12 Eylül 2010 Pazar

Dersimiz 'Ayrımcılık'

Dersimiz
'Ayrımcılık'

 Burak Kara, iddiaya göre,
üç yıl önce Esenyurt Ali Kul Çok Programlı
Lisesi'nde öğrenciyken öğretmeni Zeki Yılmaz tarafından
"Siz Aleviler neden oruç tutmuyorsunuz! Benden çekeceğin
var" diyerek tehdit edilip dövülmüştü. TBMM İnsan
Hakları İnceleme Komisyonu'nun doğruladığı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın arayarak "Geçmiş olsun" dediği
bu iddiaya ilişkin soruşturma, üç yıl sonra tamamlanabildi.
Avukatı Metin İriz'in iddiasına göre, tek bir işlemin bile
yapılmadığı soruşturma dosyası, üç yıl boyunca
Yılmaz'ın ifadesini bekledi. Hal böyle olunca, savcılığın
ulaşamadığı Yılmaz'ın adresini bulmak, avukata düştü.
Üç yılın sonunda, yarım sayfalık bir iddianame
çıktı. 'Yaralama' ve 'hakaret'ten
açılan davanın ilk duruşması, 21 Şubat 2011'e bırakıldı.
Şiddet gördüğü tarihte 14 yaşında olan Burak, duruşmadan
bir ay sonra 18'ine girecek... 

 
2007'nin Ramazan ayıydı. İddialara göre, 25
Kasım'da Esenyurt Ali Kul Çok Programlı Lisesi'ndeki
dersine giren edebiyat öğretmeni Zeki Yılmaz, bir kız öğrenciyi
yemek yerken görüp "Oruç tutmuyor musun" diye
sordu. Kız öğrenci, "Hasta olduğum için bugün
tutmuyorum" dedi. Yılmaz, sınıfa dönüp
"İçinizde Alevi var mı?" diye sordu. Burak ayağa
kalkıp, "Ben Aleviyim" dedi. Yılmaz, Burak'a "Siz
Aleviler neden oruç tutmuyorsunuz. Benden çekeceğin var"
dedi. İddiasına göre, Burak'ı bir arkadaşıyla konuştuğu
için dövüp karnına vurdu, aşağıladı. 
 
Esenyurt Belediyesi'nde memur olarak çalışan
Burak'ın babası Ziram Kara ertesi gün okula giderek
şikâyet etti. Okul müdürü, ilgililere başvurmasını
önerince TBMM İnsan Hakları Komisyonu'na, valiliğe ve Milli
Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe yazdı. Bu
arada, Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu tarafından çağrıldı.
Toplanılan odada Kadıoğlu'nun yanı sıra öğretmen Yılmaz da
vardı. Kara'nın iddiasına göre Kadıoğlu, kendisi ile
öğretmen Zeki Yılmaz arasında arabuluculuk etmek istedi. Fakat Kara,
davasında ısrarcı olunca TBMM İnsan Hakları Komisyonu heyet
gönderdi. 
 
TBMM DOĞRULADI 
TBMM İnsan Hakları Alt Komisyonu, 7 Aralık 2007'de
açıkladığı raporda, Kara'nın iddiasının inandırıcı
olduğu, hatta öğretmen Yılmaz'ın "Beyanında, sınıfta
Alevilik ile ilgili oluşan gerilimin müfredattan kaynaklandığını
bile" söylediği belirtildi. Raporda, şöyle denildi:
"Zeki Yılmaz'ın Ramazan'da, sebebi ne olursa olsun
oruç tutmayan öğrenciye, 'Neden oruç
tutmadığını' sorması, din ve vicdan
özgürlüğüyle bağdaşmaz. Öğretmenin
'İçinizde Alevi var mı?' sorusu, kimsenin dini
inanç ve kanaatlerini açıklamak zorunda olmadığı
şeklindeki anayasa hükümlerine aykırı." 
 
Kurul Başkanı Zafer Üskül de, Zeki Yılmaz'ın daha
önce de öğrencileri dövdüğünü ve hakkında
iki kez aylık kesme cezası verildiğini söyledi. Başbakan Erdoğan da
baba Kara'yı arayıp "Geçmiş olsun"
dedi. 
 
Fakat sonra Burak'ın öyküsü unutuldu. Avukatı
Metin İriz'in verdiği bilgiye göre, Burak önce okul
değiştirdiyse de başarılı olamadı. Sonra başka bir okula geçti.
Öğretmen Zeki Yılmaz da başka bir okula atandı, ardından emekliye
ayrıldı. 

2.5 YIL SONRA İFADE ALINDI 
Bu arada, Yılmaz'ın soruşturulmasına 27 Mart 2008'de
izin verildi. Fakat ne olduysa, ondan sonra oldu. Dosya, tam 25 ay boyunca
Büyükçekmece Savcılığı'nda bekledi. Savcılık,
Yılmaz'ın adresine ulaşamıyordu. İş başa düştü ve
İriz, Ocak 2010'da, Milli Eğitim Müdürlüğü
kayıtlarından Yılmaz'ın adresini çıkarıp savcılığa
verdi. Böylece Yılmaz ifadeye çağrıldı. İfadesi, olaydan
yaklaşık 2.5 yıl sonra, 21 Mayıs 2010'da alınabildi. Yılmaz,
iddiaları reddediyordu: 
 
"Ders sırasında G. isimli kız öğrencim derste bir şeyler
çıkartıp açıkça yiyordu. 'Sınıfta yiyecek
yenmez burası ilkokul değil' dedim. Ancak 'Niye oruç
tutmuyorsun' diye ya da 'Sınıfta Alevi var mı' diye de
sormadım. Başka günkü edebiyat dersinde tasavvuf edebiyatını
işlerken Pir Sultan Abdal, Hacı Bektaşi Veli gibi zatlardan bahsederken
Burak Kara 'Ben Aleviyim hocam' dedi. Ben de 'İyi tamam
oğlum, otur' dedim. 'Aleviysen çekeceğin var'
demedim, yumruk atmadım, mezhep ayrımı yapmadım." 

18'İNE GİRERKEN 
2.5 yıl boyunca başkaca işlem yapılmayan soruşturma,
Yılmaz'ın ifadesinin alındığı gün bitirilip yarım sayfalık
bir iddianame yazıldı. Savcı Dursun Yüzer, iddianamesinde Yılmaz
için, 'kasten yaralama' iddiasıyla beş yıla,
'hakaret'ten de iki yıla kadar hapis cezası istedi.
Büyükçekmece 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde
görülecek olan davanın ilk duruşma, 23 Şubat 2011'e
bırakıldı. 31 Mart 1993 doğumlu Burak Kara, 14 yaşında
gördüğünü iddia ettiği şiddetin hesabını, bu
durumda, ancak 18 yaşına girmeye 10 hafta kala sormaya
başlayabilecek... 
 
Avukatı İriz, davanın 2.5 yıl sonra açılabilmesini ve
dört yıl sonra da davanın görüşmeye başlanacak olmasını
şöyle yorumluyor: "Öğretmen Zeki Yılmaz, devletin
koruması altında olmayan görüş ve inançtan olmasaydı,
ifadesi bile alınmadan dava açılırdı. İdarenin ve yargının
koruması altında olduğu ortaya çıkıyor." 
 
Kaynak: Radikal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder