'Stratfor Bombası Daha
Büyük' - Nilgün Cerrahoğlu
class="YazarYazi"> “Stratfor yazışmaları,
geçen yılki diplomatik kripto skandalından daha ilginç, daha çarpıcı
ve daha büyük bir bomba” diyor
“Stratfor dosyası”
için görüşlerine başvurduğum bir Batılı diplomat ve
ardından söze şöyle devam ediyor:
“Diplomatik yazışmaların zorunlu
bir usulü, adabı vardır. Diplomatlar diplomatik dilin o adabı, uslubü,
tonu, biçimi ile sınırlıdır. Diplomatik sistemin empoze ettiği yol,
yordam mutlaka geçerli olmak zorundadır.
(WikiLeaks’in geçen yıl
açıkladığı) diplomatik kriptolarda
karşılaştığımız (özellikle dünya liderleri için
kullanılan) o ince istihzaları hatırlayın... Stratfor
yazışmalarında bunlar yok. Diplomasi filtresi/süzgecinden geçmemiş
belgeler bunlar. Bu nedenle sadede ilişkin çok daha yalın ve vurucu,
açık bilgiler içerebiliyorlar. Şu da var;
diplomatik kriptolardaki yazışmalar hatırlarsanız
‘özel’
(confidential),
‘gizli’
(secret), ‘çok
gizli’ (top secret) olarak
değişik kategorilere bölünmüştü. Diplomatik ifşaatlarda
‘çok gizli’
belgeler yer almamıştı. Stratfor yazışmaları ise gizlilik
düzeyleri açısından bir karma. Yazışmalarda çok değişik, farklı
gizlilik düzeylerine girebilecek bilgiler
var…”
Muhatabım ayrıca işin
“akçeli
yanının” da görmezden gelinemeyeceğini,
Stratfor’la kaynakların ilişkisinin bu
nedenle “çok daha
problemli” olduğunu söylüyor:
“Bir büyükelçi ya da sefaret
görevlisi, herkesle görüşebilir. Bir büyükelçilik mensubuyla bilgi
alışverişinde bulunan insanların, ajan olmaları gerekmez. Stratfor
yazışmalarıyla ortaya çıkan durum ise farklı. Burada açık biçimde
akçeli ilişkiler var. Stratfor’un
taşeron/yüklenici
(‘contractor’)
bir istihbarat örgütü olduğu
ortada.”
‘New York
Times neden yazmıyor?’
On gündür her gün farklı
bir “Stratfor
bombası” ile uyanıyoruz.
Bir gün “taşeron
istihbarat örgütünden”,
Türkiye’de medya ortaklarının
kimler olduğunu öğreniyoruz…
Bir
başka gün “gizli kalmasına özen
gösterilen kaynak” olarak tasniflenen
Başbakan’ın başdanışmanının
Stratfor’a sağladığı özel hizmetlerle
uyanıyoruz..
Derken daha başka bir gün
“taşeron şirketi”
yöneten Friedman isimli şahsın, bu
alana yeni giren uzmanlarına verdiği
(“kaynağa mali, cinsel, psikolojik kontrol
uygula!” şeklindeki) casusluk
dersleriyle güne başlıyoruz…
Ama
garip bir şekilde ortalık, bunca büyük ve çok katmanlı bir skandal
için, olabildiğince sakin görünüyor...
Yalnız
Türkiye’de değil, yurtdışında da büyük
tartışmalar yapılmıyor.
WikiLeaks’in ilk
“diplomatik kripto”
skandalındaki ses getiren yayınlarla dikkat çeken
“New York
Times”,“Guardian”,
“Repubblica” gibi
gazeteler, bu satırları yazdığım ana dek hiçbir öne çıkan yayında
bulunmadılar.
O kadar ki
“New York
Times”ı (NYT)
-sanal ortamında- gölge gibi izleyen alternatif yayın organı
“New York Times examiner”,
bu meseleyi özellikle merceğe aldı.
“Stratfor belgeleri ortaya
çıktığından bu yana NYT sadece iki tane; 202 ve
313’er kelimelik yazı
yazdı” diye hayretini ortaya koyan,
NYT’nin gayri resmi ombudsmanlığını yapan
organ; “Konuyu neden hiç işlemediklerini
NYT editörlerine biz özel olarak sorduk. Geri dönüp cevap veren
olmadı” diye
yazdı.
“NYT
examiner” bu karartmayı, ABD yönetimi
tarafından sıkı markaja alınan Julian Assange
ile ilgili olabilecek sansüre bağlıyor. Kısaca Assange bağlantılı
baskılar nedeniyle, ABD’nin etkili
gazetesinin (İngiltere’deki Guardian gibi!)
WikiLeaks yayınlarından çark ettiğini belirtiyor.
Gerek Stratfor yazışmalarının -diplomatik WikiLeaks
yayınlarına oranla- patlayıcı olan niteliği ve gerek Assange etrafında
uluslararası medya organlarına konulan ambargo nedeniyle; şimdilik
Türkiye dışında kayda değer bir Stratfor fırtınası
esmiyor…
class="H2">Friedman
şaşkın
“Habertürk”e
verdiği söyleşide “Türkiye dışında
hiçbir ülkede (Stratfor) bu kadar olay
olmadı” diyen Friedman özetle
haklı…
Ancak bu
“olay olmama”
hali “Stratfor
bombasının” küçük olmasından değil,
bilakis çok büyük olmasından kaynaklanıyor.
Uluslararası sistem, dünyanın en köklü yayın
organlarına artık nasıl bir sansür getirdiyse...
Stratfor’un aynı zamanda
müşterileri olan istihbarat örgütlerinin, siyasi mercileriyle bir arada
harekete geçmiş olduklarını anlıyoruz bu müthiş kuzuların sessizliği
ortamından…
Friedman’ın önceki
gün
“Habertürk”e verdiği
söyleşide, bu açıdan bakıldığında dikkat çeken bir başka paragraf
var:
“Neden benim gibi Türkiye
hakkında bir kitabı yayımlanmış, Türkiye dostu olduğu bilinen biri
seçiliyor. (Milletçe içlendik. Gözlerimiz doldu!!!)
Bunu anlamıyorum. Bizi düşman gibi gösteriyorlar. İstihbari
açıdan bakıldığında burada şunu sormak gerekiyor: Taraf kim, nasıl
bir gazete, neden bu yöntemi tercih
ediyor?”
“Taraf bu
belgeleri ne cüret yayımlamaya cesaret
ediyor?” demeye getiriyor Bay Friedman. Bir
yerlerde birilerine sanki nasıl buna engel olamazsınız şeklinde bir mesaj
göndermeye çalışıyor…
Bu
memlekette onca zaman istihbarat toplamışlar.
En
yüksek makamlara sızmışlar…
Hâlâ bir de şaşıyorlar. İyi mi?
Bu da Stratfor’a kapak
olsun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder