13 Mart 2012 Salı

Açıklama 52: 1 AVM için Kül Olan 11 Can !

Açıklama 52: 1 AVM için Kül Olan 11 Can !

1 AVM için Kül Olan 11 Can !!!

Bu sefer 11 cana mal oldu kapitalizmin kar hırsı...

11 Mart gecesi İstanbul Esenyurt Belediyesi sınırları içerisinde yapımı devam eden Marmara Park Alışveriş Merkezi inşaatının şantiyesinde çıkan yangında 11 inşaat işçisi yanarak can verdi. Saat 22.00 sularında meydana gelen yangının ısınmak için kullanılan elektrik sobasından kaynaklandığı açıklandı. Ancak biz biliyoruz ki bu orada yaşamını yitiren 11 emekçinin asıl ölüm nedeni değildir. Orada yaşanan ölümlerin kaynağı kapitalizm, katili ise sermayedir.  Yaşanan talihsiz bir trajedi ya da sistem tabiriyle bir iş kazası değil göz göre göre işlenen bir cinayettir. Bu ne ilktir nede son olacaktır. Hatırlayacaksınız daha geçen hafta Adana’da bir baraj kapağının patlaması sonucu 10 işçi hayatını kaybetmiş ve daha birçoğunun cesedine dahi ulaşılamamıştır. Üstelik bu elim vakada göz göre göre meydana gelmiştir. Derivasyon tüneli kapaklarında sızıntı olduğu ve torbalarla kum atılarak bu sızıntının önlenmeye çalışıldığı hatta ve hatta bu bölgede derivasyon tüneline yakın bir noktada buna rağmen dinamitle patlatma yapıldığı iddiaları hala ortadadır ve yanıt beklemektedir. Daha da önemlisi 10 gün evvelden sızıntı olduğu bilinmesine rağmen bu durumu normal karşılayıp,  iş akışına müdahale etmeden kum torbası atmak gibi ilkel bir önlemle 10 kişinin kanına girenlerin basına bilgi verirken gayet pişkin ve vurdumduymaz bir şekilde yaptığı “ihmal yok” açıklaması, aynı kaptan yiyen iktidar erkini tatmin etmiş gözüküyor.

Öyle ya, devlet aygıtının sorumluluk alanlarından özel sektörün çıkarları uğruna el etek çekenlerin, yap işlet devret ucubesiyle özel sektöre “yapacağın imalatı işleteceğin süre zarfında karlılığını engellemeyecek ölçüde bir kaliteyle yapabilirsin” diyenlerin sorumluluğu sermayeye yüklemeleri elbette beklenemez. Çünkü bu durumda sorumluluk yüklemek aynı zamanda sorumluluk altında kalmak demektir. O yüzden hiç kimse bu tarz iş cinayetlerinde kapitalist sistemin iktidarından sermayeyi mahkum etmesini yada ondan hesap sormasını beklemesin. Çünkü iktidarın gözünde yaşanan bu elim vakalar yapılan işin doğası gereği, kılıfı takdiri ilahi ve bedeli sadece üç beş yöneticinin göstermelik kurban edilmesidir.

 

Bir avuç sermayedarın daha fazla kazanmak uğruna İstanbul’u inşaat çöplüğüne hele hele AVM  çöplüğüne dönüştürmesine yardımcı olanların, hayatlarını idame etmek için  bu çöplüğün inşasında çalışmak zorunda kalan ve hayatından olanları zerre kadar önemsemedikleri artık herkesin malumudur.  Kışın ortasında hiçbir güvenlik önlemi alınmadan bez çadırlarda yaşaması reva görülen emekçiler ancak öldüklerinde gündem olmaktadır maalesef. Bu anlayışın sonucudur zaten iş cinayetlerinde Avrupa’da birinci dünyada üçüncü olmamız. Yukarıda da belirttik bu tip iş cinayetleri ne ilktir nede bu sistem devam ettiği müddetçe son olacaktır. Çünkü sadece İstanbul değil ülkemizin genelinde ve sadece inşaat sektörü değil tüm sektörlerde sistem hep daha fazla kazanmak üzerine inşa edildiğinden bu iş cinayetleri devam edecektir. Ve bizlerde yaşanan bu cinayetler sadece haber değeri taşıyacak kadar büyük olduğunda haberdar olabileceğiz. Örnek olarak, 2011'in Şubat ayında 20 işçinin Ostim / İvedik Sanayi Bölgesinde meydana gelen patlamayla katledildiğinde ya da Mayıs 2010’da Zonguldak’ta Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessese Müdürlüğü maden ocağında meydana gelen göçük ve sonrasında ortaya çıkan gazın patlaması sonucu 30 işçinin hayatını kaybetmesinden sonra ve yahut da 2008 Ağustos’unda Tuzla tersanelerinde 19 torba kum yerine 19 çalışanın kobay olarak kullanıldığı ve 3 ünün göz göre göre öldürüldüğü filika deneyinden sonra yani iş cinayetleri örtbas edilemeyecek kadar büyük olduğunda bu iş cinayetlerinden haberdar olunabilmektedir. Ancak bundan sonra göstermelikte olsa gündem olabilmektedir işçi sağlığı ve güvenliği. Bu arada yaşanan ve gündem olamayan yüzlerce, binlerce iş kazası olmakta ve görmezden gelinmektedir.

Ancak bu örnekleri çoğaltmak değil bu örnekleri yaratan sisteme karşı sınıf bilinciyle mücadeleyi yükseltmektir yapılması gereken. Çünkü bu yapılmadığında daha çok emekçimizi kapitalizmin doymak bilmeyen işkembesine kurban vereceğiz.

Bizler Halkın Mühendis Mimarları olarak, emekçilerin safında ve haklı mücadelelerinin içinde yer almaktan dün olduğu gibi bugün de vazgeçmeyeceğiz. Sömürenlere karşı isyan bayrağını yükseltecek her türlü direnişte emekçilerle omuz omuza olacağız ve egemenlerin her türlü oyununu birlikte bozacağız!

 

İNŞAAT EMEKÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR

İŞÇİLERİN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAYAN KATİL PATRONLAR YARGILANSIN

11 CANIN KATİLİ KAPİTALİZMİN BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN KAR HIRSIDIR

EMEKÇİYİZ, HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder