Van'a Giden Halk Cephesi
Heyetinin Izlenimlerinden...
18:41
“DEPREMLE ORTAYA ÇIKAN
TABLO: YOKSULLUK”
HALKIN İHTİYAÇLARININ KARŞILANMASI
ÖNÜNDEKİ TEK ENGEL, BU SONUCU YARATANLARDIR! DEVLETİN
KENDİSİDİR!
Halk Cephesi heyeti içerisinde bulanan; Grup Yorum
üyeleri İbrahim Gökçek ve Ali Papur'la Van'da gördükleri,
yaşadıkları üzerine görüştük. Grup Yorum üyelerinin bizimle
paylaştıkları bu izlenimleri yayınlıyoruz...
Ali Papur
anlatıyor...
Van'a gider gitmez Van ve Erciş'i
gezdik. Her iki yerde de koordinasyon merkezleriyle görüştük. Burada
belediye depremden beri çalışmaları yürütüyor. Onlarla neler
yapabileceğimizi, nelerin gerekli olduğunu konuşmuştuk, ayrıca da bilgi
aldık. Belediye çalışanlarının ve çevredeki illerden gelen zabıta
görevlilerinin de yardımıyla bir koordinasyon yaratmaya çalışmışlar
ve yoğun bir şekilde çalışıyorlar. Ama basına yansıyan onların
çalışmaları değil, tam tersine farklı boyutlarda yansıtıyor
basın.
Mesela valilik onların yardım etmelerini engellemeye
çalışıyormuş.
İl dışından gelen yardımları valilik asker ve
polislerle kendi yardım depolarına yönlendiriyormuş ve o depolardan
yardımların nereye gittiğini kimse takip edemiyormuş.
- Valilik
önünde mesela bugün bir eylem oldu, halk sürekli devleti protesto eden
eylemler yapıyor, hiçbiri basına yansımıyor dedi.
-
Mesela yurtdışından gelen yardımlar, durdurulmuş. Valilik izin verirse
gireceklermiş.
- İl dışından gelen kamyonlar da aynı şekilde
yollara askerler dikmişler, valilik kendi deposuna yönlendiriyormuş
hepsini.
- Halk kendi çabalarıyla, gönüllülerin yaptığı
yardımlar ile asıl olarak düzen kurmaya çalışıyormuş.
-
Kesinlikle hiçbir şekilde devlet burada yok, görülmüyor da hissedilmiyor
da varlığı. Mesela sık sık basında gösterilen çadır kentte 50
çadır var, doğru düzgün de hiçbir ihtiyaç giderilmemiş
durumda.
Ayrıca mesela bir şeyler almak isteseler - inşaat malzemesi
türünden- çadır kurmak için - aşırı pahalıymış, karaborsaya
düşmüş.
- Çok açık, gözle görülen fiili bir engelleme
varmış valilik tarafından, ki basına yansımayan asıl gerçekler
bunlar.
- Gönüllü olarak SES'lilerin kurduuğu çadır varmış
orda yardımcı oluyorlarmış.
- Koordinasyon ekibinde ÇHD’li
avukatlar varmış.
- Dışarıdan - yurt dışı veya yurt içi- gelen
kargolar, kişiye özel adres belirtilerek bile gönderilmiş olsa direk
valiliğe götürülüyorlarmış, valilik öyle bir emir çıkartmış, tüm
kargolara el koyuyormuş fiilen.
- Yardımlar gerçekten ihtiyacı
olanlara bir şekilde ulaşmıyor.
*
İbrahim Gökçek
anlatıyor...
Erciş'de şunu gördük; enkaz kaldırma
esnasında birçok insan cesedi, parçalanmış şekilde gördük. Ayrıca
bazı insanlar kendi cenazelerini de elleri ile kazarak almış durumda...
buna göre bakılırsa televizyonlarda verilen 600 ölü sayısı doğru
değil. Burada en az 700- 800 ölüden bahsediliyor.
Bugün sabahtan
cenazeler kaldırılacakmış, o yüzden dağıtımları öğleden sonraya
bıraktık.
Halen en acil ihtiyaç çadır- en acil sorun barınma
sorunu buralarda.
*
Ali Papur
anlatıyor...
Valilik depoları dolu... Yalnız belediyenin
kullanmasına izin verilmiyor. Valilik tüm yardımları kendi topluyor,
depoluyor ama asıl dağıtacak, organize edecek olan belediyeyi bilinçli
olarak katmıyor, hatta engelliyor...
En son belediyenin ve halkın
tepkisinden kaynaklı Valilik depolarını açmak zorunda kaldı. Ama bunu
da "AKP, devletin yardımı" dercesine yapıyor.
Gözüne batırıyorlar insanların. Asıl olan da ihtiyaç olanlara bir
türlü ulaşmıyor Valiliğin dağıttıkları. Çok net bir şekilde AKP,
kendine oy verenlere yardımları dağıtıyordu. Her zamanki açlıkla
terbiye etme yolunu, dilencilik muamelesine devam ediyor AKP.
Çok
büyük organizasyonsuzluk var ve bu da yardımların sağlıklı biçimde
dağıtılmasını engelliyor.
Birçok insan geliyor örneğin, yardım
etmek istiyor ama inisiyatif bulamadığı niçin kime ne soracağını, ne
yapacağını bilemeden öylece duruyor
insanlar...
*
İbrahim Gökçek
anlatıyor...
Van'ın Seyrantepe mahallesindeyiz... Kriz
masasındakilerle konuşup neler yapılması gerektiğini öğrendik ve sonra
da faaliyete geçiyoruz. Tespit edilen mahallede gezip tam olarak ihtiyaçlar
neler, onları tespit ediyoruz, sonra da kamyonlara yükleyip getiriyoruz.
Küçük kamyonlar tercih ediliyor, çünkü çok fazla yağma oluyor. Bir
sürü gönüllü insan gelmiş, herkes bir şeyler yapmak istiyor ama
koordinasyon yok.
Ayrıca bir tarafta valiliğin depoları dolu, burada
ise yardıma gelmiş birçok insan öylece
bekliyor.
*
Ali Papur anlatıyor...
Çok
etkileyici tablolarla karşılaşıyor, çok güzel şeyler yaşıyoruz
burada. Mesela dün, kolileri açıp gruplandırma çalışması yaparken,
bir koliden şöyle bir şey çıktı: küçük şişelerde - su bardağı
kadar - bir kavanoz kuru fasulye, bir kavanoz pilav, bir kavanoz da
zeytin...
Bunları görünce çok duygulandık, işte halkımız bu...
sofrasındakini paylaşmak istemiş...
Benzeri güzel şeylerin
yanında, kötü birçok şey de yaşanıyor. Aldığımız duyumlara göre,
Bingöl'de dün bir kamyon, araçtaki suları satarken görünmüş. Yani
- yardım malzemeleri satışa çıkartılabiliyormuş, kara borsa
oluşmuş.
Oysa hiç ulaşılmayan çok fazla yerler halen
var.
Depremle ortaya çıkan asıl tablo yoksulluk. İnsanlarımızın
ihtiyaçları depremden değil, yoksulluktan, bazılarının evi
yıkılmamış, evinde oturuyor ama ihtiyacı var, yiyeceği yok evinde
mesela... onlara da veriyoruz...
Çok net görünen yoksulluk gerçeği
var!
kaynak:halkinsesi.tv
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder