kazılan tünelin gerekli hesaplamalarının ve önlemlerinin alınmaması
sonrası çökme yaşandı.

Kısmi bir göçük olması daha
büyük kayıplar yaşanmasını önledi.

Kaynak: kizilbayrak.net

 

Av. Tanay: Polis terörü istisna değil

Av. Tanay: Polis terörü
istisna değil

 

ÇHD İstanbul Şube
Başkanı Tanay'a göre, bugünlerde ana akım medyada da sıkça yer
alan polis terörü istisna ya da sapma değil, polis şiddeti kesintisiz
olarak dün olduğu gibi bugün de sürüyor. Tanay,"Roboskî'de 34
insanın ölümünün ardından soruşturma açılmadıktan sonra, kamu
görevlisini kimse suç işlemekten alı koyamaz" dedi.

class="detail_photo" style="float: none; margin: 8px 0px 8px 15px;
font-family: Times, serif; font-size: 10px; background-color: rgb(252, 252,
252); ">Taylan Tanay src="http://media.etha.com.tr/images/2011/07/25/cache/etha-20110725-taylan-tanay-00_display.jpg"
style="border: none; " />

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul
Şube Başkanı Avukat Taylan Tanay, bugünlerde ana akım medyada haber
olarak sıkça yer alan polis terörünün istisna ya da sapma olmadığını
belirtti, "Büyük kısmı medyanın ilgisinin dışında olmakla
birlikte polis şiddeti her an okulda, sokakta, fabrikada, yaşamın
sürdüğü her yerde insanları mağdur ediyor" dedi. Roboskî
katliamının cezasız bırakıldığını hatırlatan Av. Tanay,
"Roboskî'de 34 insanın ölümünün ardından soruşturma
açmadıktan sonra, kamu görevlisini kimse suç işlemekten alı
koyamaz" diye konuştu.

Son günlerde ana akım medyada da sıkça yer
alan polis şiddeti haberleriyle ilgili olarak ETHA'nın sorularını
yanıtlayan ÇHD İstanbul Şube Başkanı Avukat Taylan Tanay, "Olaylar
kamuoyuna yansıyınca, kamuoyu dikkatini veriyor ancak kesintisiz olarak
polis şiddeti devam ediyor. Büyük kısmı medyanın ilgisinin dışında
olmakla birlikte polis şiddeti her an okulda, sokakta, fabrikada, yaşamın
sürdüğü her yerde insanları mağdur ediyor" dedi.

style="list-style: none outside none; margin: 8px 0px 8px 15px; padding: 0px;
color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(252, 252, 252); font-size:
14px; line-height: 1.6em; font-family: Times, serif; ">Polis şiddetine maruz
kalanların şikayetlerini bile dile getiremediklerine dikkat çeken Av.
Tanay, şunları söyledi: "Hukuksal bir güvenceniz yok. Bunu ileri
sürerseniz, bazen polise rüşvet vermekten bazen polise mukavemet etmekten,
bazen polise hakaret etmekten yargılanıyorsunuz ve jet hızıyla size ceza
veriliyor. Dolayısıyla polis şiddetiyle karşılaşan kişi için kendi
öfkesi ve mağduriyetini kontrol altına alma zorunluluğu
doğuyor."

Çok nadir olarak açılan davaların da beraat ya da zamanaşımı ile
sonuçlandığına dikkat çeken Av. Tanay, "Polis şiddetiyle
karşılaşan kişi hukuksal güvence ve yeterli bir adli yardıma sahip
değil. Böyle olunca da davalar adliyeye çok az yansıyor" dedi.

style="list-style: none outside none; margin: 8px 0px 8px 15px; padding: 0px;
color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(252, 252, 252); font-size:
14px; line-height: 1.6em; font-family: Times, serif; ">  style="font-size: 1.3em; color: rgb(102, 102, 102); padding-left: 20px;
border-left-width: 4px; border-left-style: solid; border-left-color: rgb(204,
204, 204); border-bottom-width: 1px; border-bottom-style: dotted;
border-bottom-color: rgb(204, 204, 204); margin: 23px 0px 0px 15px;
font-family: Times, serif; background-color: rgb(252, 252, 252);
">'DİSİPLİN SORUŞTURMALARI ŞEFFAF DEĞİL' style="list-style: none outside none; margin: 8px 0px 8px 15px; padding: 0px;
color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(252, 252, 252); font-size:
14px; line-height: 1.6em; font-family: Times, serif; ">  style="list-style: none outside none; margin: 8px 0px 8px 15px; padding: 0px;
color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(252, 252, 252); font-size:
14px; line-height: 1.6em; font-family: Times, serif; ">Ahmet Koca adlı
vatandaşı döven polislerden 7'sinin açığa alındığını
hatırlatan Av. Tanay, "Disiplin soruşturmaları konusunda şeffaflık
yok. Son olayda 7 kişinin açığa alındığı açıklandı. Ama eminim ki,
bir süre sonra başka bir yere atanacaklar, hatta terfi edeceklerdir. Sadece
kamuoyunun öfkesini dindirmek için alınan tedbirler. Kalıcı olarak ne
yazık ki önlem alınmıyor" diye konuştu.

ÇHD İstanbul Şube Başkanı Av. Taylan
Tanay, polis şiddetinin sadece bugünün sorunu olmadığına dikkat
çekerek, şunları söyledi: "Ayhan Çarkınlardan itibaren polis
şiddeti, polis infazları konusunda yaşadığımız gerçek budur. O
yüzden sadece bugünün sorunu değil, dünün ve bugünün sorunu,
yarının da sorunu olacağı benziyor. Bununla ilgili yeterli bir adli
güvence sağlanmadığı sürece polis şiddetinin engellenmesi zaten söz
konusu değil. Dünyanın her tarafından polis böyle yapar, polisin işi
budur zaten. Demokratik, insan haklarına saygılı polis örneği de yoktur,
bu bir hayaldir. Polis devletin bekaası için ne gerekiyorsa onu
yapar."

 

'ROBOSKÎ CEZASIZ KALIRSA...'

 

"Polis şiddeti istisna ya da sapma
değildir" diyen Av. Tanay, Roboskî katliamını hatırlarak,
"Roboskî'de 34 insanın ölümünün ardından soruşturma
açılmadıktan sonra, kamu görevlisini kimse suç işlemekten alı koyamaz.
Bu güvence, devletin halka karşı suç işlemiş kamu görevlileri
koruması hatta bunu teşvik etmesi, halka yönelik terörün bir devlet
politikası olarak önümüzde durması bunun tek nedenidir" diye
konuştu.

 

'POLİS DELİLLERİ YOK ETMEDEN BAŞVURUN'

style="list-style: none outside none; margin: 8px 0px 8px 15px; padding: 0px;
color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(252, 252, 252); font-size:
14px; line-height: 1.6em; font-family: Times, serif; ">  style="list-style: none outside none; margin: 8px 0px 8px 15px; padding: 0px;
color: rgb(51, 51, 51); background-color: rgb(252, 252, 252); font-size:
14px; line-height: 1.6em; font-family: Times, serif; ">Tanay, polis
terörüne maruz kalan bir kişiye avukat olarak çok fazla bir şey
öneremediğini söyledi, "AKP iktidardan uzaklaştırılmadığı
sürece de önereceklerimiz geçici tedbirlerdir. Ama olayın hemen ardından
savcılığa başvuru yapmaları gerekir. Etkili bir hukuki yardım için
İstanbul Barosu ve ÇHD'ye başvuruda bulunabilirler. Hukuksal
süreçleri hiçbir ücret almadan takip edebiliyoruz. Ama kolluğun bu
terörü uyguladıktan sonra yaptığı suç delillerini yok etmek oluyor. Bu
nedenle, ne kadar hızlı davranırlar ve bize başvuru yaparlarsa hukuksal
süreci takip edebiliriz" diye
konuştu.

Kaynak: ETHA

Yenikapı'da doldu-bitti!

Yenikapı'da
doldu-bitti!

 



Yenikapı'da yarım milyon metrekarelik bir alanın
doldurulup meydan oluşturulmasıyla ilgili plan yeni ortaya çıktı ama
meydanın ihalesi yapılmış bile.

style="margin: 0px; padding: 15px 0px 0px; border: 0px; outline: 0px;
font-size: 13px; font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif;
vertical-align: baseline; line-height: 20px; text-align: left;
background-color: rgb(255, 255, 255); ">


alt="Yenikapı'da doldu-bitti!" class="news-pic"
src="http://i.radikal.com.tr/480x325/2012/06/23/fft64_mf1009398.Jpeg"
style="margin: 0px; padding: 0px; border: 1px solid rgb(199, 199, 199);
outline: 0px; font-style: inherit; font-family: inherit; vertical-align: top;
"
/>

 

 

 

 

 

 

 

 

style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Yenikapı sahiline inşa edilmesi planlanan, miting ve gösteri
alanı olarak kullanılacak dev meydan için 1 Numaralı Yenileme Alanları
Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun olumsuz görüş
bildirdiği ortaya çıktı. Kurul, yapılacak
meydanın tarihi yarımadanın silüetini bozacağı, topoğrafyaya olumsuz
etki yapacağı ve ICOMOS Arkeolojik Mirasın Korunması ve Yönetimi
Tüzüğü ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu gerekçesiyle
proje hakkında olumsuz görüş bildirdiği ortaya çıktı. 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
Meydan için
Yenikapı İDO İskelesi'nden Samatya Eğitim ve Araştırma
Hastanesi'nin önüne kadar olan, yaklaşık 578 bin metrekarelik alanda
denizin doldurulması planlanıy style="color:#000000;">or. 
style="color:#000000;">İstan face="Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif">bul  style="color:#000000;">Büyükşehir Belediyesi 'nin yaptığı
açıklamaya göre belirlenen alana 1 milyon 250 bin kişilik miting alanı,
2 bin 200 araç kapasiteli açık otopark ile 760 otobüs kapasiteli
açı
k otopark alanı yapılacak. Meydanda denizyolu, karayolu, metro,
hafif raylı sistemler gibi farklı ulaşım imkanlarının
bağlantılarının sağlanacak. Meydanın altında, 2.5 milyon nüfusun
atıksuyunun arıtılacağı İleri Biyolojik Arıtma Tesisi
kurulacak. 

style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />Denizin içine 2 kilometrelik
yol 


style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Kurulun olumsuz görüşüne rağmen projenin ilk etap ihalesi geçen
yılın aralık ayında yapıldı. İhaleyi Nas-Nuh-Uğraş İnşaat
konsorsiyumu 31 milyon lira bedelle kazandı. Projenin ilk aşamasında,
denizin içine 2 kilometrelik yol yapılacak. Çalışmaya başlanmak için,
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın son onayı bekleniyor. Alanın
hemen yanıbaşında yaklaşık 150 metre mesafede yapılan arkeolojik
kazılarda tarihinin 8500 yıl öncesine uzandığı ortaya çıkan,
UNESCO'nun dünya mirası listesinde yer alan, kentsel ve arkeolojik sit
alanı olan yarımadaya yapılan proje, Mimarlar ve Şehir Plancıları
odasından büyük tepki gördü. 
style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
'Yenikapı'ya ulaşımı açmak değil kısıtlamak
lazım' 


Şehir
Plancıları Odası 
style="color:#000000;">İstanb face="Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif">ul Şube Başkanı Tayfun Kahraman
"Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın projeye onay vermemesini
talep ediyoruz" 

diyerek izin
alınmadan ihaleye çıkılmasını 'usulsüzlük' olarak
değerlendirdi. Kahraman, şöyle konuştu: "Proje kente bir kazanım
olarak gösteriliyor ama kazanım yok, tersine dünyaya korumak üzere söz
verdiğimiz bir bölgenin tahrip edileceği ortada. Yenikapı, Tarihi
Yarımada içinde, kentsel sit alanı. Burada 
face="Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif">İstanbul style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); "> 'un tarihini 8 bin yıl
öncesine götüren arkeolojik kazılar yapılıyor. Yapılacak inşaatın ve
bölgeye çekilecek bir milyon insanın bu alanlar üzerinde baskı
yapacağı aşikar. Bölgenin merkezileşmesiyle be
raber kentsel doku
üzerinde tahribat olması kaçınılnmaz. Hep diyoruz ki burayı
ulaşılabilir kılmak değil, buraya ulaşımı kısıtlamak gerekir.
Burası otoyol alanı değil, lastik tekerlekli araçları ve ulaşım
akslarını buradan uzaklaştırmamız lazım. 2011'de tarihi yarımadada
koruma amaçlı imar planı kabul edildi, bu proje planda da yer almıyor.
Plan disiplini tamamen yok sayılıyor. Kıyı kanununa göre ancak zorunlu
hallerde dolum yapılabilir, burada hiçbir zorunluluk yok, tamamen keyfi bir
uygulama." 

style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />'Dünyaya anlatılamaz bir
proje' 


style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Mimarlar Odası'ndan Mücella Yapıcı, "Bu plan bildiğimiz
kadarıyla kurula gitti ve onaylanmadı. Bundan sonra ne oldu da bu ihale
çıktı? 
Kurulun
olumsuz kararı varken, ihalenin dayandırıldığı bir plan kararı hiçbir
yerde çıkmamış ve yasallaşmamışken, Tarihi Yarımada imar planlarında
bu dolgu işlenmemişken nasıl ihaleye çıkılyor?" diyerek suç
duyurusunda bulunacaklarını belirtti. Yapıcı, "Dünyanın en önemli
batık alanı burada. Denizin içine doğru devam eden bir arkeolojik
kültür hazinesi var. UNESCO'nun gözü buranın üzerinde. Tarihi
Yarımada'nın kıyılarında böyle proje dünyaya anlatılamaz"
dedi. 

Yapıcı,
Yenikapı'ya yapılması planlanan miting alanının Taksim meydanının
kullanım dışı bırakılmasını meşrulaştırmak için
kullanılabileceğini savundu. 

style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); " />
'Yenikapı dünya mirası listesinden
çıkartılır' 


style="font-family: 'Trebuchet MS', Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:
15px; line-height: 20px; text-align: left; background-color: rgb(255, 255,
255); ">Mimar Korhan Gümüş, 2011'de düzenlenen 'Yenikapı
Transfer Noktası Ve Arkeo-Park Alanı Uluslararası Yarışması'nı
hatırlatarak projelerde böyle bir dolgu alanı gözükmediğini, kazanan
projelerin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini hatırlattı. Gümüş,
"Burada birçok kamu arazisi var, nasıl kullanılacağı hakkında
hiçbir fikir yok. Bölge programlanmadan dolgu yapılıyor, 'deniz
nasıl olsa bedava' diyerek hareket ediliyor, son derece plansız bir
yaklaşım. Theodosius Surları'nın önünde böyle bir dolgu
yapılması komik. Eğer yapılırsa burası UNESCO Dünya Kültür Mirası
Listesi'nden miras listesinden
çıkartılacaktır."

Kaynak: Radikal

Rio dersleri / Nihal Kemaloğlu

Rio dersleri / Nihal
Kemaloğlu

1992'de kapitalist oksimoron sürdürülebilir kalkınma kavramı
Rio'da BM Çevre ve Kalkınma Konferansı'nda kullanıma sokulduktan
yirmi yıl sonra 20-22 Haziran'da Rio+20 zirvesi yapıldı. 20 yıl önce
binbir yüzlü kapitalizmin 'sürdürülebilir kalkınma' adıyla
pazarlanması sonucu dünya kaynakları hızla tüketilmişti. Bugün de
'yeşil ekonomi' diye yeşil kep giyerek enerji tekelleri, GDO'lu
tohum tröstleri, karbon piyasalarıyla içli dışlı, kalkınmış ve
gelişme hırsıyla yanıp tutuşan ülkelerle zirvede arzı endam
ediyordu.

Bu yirmi yılda
Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki doğal kaynaklar, bütün eko
sistemiyle geriye dönüşsüz 'finanslaşarak' paraya
dönüşürken, bilim adamları 'yenilenebilir' özelliğini kaybeden
gezegenimizin kaynaklarına 2030 yılına kadar ömür biçiyordu.
style="font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; text-align:
justify; background-color: rgb(245, 245, 245); " />Dünyanın en büyük yirmi
ekonomisinin yani dünyayı en çok tüketenler ve kirletenlerin, ortak
vizyon oluşturmak amacıyla BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı için
Rio de Janeiro'da toplanmaları manidardı.  
style="font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; text-align:
justify; background-color: rgb(245, 245, 245); " />Çünkü BRIC'in yabancı
yatırımcı dostu Brezilya, Latin Amerika'nın 'yükselen güvenilir
gücü' olarak yeşil ekonominin ve sürdürülebilir kalkınma
kavramlarının yeşil maskesinin düştüğü
coğrafyaydı..  

Her yıl
Amazon'da 2 milyon hektar yağmur ormanını yok edip tarım arazisine
çevirerek ama küçük köylülere değil küresel tarım tekellerine
devreden Brezilya, yıllardır GDO'lu tohum tekeli Monsanto'nun
ticari ortağıydı.

30 milyon
hektarlık tarım alanında GDO'lu mısır, soya ve pamuk ekimi yaparak
dünyanın en büyük GDO'lu tarım ambarı ve ihracatçısı olan
Brezilya, 20 milyon topraksız tarım işçisine tarım reformu yapmamakta da
direniyordu.

Ama bilim
adamları Brezilya'nın Cerrado bölgesinde küresel tarım tekellerine
kiralanan GDO'lu tohum, gübre ve tarım ilacı kullanılan milyonlarca
hektar toprağı ve bitki örtüsü şimdiden yüzde 50 değer kaybına
uğradığı ve 2030 yılında tümden yok olacağını
belirtiyorlardı.

Yine dünyanın
önde gelen etanol üreticisi Brezilya, GDO'lu mısır ve soyadan
üretilen 'yeşil ekonominin yenilenebilir enerjisi' diye iştahla
pazarlanan agroyakıt yani etanol üretimiyle dünya birincisiydi.
style="font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; text-align:
justify; background-color: rgb(245, 245, 245); " />Ve GDO'la zehirlenmiş
toprakları agro yakıt yapmak için tükettiği kömür enerjisi ve
agroyakıt yanarken çevreye yayılan karbondioksit miktarı müthiş bir
doğaşinas ekonomi yalanını gösteriyordu.

Elbette agro yakıt üretirken fosil enerji kullanımı
ne kadar da kapitalizmin tüketici mantığına uygundu değil mi?
style="font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; text-align:
justify; background-color: rgb(245, 245, 245); " />Ya da 'yeşil ekonomi' ve
'sürdürülebilir kalkınma' kavramları sözde kapitalizmi doğayla
uzlaştırma iddiası taşırken, doğayla barışan sistemin nasıl yüksek
kar, birikim ve tüketim yaratacağı çelişkisine cevap
veremiyordu.

Bir taraftan
Rio'da zirve devam ederken Amazonlu yerliler Xingu Nehri'nin
kenarında 'Pare Belo Monte' diye bağırıyorlardı.
style="font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; text-align:
justify; background-color: rgb(245, 245, 245); " />Çünkü Belo Monte, dünyanın
karbondioksitini temizleyen Amazonların binlerce yıllık Xingu
Nehri'nin üzerine inşa edilen gövdesi 7 km'lik beton olan bir
hidro elektrik barajının adıydı.

Ve eski Devlet Başkanı Lula bu barajın anlaşmasını 'bu
Brezilya'nın enerji sanayiinde bir zaferdir' sözleriyle imzalarken,
bu barajın yapımıyla 700 kilometrekarelik orman alanı yok olurken, 20
binden fazla bölge sakini toprağından atılmaya mahkum
edilmişti.

Doğal
kaynaklarının pervasızca 'finanslaşmasına' izin veren
Brezilya'yı öykünerek ve gıptayla takip eden Türkiye'nin Rio
Zirvesi'nden heyecanla ve bagajında yeşil ekonomi jargonuyla
döndüğünü söylemeye gerek yoktu...

style="font-family: Verdana; font-size: 12px; line-height: 16px; text-align:
justify; background-color: rgb(245, 245, 245);
">Kaynak: Akşam

Paralı eğitim öldürüyor!

Paralı eğitim
öldürüyor!

 

Paralı eğitim öldürmeye devam
ediyor. Harç parasını çıkarmak ve okul masraflarını karşılamak için
yaz tatillerine çalışan öğrenci ölümlerine bir yenisi daha eklendi.
Kırşehir'de çalıştığı işyerinde 25 metrelik iskeleden düşen 21
yaşındaki Abdullah İnce hayatını kaybetti.

style="color: rgb(41, 58, 77); font-family: verdana, arial, helvetica,
sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px; margin: 12px 0px; "> alt="" src="http://www.kizilbayrak.net/uploads/pics/ince.jpg" style="width:
400px; height: 300px; " />

Niğde Üniversitesi Maden
Mühendisliği Bölümü öğrencisi olan İnce, harç parasını
çıkarabilmek ve üniversite masraflarını karşılayabilmek için
Kırşehir'deki Petlas Lastik Sanayi'nde iş yapan Mimsan adlı
taşeron firmada çalışmaya başladı. İnce, 3 Haziran'da
başladığı işin 15. gününde, iskelede çalıştığı sırada dengesini
kaybederek 25 metreden aşağıya düştü. Ahi Evran Üniversitesi Eğitim
ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan İnce, burada hayatını
kaybetti.

İşçi ve emekçi çocuklarını geleceksizlikle karşı
karşıya bırakan paralı eğitim, bir can daha aldı.

style="color: rgb(41, 58, 77); font-family: verdana, arial, helvetica,
sans-serif; font-size: 12px; line-height: 20px; margin: 12px 0px;
">Kaynak: kizilbayrak.net

 

22 Haziran 2012 Cuma

Kentsel rant başlıyor

Kentsel rant
başlıyor

 

Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı, 81 il valiliğinden ve belediyelerinden riskli alan
ve yapıların belirlenmesini istedi.

src="http://haber.sol.org.tr/sites/default/files/imagecache/haber_resmi_v4/images/kentsel-donusum_1.jpg"
style="border: 0px; margin: 0px; padding: 0px; line-height: 1; " title=""
width="560" />

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan
Bayraktar'ın talimatıyla gönderilen yazıyla, 81 ilin valilik ve
belediyelerinden riskli alan ve yapıların tespitine başlamaları istendi.
Bakanlık’tan yapılan açıklamaya göre riskli alanların
belirlenmesi çalışmalarına, öncelikle birinci derecede deprem
bölgelerinde yer alan illerden başlayacak.

İlk
tespiti bina sahipleri yapacak

Afet riski altındaki
alanların dönüşümü konusunda gönderilen yazıya göre, riskli
yapıların tespiti, öncelikle yapı malikleri ve kanuni temsilcileri
tarafından yaptırılacak. Riskli olduğu bilimsel raporla tespit edilen,
idareye veya Bakanlığa bildirilen yapılar üzerinde 6306 sayılı
Kanun’un 6. maddesi ile ilgili diğer maddeleri çerçevesinde yenileme
ve dönüşüm faaliyetlerini kendileri yapabilecek. İhtiyaç duyulması
halinde Bakanlık ve idare gerekli desteği sağlayacak.

Bakanlık süre
vererek, hak sahipleri veya kanuni temsilcilerinden riskli yapıların
tespitini isteyecek. Verilen sürede yaptırılmaması durumunda tespitler
Bakanlıkça veya idarece yapılacak. Acil olan gerektiren riskli yapıların
belirlenmesi, yapı maliklerince yapılabileceği gibi idarelerce maliklerin
tasarrufu beklenilmeden de gerçekleştirilecek.

style="margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; line-height: 1; font-family:
inherit; ">Riskli bina tespitine itiraz edilebilecek 

style="margin: 15px 0px; padding: 0px; border: 0px; font-size: 13px;
line-height: 19px; font-family: Arial; background-color: rgb(255, 255, 255);
">Bakanlıkça veya idarece yaptırılan riskli yapı tespitlerinde, karşı
malikler veya kanuni temsilcilerince 15 gün içinde çevre ve şehircilik il
müdürlüklerine itiraz edebilecek. İl müdürlükleri tarafından
Bakanlığa iletilecek itirazlar, Bakanlık tarafından kanun kapsamında
belirlenen teknik heyet tarafından değerlendirilecek.

style="margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; line-height: 1; font-family:
inherit; ">Risk tespitini belediyeler, il özel idareleri ve şehircilik il
müdürlükleri yapacak

Riskli yapılar kanundaki yetki
çerçevesinde belediyeler, il özel idareleri, büyükşehir belediyeleri,
büyükşehir ilçe belediyeleri ile çevre şehircilik il müdürlükleri
tarafından tespit edilecek.

Müracaatları halinde, tecrübeli en
az iki inşaat mühendisi ile bir jeoloji veya jeofizik mühendisi istihdam
eden üniversiteler, inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odaları ve
belediye şirketleri de lisanslandırılacak. Ayrıca sivil toplum
kuruluşları ve diğer gerçek ve tüzel kişiler de en az iki inşaat
mühendisi ile bir jeoloji ve jeofizik mühendisi bulunması halinde teknik
ve mali şartları taşımaları halinde lisanslandırılacak.

style="margin: 15px 0px; padding: 0px; border: 0px; font-size: 13px;
line-height: 19px; font-family: Arial; background-color: rgb(255, 255, 255);
">Tespitler, uygulama yönetmelikleri hazırlanıncaya kadar 6 Mart 2007
tarihinde 26454 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Deprem Bölgelerinde
Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik’teki “Mevcut Binaların
Değerlendirilmesi ve Güçlendirilmesi” hükümleri kapsamında
yapılacak.

Risk tespit yetkisi 1. Deprem
bölgesinde belediyelere devredildi

Riskli yapıları belirleyen
belediyelerin ve il özel idarelerinin ekipmanları ve kadro yetersizliği
durumunda riskli yapıları valilikler belirleyecek. Belirlenen riskli alan
ve yapıların imar ve kentsel tasarım projelerini belediye ve il özel
idareleri kendileri yapacak, daha sonra Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’nın onayına sunacak.

Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı riskli alanların daha çabuk belirlenmesi için 1. deprem
bölgesinde yer alan İstanbul, İzmir, Bursa, Sakarya ve Kocaeli’nin
ilçe belediyelerine yetki devri
yaptı.

Kaynak: sol.org.tr