<h1><a href=http://www.ivmedergisi.com/node/8145>Korkmadık Korkmuyoruz,
Susmadık Susmayacağız, Baskılar Bizi Yıldıramaz! / KESK</a></h1><p>Bu
gün sabah saatlerinde Ankara’da yapılan “operasyon”
sonucu toplam 15 kadın yönetici ve üyemiz gözaltına alınmıştır.
Sendikal faaliyetlerimizi engellemeye yönelik gözaltı operasyonuna
ilişkin olarak Yürütme Kurulumuz tarafından yapılan basın açıklaması
aşağıdadır. </p><p class="rteleft"><strong>Son yıllarda emek ve
demokrasi güçleri olarak hiçbir dönemle kıyaslanmayacak düzeyde bir
kuşatma altına alınıyoruz. Hemen her gün yapılan
“operasyon” ve baskınlarla demokrasinin olmazsa olmazı
kurumlarından sendikalarımızın, konfederasyonumuzun mücadelesi
engellenmek isteniyor. </strong></p><p
class="rteleft">Konfederasyonumuza bağlı sendikalarımızın yönetici ve
üyelerinin sendikal faaliyetlerinden dolayı, istifaya zorlama,
sürgün, görevden çıkarma gibi engellemelerle karşılaşması sıradan
olaylar haline gelmişken çalışanlarımıza kadar uzanan gözaltı ve
tutuklama operasyonlarında son dönemde ciddi artışlar
yaşanmaktadır.</p><p class="rteleft"><strong>Toplumun tüm muhalif
kesimlerini hedefine alan bu politikaların arkasında AKP’nin,
emekçilerin giderek genişleyen fiili meşru mücadelesinden duyduğu korku
bulunmaktadır.</strong></p><p class="rteleft">Bugün sabahın erken
saatlerinde bir kez daha, son dönemlerde adeta rutin hale gelen baskın ve
gözaltı haberleri ile uyandık. Bize şu ana kadar ulaşan bilgilere
göre, evlerine gerçekleştirilen baskınlarda Ankara’da KESK Kadın
Sekreterimiz Canan Çalağan, KESK eski Kadın Sekreterimiz Songül
Morsümbül, SES Kadın Sekreterimiz Bedriye Yorgun, TÜM BEL-Sen Kadın
Sekreterimiz Güler Elverenin de aralarında bulunduğu toplam 15 kadın
yönetici ve üyemiz gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanların
sayısının artmasından kaygı duymaktayız. </p><p class="rteleft">Bu
sabah Ankara’da yaşananlar bir taraftan hazırladığı yasa
tasarılarıyla emek düşmanı politikalara hız veren AKP iktidarının
diğer taraftan bu politikalarına boyun eğmeyerek mücadelesini sürdüren
emek ve demokrasi güçlerine yönelik baskılarını artırmaya devam
ettiğini göstermektedir.</p><p class="rteleft"><strong>“8
Mart’ın resmi tatil olması” temel talebi ile mücadele
programımızı ilan ettiğimiz bir dönemde, 2009 yılından beri süren bir
soruşturma gerekçe gösterilerek Kadın yönetici ve üyelerimize yönelik
bu “operasyon” manidardır. Kadına yönelik şiddet, taciz ve
cinayetlerin arttığı bir dönemde kadın mücadelesinin öncülüğünü
yapan KESK’i engellemeye yönelik bu “operasyonu”
kınıyoruz.</strong></p><p class="rteleft"><strong>Son olarak "MİT
olayında" yaşandığı gibi ucu kendisine dokunduğunda yasaları
eğip bükerek yargıyı, adaleti işlevsiz hale getirmek isteyenler her
zaman olduğu gibi yine gündem saptırmanın peşindedir.</strong></p><p
class="rteleft">Bilindiği gibi milyonlarca kamu emekçisini ve ailelerinin
yaşamını doğrudan ilgilendiren 4688 Sayılı Yasada değişiklik
yapılması uzun bir süredir toplumun gündemindedir. KESK olarak kamu
emekçilerini sefalet koşullarına mahkûm etmeyi amaçlayan bu yasa
tasarısına karşı mücadeleyi ülke genelinde sürdürüyoruz. 21 Aralık
tarihinde yüz binlerce kamu emekçisi bu yasa tasarısına geçit
vermeyeceğini ve sefaleti kabul etmeyeceğini KESK’in çağrısıyla
greve çıkarak göstermiştir. 21 Aralık grevimizin hemen ardından ve yasa
tasarısının meclis gündemine geleceği bugünlerde mücadelemizi
engellemeye dönük baskıların artmasının tesadüf olmadığını bir kez
daha vurguluyoruz. </p><p class="rteleft">Konfederasyon çalışanımız
Semahi Aydın’ın polis olduğunu söyleyen kişiler tarafından
telefonla aranarak taciz edilmesi baskıların çalışanlarımıza kadar
uzandığını göstermektedir. Bu konuya ilişkin olarak sesiz
kalmayacağımızın ve önümüzdeki günlerde suç duyurusunda
bulunacağımızın bilinmesini istiyoruz.</p><p class="rteleft">Diğer
taraftan konfederasyonumuz üzerinde son yıllarda yoğunlaşan bu baskılar,
temel hak ve özgürlüklerin genişletileceği bir anayasa hazırlığı
içinde olduğunu öne sürenlerin, “yargı paketleri”
hazırlayanların samimiyetini de göstermektedir.</p><p
class="rteleft"><strong>Tamamıyla keyfi olarak yürütülen bu
gözaltılarla onurlu mücadelemizi sindirebileceğini sananlar büyük bir
yanılgı içerisindedirler. Sendikal mücadelemiz üzerinde şaibe
yaratarak, KESK ve bağlı sendikalarını kamuoyu nezdinde yıpratma
amacı taşıyan baskıların bir parçası olan bu operasyonlar amacına
ulaşamayacaktır.</strong></p><p class="rteleft"><strong>Bilinmelidir ki
hakikati dile getirmekten bir an olsun vazgeçmeden yürüttüğümüz
mücadelemizde; şiddete karşı barışın sesini yükseltmekten,
emekçilerin haklarına sahip çıkmaktan ve eşit, özgür, demokratik bir
Türkiye talebini ifade etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. AKP’nin
büyük baskı ve gözaltı düzenine karşı onurlu ve kararlı
duruşumuzdan bir an olsun vazgeçmeyeceğiz.</strong></p><p
class="rteleft"><strong>Üyelerimizin yarattığı ortak değerlerimizin
ürünü olan fiili ve meşru mücadelemiz tüm yöneticilerimiz gözaltına
alınsa dahi sürecektir. Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal
serbest bırakılmalı konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımız
üzerindeki baskılara, yıldırma ve sindirme uygulamalarına son
verilmelidir. </strong></p><p class="rteleft"><strong>Emek ve demokrasi
mücadelesini yükselterek her türlü hukuk dışı uygulamanın
karşısında olmaya, gözaltına alınan, tutuklanan üyelerimizin
haklarını her zeminde koruyup savunmaya devam
edeceğiz. </strong></p><p class="rteleft"> </p><p
class="rteright"><strong>YÜRÜTME KURULU</strong></p>
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder