İvme'nin Emekçi Mühendis,
Mimar ve Şehir Plancıları Sayısı Çıktı
Uzunca bir aradan sonra Emekçi Mühendis, Mimar ve Şehir
Plancıları başlıklı yeni sayımızla tekrar
merhaba…
Bir önceki sayımızda, 2008’de ABD ve Avrupa ülkelerinde
patlak vererek tüm dünyayı etkileyen ekonomik krizi enine boyuna
incelemiştik. Kriz, emeğiyle yaşayan hiç kimseyi dünyanın
hiçbir yerinde “teğet geçmediği” gibi,
Türkiye’de yaşayan mimar, mühendis ve şehir plancıları da
teğet geçmedi. Sermaye her krizden emeği değersizleştirerek kendi
kâr oranlarını yükselten yeni “kazanım”larla,
başka bir deyişle yeni sömürü araçları, yeni hak
gasplarıyla çıkarken, emekçilerin durumu hep daha
kötüye gidiyor. Nitelikli emek kapsamına giren mesleklerin
mensupları da bundan muaf değil.
2006 yılında ilk sayımız olan Yetkin Mühendislik’i
çıkarırken mühendis-mimarlık, doktorluk, avukatlık gibi
“ayrıcalıklı” kabul edilen mesleklerde yaşanmaya başlanan
dönüşüme vurgu yapmıştık. Bu
dönüşümün emperyalist-kapitalist sistemin bir
politikası olduğunu yetkin mühendislik örneği üzerinden
ortaya koymuştuk. Bugün bu dönüşümün hayatın
içinde somut sonuçlarını giderek daha açık ve daha
yaygın görür hale geldik.
Mühendisler açısından 2011 Türkiye'sine
baktığımızda gördüğümüz tablo şudur: Özel
sektörde ve kamuda çalışan mühendisler bir taraftan
geçim sıkıntısı çekmekte, diğer taraftan esnek
çalışma saatleri, sigortalarının asgari ücretten
yatırılması, sigortasız çalıştırılma, yıllık izinlerinin
kullandırılmaması, fazla mesai ücretlerinin verilmemesi, işten
atmalar, işsizlik ve benzeri hak gaspları ile karşı karşıya
kalmaktalar.
İşçileşmekte olan mühendis-mimar kesiminin
örgütsüzlüğü sorunu ise bu koşullar altında daha
da yakıcı bir önem kazanıyor. Yıllar sonra ilk kez 2009 sonunda
TMMOB içinde bu soruna yönelik bir hareketlenme yaşanmıştı.
TMMOB’nin ücretli çalışan tabanı yıllar sonra
hareketlenerek, etkin yönetim anlayışının engellemelerine karşın
iradesini ortaya koyup sorunlarına sahip çıkarak Ücretli ve
İşsiz Mühendisler ve Kadın Mühendisler kurultaylarını
gerçekleştirmişti. Ancak bu kurultayların somut adımlar
öngören hemen hemen tüm kararlarının TMMOB Genel
Kurulu’nda reddedilmesi, mevcut durumuyla TMMOB’nin
mühendis-mimarların örgütlülük ihtiyacına cevap
olamayacağını bir kez daha göstermiş oldu.
İvme Dergisi, işçileşme yönünde yaşanan
dönüşümü ve buna bağlı yaşanan, giderek de daha fazla
yaşanacak olan sorunları mühendis-mimarların gündemine sokarak
bu kesimleri örgütlenmeye yöneltmenin bugün bu alanda
atılması gereken somut adım olduğu düşüncesinden yola
çıkarak, 2011 yılının sonuna kadar sürecek bir kampanya
başlatıyor. İşyeri ziyaretleriyle, sanayi bölgelerinde
faaliyetlerle, panellerle, söyleşilerle, eylemlerle siz
meslektaşlarımıza elimizden geldiğince daha fazla ulaşarak emekçi
mühendis, mimar ve şehir plancıların sorunlarını ve
ihtiyaçlarını hep birlikte tartışmayı, saptamayı ve bunlara
karşı hep birlikte mücadele etmeyi amaçlıyoruz.
Düşük ücretle ve güvencesiz çalışmaya,
kuralsız ve yasa dışı çalıştırılmaya karşı sesimizi hep
birlikte yükselteceğiz.
Elinizde tuttuğunuz bu sayı kampanyamızın ilk dergisi. Bu dergide
kamuda, özel sektörde, üniversitelerde çalışan
meslektaşlarımızın, kadın meslektaşlarımızın sorunlarını ortaya
koyduk. Çalışma hayatımızı düzenleyen yasaları, yasalardan
doğan haklarımızı inceledik. Yeni düzenlemelerle yasal altyapısı
da yerleştirilmeye çalışılan ve emeğe yönelik çok
büyük bir saldırı olan esnek ve güvencesiz çalışma
üzerinde özellikle durduk. Yaşayabilmek için
çalıştığımız halde, ölmemize ya da sağlığımızı
yitirmemize yol açan iş cinayetlerini, meslek hastalıklarını ele
aldık.
Dergimizin bu sayısı, kısaca nitelemek gerekirse, bir sorun tespiti
sayısı. Kampanyamız kapsamında, tespit ettiğimiz sorunların
çözümüne yönelik önerilerimizi içeren,
örgütlenme ve mücadele konulu ikinci bir dergiyi de en kısa
zamanda siz okurlarımızla buluşturacağız.
Umuyoruz kampanyamızın herhangi bir etkinliğinde ya da eyleminde bir
araya geliriz. Umuyoruz sesimizi olabildiğince çok emekçi
mühendis, mimar ya da şehir plancısına ulaştırabiliriz. Birbirimize
kulak verdikçe ve yan yana durdukça çoğalacağız.
İvme Dergisi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder