13 Mart 2012 Salı

Amasra’nın termik santral dramı - Mehveş Evin

Amasra'nın termik santral
dramı - Mehveş Evin

Devletin farklı kurumları,
‘turizm potansiyeli ve doğal kaynakları’ nedeniyle
Amasra’da termik santral yapılamayacağını tescilledi. ÇED raporu
çıkmadı. Buna rağmen Hema adlı şirket, Bartın’da iki termik
santral için Enerji Bakanı’yla kurdele kesip törenler yapıyor.
Neden ve nasıl?

src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2012/03/12/fft16_mf2082572.Jpeg"
/>

Bir bölgeye herhangi bir yatırım yapılacağı zaman, çevre ve
insan açısından doğuracağı riskler, ‘Çevre Etki
Değerlendirme’, kısaca ÇED raporu’yla tescillenir. İlgili
bakanlık, buna göre projeye onay verir, ya da vermez. Maalesef,
Türkiye’de her şeyde olduğu gibi ÇED raporları da asli görevini
yapmaz, aksine şirket menfaatine uygun yorumlarla rant çarkını
kolaylaştırır. Üstelik, ÇED raporu olumsuz çıktığı, Bakanlığın
“Buraya santral yapılamaz“ dediği hallerde bile şirketlerin
bildiğini okuduğuna şahit oluyoruz.
Son örneği,
Bartın-Amasra’da yapılacak termik santral. 21 Şubat’ta Hattat
Holding ve Çinli AVIC International firmasının imzaladığı anlaşmanın
töreninde, Enerji Bakanı Taner Yıldız da desteğini açıkladı. Bartın
Platformu adı altında birleşen Basra ve Amasra halkı, tepkilerini
göstermek için sokaklara çıktı. Geçen yıllarda termik santrale karşı
30 bin imza toplayan şirketin santral yapmak için başvurduğu türlü
usulsüzlüğü, bilim insanlarının desteğiyle gözler önüne seren
Bartınlılar açıklama bekliyor.

Hattat’lar nasıl bu
noktaya geldi?

Vahametin, bakanlıklar arası, hatta
Başbakanlık’la bakanlıklar arasındaki kopukluğun anlaşılabilmesi
için kısaca Bartın’da olan bitene bakalım...
* Hattat
Holding, Hema Şirketi olarak ilk kez 1999’da Bartın’a 150
MW’lık bir termik santral kurma amacıyla geldi. Kuramadı.
2005’te tekrar geldiklerinde, Amasra’da termik santral
kurmayacaklarını, sadece taşkömürü çıkaracaklarını ifade
ettiler. 
* Amasra’da, 56 milyon ton taşkömürü çıkarmak
üzere Türkiye Taşkömürü Kurumu’yla sözleşme yapan Hema, nasıl
olduysa Amasra’nın Tarlaağzı ve Gömü köyleri arasında 
termik santral kurma girişimine başladı. 
* Bartın Valiliği,
15 Nisan 2010’da düzenlediği toplantıda Bartın halkını temsil
eden siyasi ve sivil üyelerle bir araya geldi. Tüm kanaat önderleri termik
santrale karşı olduklarını açıkladılar.
* Bu arada Şirket,
termik santral için ÇED başvurusu yapmış. Çevre ve Orman Bakanlığı,
başvuruyu geri çevirmiş. Hema yılmamış, bu sefer iki farklı termik
santral için ÇED’e başvurmuş. Aynı bakanlık, 2007 yılında
Zonguldak Bartın Karabük Çevre Düzeni Planı’nda böyle bir
yatırıma izin vermemesine rağmen, bu başvuruyu kabul etmiş! />* Bartın halkı bu süreçte termik santrale karşı 30 bin imza
topladı, protestolar düzenledi. ‘ÇED Halkın Katılımı
Toplantıları’ öyle büyük tepkilere neden oldu ki,
yapılamadı. 

ÇED yok, santral 2 km. öteye! />* Platform, Tarlaağzı ve Gömü’de kurulacak termik santralin
turizmi ve balıkçılığı olumsuz etkileyeceğini, Küre Dağları Milli
Parkı’na zarar vereceğini ilgili bakanlığa kabul ettirmiş. Buna
rağmen, bu alanın sadece 2 km. uzağındaki Delikliburun  mevkii için
ÇED süreci devam ediyor.
* ÇED süreci bitmemesine rağmen,
06.09.2011 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı,
Delikliburun’daki 1643 dönümlük orman arazisini, üzerinde termik
santral kurulması için Hattat’lara iki yıl süreyle bedelsiz ön
izinle verdi.
* Şirket, süresi içinde ÇED Raporu’nu
hazırlayamamış, Bakanlık’tan raporunu tamamlamak için altı ay
uzatma süresi almış. Anlayacağınız mevcut Çevre Düzeni Planı izin
vermiyor, Bartın halkı termik santrale kesinlikle karşı, Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı’nın resmi raporlarındaysa termik santralin
Amasra ve çevresine yapılamayacağı belirtiliyor...
Hatta Başbakan
ve Kültür Bakanı, “Amasra’ya termik santral
kurulmayacak” diyor. Ve tüm hukuksuzluğa rağmen şirketin termik
santral girişimi, Enerji Bakanlığı’yla imzalar atılarak yoluna
devam ediyor. Şimdi söyleyin Allah aşkına: Nasıl bir ülkede
yaşıyoruz?

5 MADDEDE ÇEVRE
TALANI

1.Bartın’ın ekonomik yapısını tehdit eden en
önemli faktörün, Amasra’ya termik santral kurma projesi olduğu,
farklı bilimsel çalışmalarla kanıtlandı. Amasra ve Bartın, kentsel
SİT ilan edildi. Toplam 2640 MW. gücündeki dev boyutlu iki termik santral,
tüm doğal ve kültürel kaynaklara zarar verecek.
2.Termik Santral
projelerinin enerjide dışa bağımlılığı azaltacağı belirtiliyor.
Yalan. Çünkü Şirket, yabancı ortakla  çalışacak, yabancı
kuruluşlardan kredi alacak. Teknolojisi de yurt dışından... Kömürün
çoğu ve işçiler bile yurt dışından getirtilecek!  />3.Zonguldak-Bartın-Karabük Çevre Düzeni Planı’nda; termik
santralin yapılmasının planlandığı alanda sadece tarım, orman, liman
ve balıkçı barınağı,turizm ve yerleşim alanı gibi kullanım
şekillerine izin veriliyor. Bu sahada iki termik santral kurulması Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı’nın kendi planını yok sayması anlamına
geliyor.
4.DPT’nin 2023 Turizm Stratejisi’nde; Amasra
bölgesinin ‘ekoturizm odaklı’ gelişim bölgesi olduğu yer
alıyor. Termik santral yatırımı, bu planlarla bağdaşmıyor.
5.
Amasra, rüzgar bakımından zengin. Küresel ısınma tehdidine karşı bir
türlü gerekli adımları atamayan hükümet, neden en ‘kirli’
alternatifleri desteklemeye devam ediyor? Neden rüzgar enerjisi gibi daha
uzun vadeli, çevreye daha az zarar veren  alternatifleri hesaba
katmıyor?

Kaynak: milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder