14 Mart 2012 Çarşamba

MİMARLAR ODASI: TÜRKİYE “KENTSEL DÖNÜŞÜM” ÇILGINLIKLARINA KURBAN EDİLEMEZ...!

MİMARLAR ODASI: TÜRKİYE
"KENTSEL DÖNÜŞÜM" ÇILGINLIKLARINA KURBAN EDİLEMEZ...!

align="center">TÜRKİYE "KENTSEL DÖNÜŞÜM" />ÇILGINLIKLARINA KURBAN EDİLEMEZ...!

TBMM gündeminde bugün,
hiçbir değerlendirme, katkı ve uyarılar dikkate alınmadan "ÂFET
RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN
TASARISI" görüşülmeye başlanmıştır. İmar ve çevre alanında
yürürlükte bulunan tüm yasaları "uygulanmayacak mevzuat"
kılarak, ülkedeki hemen tüm yeni yapılaşma ve kentsel dönüşüm
uygulamalarına ait temel kararları Başbakanlık-TOKİ İdaresi‘ne
bağlamaktadır. Böylece yerel yönetimler, ilgili kurumlar ve toplum
katılımı devre dışı bırakılarak "başkanlık sistemi"nin
önce imar alanında başlaması öngörülmektedir.

Bir anlamda
"imar darbesi" denebilecek uygulamayı "afete karşı
önlem" gerekçesi altında düzenleyen kanun tasarısı, ülkenin ve
kentlerin tamamını "riskli alan" ilan etme olanağını
sağlayarak, bu tanımla belirlenmiş alanlarda TOKİ‘yi ve
dolayısıyla Başbakanlığı "tek imar otoritesi" yapmayı
hedeflemektedir.

Tasarıya göre, "Bakanlar Kurulunca belirlenecek
rezerv alanlar" ve hiçbir bilimsel katılım olmadan saptanabilecek
"riskli alanlar" ülkenin her yerinde keyfi olarak ilan
edilebilecek.

Aynı hukuk ve etik dışı yaklaşım "riskli
yapı" tanımında yinelenmekte, teknik ve bilimsel katılımın
olmadığı saptamalarla TOKİ‘nin dilediği yapıya el koyabilmesi
olanağı sağlanmaktadır.

O kadar ki, tasarıya göre belediyeler
"riskli yapıları" verilen sürelerde belirlemediği takdirde bunu
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı "resen" yapacaktır. Riskli
alanlarla birlikte aynı yapıların Maliye Bakanlığı aracılığıyla
TOKİ‘ye devir işlemleri de tasarının ayrıntılı hükümlerini
oluşturmaktadır.

Bu yöntemle belirlenecek sözde "afet riski
bulunan"(!) alanlarda ve yapılarda, tasarının asıl amacını
oluşturduğu anlaşılan "TOKİ‘ye ve TOKİ ortaklarına yeni
emlak rantı alanları kazandırmak ve pazarlamak" niyetinin
"engelsiz" olarak yaşama geçebilmesi için de ülkemizde
yılların deneyim ve birikimleriyle oluşmuş tüm imar, çevre ve kültür
yasaları "uygulanamaz" ibaresiyle etkisiz hale
getirilmektedir.

Bu sayede yeni emlak rantı alanlarına
dönüştürülmek üzere el konulan yapıların zorla tahliye işlemleri ile
yıkılmalarında tüm yasal engeller kaldırılırken; ülkenin doğal,
kültürel ve çevre değerlerinin korunmasını öngören yasaların da
devre dışı bırakılmasıyla aynı değerlerin yok olmasına neden olacak
yapılaşmaların önü açılmaktadır.

Tasarıda bu yöntemlerle
hedeflenen "tek imar otoritesi" oluşturulması aynı zamanda
merkezî idareye "yağma özgürlüğü"
tanımaktadır.

Tasarı bu şekliyle, "Demokrasinin Beşiği"
olarak kabul edilen yerel yönetimleri "rantın merkezî hükümetten
yönetimi" uğruna tamamen etkisiz ve yetkisiz kılmaya yönelik
"yerelleşme ve demokratikleşme" karşıtı anlayışın
yasalaşması olarak dayatılmaktadır.

Bugüne kadar, "Kentsel
Dönüşüm Yasası" adıyla gündeme gelen tüm yasa tasarıları
hakkında, gerek Mimarlar Odası gerekse diğer meslek kuruluşlarının
uzman görüş ve önerileri ile oluşturduğu raporlarda, ülkemizin
gerçekleri ve genel şehircilik ilkeleri çerçevesinde sağlıklı bir
"kentsel gelişim"in nasıl sağlanabileceğine ilişkin
görüşleri hiçbir şekilde dikkate alınmadan hazırlanan bu
"tasarı"nın yasalaşması halinde, zaten sorunlarla baş başa
olan kentlerimiz felaketlere sürüklenebilecek, yoğun ve kapsamlı bir
şekilde kamusal, çevresel, sosyal, kültürel ve ekonomik kayıplar
yaşanacaktır.

Bu değerlendirmelere bağlı olarak;

Duyarlı
Milletvekillerimizi, genel olarak sakıncalarını belirttiğimiz; ülkemizin
tüm değerlerini ve anayasal hakları yok edecek olan, kamu yararı ile
uzaktan yakından ilgisi olmayan, "yerelleşme ve demokratikleşme"
karşıtı ve kentlerimizi "afetlere karşı güvenli hale
getirmek" yerine "kendisi bir afet" ve
"çılgınlık" olan "Tasarı"yı reddetmeleri ve
"Tasarı"nın geri çekilmesi için çaba göstermeye davet
ediyoruz.

Üstlendikleri demokratik sorumluluklar ve kentlerin toplum
adına sahipleri olmaları nedeniyle başta "yerel yönetimler"
olmak üzere; hakları gasp edilen ve demokrasi, kentli hakları, tarihsel ve
doğal değerlerden yana olan bütün kesimleri "Tasarı"nın
gündemden kaldırılması için dayanışma içerisinde olmaya
çağırıyoruz.

MİMARLAR ODASI
Merkez Yönetim Kurulu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder